blog sözlük itiraf
-
Babam pek sevgisini göstermezdi bana. Öyle görmüş zannediyorum. Aslan oğlum dediğini hiç duymadım mesela. Oğlum derdi arada. O da bir emir vereceği zaman filan. İçim ısınırdı bir kelimeye. Aylarca görmese beni, özledim seni demezdi mesela. Sakladı şefkatini babam. Öyle çok samimi olamadık onunla. Özenirdim bazen babasıyla arkadaş gibi olanlara. Hep bir mesafe vardı aramızda. Onun yanında hayatta yatamazdım ben mesela. Ya da "Yaa baba geç şu kanalı gözünü seveyim" gibi bir cümle hiç çıkmadı mesela ağzımdan. Karşı gelemezdim hiç. Korktuğumdan değil, dedim ya bir mesafe vardı aramızda. Ama dert etmedim, bilirdim çünkü sevgisini. Görmesem de bilirdim. Okuluma gelmişti bir ara mesela. Öğretmen oğlunuz çok başarılı dedi. Gözlerim babamın yüzünde. Orda bile taviz vermedi adam, o çetin ifadesinden. Okuldan ayrılırken gördüm o tebessümü yüzünde, mutlu oldum. Yanında uyumuş gibi yapardım. Üstümü örtüp başımı öpmesine mutlu olurdum. Bir ara anneme kudüs hurmasını ben çok seviyorum dedim, duymuş babam. Ertesi akşam aldı geldi, ben bunu çok seviyorum diye. Ama az yemişti nedense. Sabahları sessizce odama girer para iliştirirdi cebime. Mutlu olurdum, o naifliğine bile. Köydeyken, bazı sabahlar uyandırmaya kıyamazdı mesela, tarlaya gidecek olduğumuzda. Sonra geldiğinde kızardı sen anca yat diye. Geldi yine geçen sabah. Uyandım göz kapaklarımın arkasında. Saçlarımdaki beyazları saydı sessizce. Başımı okşadı. Sonra gitti. Bazı babalar böyle sever, vesselam. Ve ben anladım ki, bu sevgi böyle daha kıymetliymiş. Bir de insan babasını kaybettiğinde olgunlaşırmış. Bazen düşünüyorum da, saçlarım beyazlıyor anında.
