denemeler

  • montaignenın kitabı.kitap küçük bölümlerden oluşuyor.bazı parçalar güzelken çoğunluğu sıkıcı.bence insana pek bir şey katan bir kitap değil ama klasik olduğu için okunabilir.
  • montaigne denince akla gelen kitaptır. lise zamanımda ilk defa okumuştum, o zamandan beri kitaplığımda yer alır, ara ara açıp okurum.
    okunması tavsiye edilir, herkesin okumuş olması gereken kitaplardandır.
  • Michel de Montaigne (1533-1592)- denemeler kitabında; Babalar ve Çocuklar, İnsan ve Akıl, Aşk Üstüne, Dostluk, Özgürlük Üstüne, Mutluