blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala
/ 129
  • artık bir yorulmanın ertesindeyim, yorulmadan berice,
    artık kırılmanın kapısındayım, kapı baca hak getire,
    gördükleriminin bir arkasındandayım artık, gördüklerim benle,
    yaşamadan utanıyorum artık, nefes alıp verdikçe.

    ne zamandan beri bu kadar yorgunum, ne zamandan beri herhangi bir muhabbete katılamayacak kadar kederliyim, bilmiyorum. ne zamandan beri bu kadar yanlış insanları bir arada sevdim, bilmiyorum. ne zamandan beri sadece nefes alıp veriyorum, bilmiyorum.
    artık hiçbir şeyi bilmiyorum. artık oyunlar oynamıyorum, bahçelerimde çiçekler açmıyor artık. tükeniyorum hemen, yollarda koşamıyorum. sevemiyorum artık herhangi bir kimseyi, müzikler de dinleyemiyorum. üzerimde bilgisizliğin kayıtsızlığı olsun istiyorum, ne yani çok mu şey istiyorum? hayır!
    bir dilek dilesem tanrıdan ama hemen gerçek olsa, hemencecik, dilediğim anda direkt gözümün önünde canlansa ver her şey de bir anda olup bitiverse. ben kansam, masum bir çocuk gibi hemen kansam. bu dilek gerçek olsa, ben sevinsem. ben sevinsem ve artık kurak olan bahçem çiçekler açsa. aşağıdaki mahallenin imamı ezan okusa, ben kederlensem, bir şeylere sığınmak gibi bir mecburiyetim olmasa. hemen gelse sevdiğim insanlar, güzel bir sohbete girişsek mesela, serbest bir çalışanın çalışması gibi sülükçe değil de, mesaili bir işçinin bir işi gibi muhabbeti ciddiye alsak. tutsak insanların arkasından konuşsak ve bunu da ciddi bir adam gibi yapsak, "aman be, o adam da geçen gün o kadını aldatmış, kadın da hemen başka bir çocuk bulmuş" desek. sigaralarımızdan birer nefes çeksek, yan masada bizi dinleyen insanları umursamasak. o kadının da, adamın da gelmişine geçmişine iyi bir sövsek. ne iyi olur değil mi?
    iyi olur!
    bir dost bizden selamını esirgese mesela ama biz hemen keder haline bürünmesek. oradan bir şarkı çalsa, mesela roman havası olabilir. çalsa roman kadınları gelse, iki göbek atsalar, bir güzelce eğlensek. ben de onları o günün akşamında meyhaneye götürsem ama onlar benden para isteseler, ben de para vermesem. versem ya! iyi olur değil mi?
    ooo, çok iyi olur!
    ben yoruldum desem mesela tanrıya, artık beni oyundan alır mısın tanrı desem, yerime başka birisini alsan da iyi oluru eklesem üstüne. tanrı da bu dileğimi kabul etse. "tabii olur aylak adam" dese mesela, ben de hemen oyundan çıkmak için saha kenarına gelsem ama o anda zelzele olsa ve her yer yıkılsa. annem öldü mü diye düşünsem ama annemin ölmesine aldırmadan, oyundan çıkmak için çaba harcasam. çabamın karşılığını alamasam ve tanrı da beni oyundan çıkarmasa ben de sakat olsam, annem de ölmüş olsa üstelik. kötü olur değil mi?
    tabii, kötü olur, kötü!
    bir sevgilim olsa mesela, beraber düşler kursak, sonra sevişsek, yemek yesek beraber, parklara oturmaya gidip, içimizi bir sıkıntı alsa. ben hemen süper kahraman olsam ve tüm sıkıntıları bir anda çözüversem. sevgilim de bundan haz duysa ve her zaman sıkıntıya girse, ben de her zamanki gibi görünmez güçlerim ile onun gönlüne ferahlık versem. nasıl olur, iyi olur değil mi?
    iyi olur, tabii, iyi!
    ben bir nalbura girsem mesela, oradan bir ip alsam, adına intihar ipi deseler. ben de onu eve getirsem, dikkatli bir şekilde bağlasam, tavandan ampülün bağlı olduğu yerden ampülü çıkarsam, yok yok söküp atsam. (kızgın). bir usta gibi intihar ipini oraya bağlasam ve en güzel elbiselerimi giysem mesela, sonra da kendimi assam, bir not bıraksam arkamda: "beni siz öldürdünüz" diye! annem görüp ağlasa, babam da üzülse. ben de ölsem mesela, cenazeme gelip herkesin üzüldüğünü görmek istesem, görebilir miyim acaba?
    göremezsin, göremezsin ama kendini öldürebilirsin!
  • resmen bilgisayarıma oyun indirip kurup oynuyorum sözlük. biri beni durdurmalı.

    (bkz: bilgisayar oyunları)
    (bkz: tamamen duygusal)
  • çocuklara okulda oynamayı öğreteyim diye oyun indirip test ediyorum sözlük, öğretmen olmak zor iş. en azından mouse hakimiyeti ve klavyede on parmak becerisi kazansınlar. daha kopyala yapıştırı bilmiyorlar.

    "masaüstünüze kurulum dosyasını attım" diyorum yüzüme bakıp gülümsüyorlar.
    "masaüstümde uçlu kalemden başka bir şey yoktu ama vardır hocanın bir bildiği" gülüşü :-|

    resmen yalvarıyoruz bu çocuklara.. okula gelin yeter ki, isterseniz counter/nfs oynayın yeter ki gelin diye..
  • Çok beğendiğim bir yazı yahut paragraf okyunca gözlerim doluyor hatta bazen ağlıyorum :(
    (bkz: ota bıka ağlamak)
  • (bkz: sarkastik kitaplar) okuyasım var sözlük. Bu anlamda post-feminen bibliyografisi ve ideolojik çözümlemeci yapıtlar bulunmaz bir nimettir. Masum değiliz hiçbirimiz (bkz: swh)
  • şaka gibi ama engin nurşani dinleyerek ders çalışmaya alıştım. yükselince kahvemden sert bir yudum alıp, sertçe bırakıyorum masaya. özellikle sosyal psikoloji dersimi çalışırken daha etkili oluyor enginciğimin sesi... (arada bağırıyorum şarkının sözlerini, evdekiler kesinleştirdi delirmemi...)
  • Kitap okumaktan sıkıldım sözlük. Açtım telefondan bir şeyler okuyorum (bkz: swh)

    48 sayfa. Kitap müthiş sürükleyici yalnız. Tek solukta okuyor gibiyim.

    (bkz: rüyalar mitler gizemler)
    (bkz: ruhlar ve melaikeler)
    (bkz: ve saire)
    (bkz: erich fromm)
  • Kitaplarım geldi. heyecandan ve mutluluktan hangisinden başlasam bilemiyorum sözlük. Onları izlemek ve onlara karşı olan sevgimi düşünmekten bir türlü kapak açamıyorum. Böyle giderse okuyamayacağım.

    Edit: Hala başlayamadımm:(
  • Boğuluyorum sözlük. Ben canımın bu kadar acıdığını, nefesimin bu kadar battığını hatırlamıyorum. Deliler gibi saldırıyorum hayata, bir yerden tutunmak için bir yerden yağmur yağdırmak için çorağıma. Sadece gozlerimden akıyor damlalar. O da geçirmiyor, daha da kurutuyor ruhumu. Rüyalar görüyorum, bazen halüsinasyonlar bile görüyorum. O kadar canlı ki... Sonra yeniden yıkılan hayalimin altında kalıyorum. Nefesim kesiliyor sözlük. Soluyorum acıyı. Soluyorum. Geçecek mi bu inan bilmiyorum. Ama o kadar zoruma gidiyor ki. Acımla bir ömür yaşamak istiyorum bazen, bazen gerek var mıydı gerçekten diyorum, sonra pişmanlıklar, kararlılık gösterileri, maskemi sergilemeler ve alkışlar. Gece olup yanlışlığıma ve yalnızlığıma döndüğümdeyse sadece kendi yağmurum, sadece göğüs ağrım ve sadece beynimdeki uğultu. Çok korkuyorum. Yeniden ölmek istemekten çok korkuyorum. Ne olacak hiç bilmiyorum.
  • (bkz: boş olmak) çok mu kötü bir şey sözlük :-(

    Her boşlukta geçmişlerin ruhuna rahmet okuyan o (bkz: boş) benim. Ama photoShop'ta görseller hazırlayıp sonra makalelerimde kullanıyorum onları. o da bir iş bence (bkz: swh)
  • psikiyatristim ile randevum var idi. gittim. olayları anlattım, kendimde olan dalgalanmalardan bahsettim. hali hazırda kullandığım ilaçların bir üst sekmesine geçerek üstüne de ağır olan bir anti-depresan daha yazıldı.
    hayatı adım adım kaçırıyorum. her şey olağan akışında ilerler iken ben bir yerde kalıyorum. ar geliyor. yoruluyum, susuyorum, ağlıyorum kimse görmüyor.
    yavaş yavaş tükeniyorum. günbegün bitiyorum. hemen çekip gitmek de istemiyorum dünyadan. sevgiler bahşetmek istiyorum. kaçıyorlar.
    neyin cezası bu diyorum, ne yapmış olabilirim, neyin cezası bu! diye sitem de ediyorum ama her küfre yaklaştığımda imanım artıyor. ben kalıyorum.
    belki de hakiki tek bir itiraf vardır: yaşamak benden hızlı adımlarla kaçıyor.
    neyse diyorum, "güzelleş be oğlum şimdilik ölümüne kadar hayattasın!".
  • eyeliner gibiyim, çekemiyorlar sözlükcüm (parti şapkalı düdüklü emojii)
  • fanatik insanlardan, kürt türk ayrımı yapanlardan, mezhepçilerden, ruşvetçilerden, torpilcilerden, partizanlardan, zayıfı ezenden tiksiniyorum.
  • Çocuklar soğuk suya atladığında niye ciğerlerini üşütür. Bugünün stresi de bu olsun.

    Dertsiz bırakmayan güzel Allahım..
  • kendime itiraflar ı
    insanlara bundan sonra güzel bakacağım, bana iyilikler bahşetmeseler bile, hakikat olan ölüm gelip çatmadan önce onlara her zaman güzel selamlarımdan vereceğim. kin beslemeyeceğim kimseye, dostluğun yalansız olanı gerçekleştireceğim, sevginin sadık olanını.
    anneme bugün gerek ruhsal durumumdan gerekse gün içerisinde yaşadığım olaylardan dolayı biraz sert çıkışlar yaptım. tavır aldım ve naz yaptım. annem ise küçük bir kız edası ile bana yemeğimi getirir iken yüzüme bakmamazlık yaptı, o an kendi şefkatini ve merhametimi bu denli, hiçbir zaman hissetmemiştim.
    elimde az insan var, elimde demek ne kadar doğrudur tam olarak bilemiyorum, gönlümde demek daha da doğru olacaktır herhal. onlara güzel bakacağım, onlar bana talih veyahut hayat tarafından bahşedilmiş nimetler, onlara karşı sorumluluklarım var bunlar da hayati, çünkü hayatta olan ve başımıza gelen her şey hayatidir. yaşam, hayattır. hayat, hakikat.
    kendime daha iyi bakmaya çalışacağım, kendime ne kadar iyi bakarsam insanlara da o denli iyi bakacağım ve onları da kendimi onarır gibi onaracağım. zaman elimizde olan tek şeydir, bunları anımsayacağım.
    uzun bir melankoli nöbetine bağlı kalmayacağım, keder ile geçen günlerin hesabını benden başka hiçbir kimse soramaz bana. benden bana.
  • Ecel geliyorsa da habersiz gelsin, rabbimden niyazım. Bu korku beni yavaşlatıyor, yolumu tıkıyor. Artık üstümden atmam lazım. İşime, sorumluluklarıma odaklanmam lazım.
  • Of bu korkuyla yaşayamam anlıyor musunuz? Korkmak insanı gerizekalılaştırır.
  • “Artık çok yoruldum.” diye bağırmak istiyorum ama yapamıyorum. İnsanların yüksek frekanstan konuşmayı tercih ettikleri bu zamanda anlaşılmayacak çünkü.
  • herkes ne zamandan beri her şeyin farkında veyahut herkes ne zamandan beri herkese bu kadar benzedi?
    isteklerim ve arzularım doğrultusunda ilerleyemiyorum, seneca gibi doğayı baz alıp da ne arzulardan kurtulabiliyorum ne de gerçekleştirdiğim arzulardan zevkler alabiliyorum.
    iradem yerlerde ve diplerde, hayatımın üstü altına geldi ama ben altın hiçbir güzelliğini göremedim. beylik sözler bir yere kadar, beylik sözler beylere yakışır, beylik sözler duygusal bir mastürbasyon sağlar, ne beyler ne de hanımlar. hiçbirisi. hiçbirisi.
    psikopatalojide geçen insanın asıl öldüren şeyin anlamsızlık olduğu vurgusu çok haklı bir ifade olarak gözüme çarpıyor, bu doğru.
    zaman geçiyor,
    zaman geçiyo'
    zaman geç
    zaman
    an.
  • " isterdim ki şimdi sokağa çıkayım, kalabalığa karışayım, yürüyeyim yürüyeyim... bu sırada kalkıp şapkası, kolalı gömleği, ütülü elbisesiyle; o kimi sorunlarına karşın hayatından memnun, sadece yaşamaktan, şiir yazmaktan gelen mutlulukla dopdolu bir insan haliyle karşıma dikiliverse...
    Dost elini uzatıp, merhaba bile demeden, çevresindekilere aldırmadan kulağıma sevdiğim şiirlerden birini, eski aşkları, sıcak günleri, unutulmuş mevsimleri hatırlatırcasına okusa, okusa..."

    (Alıntı)
/ 129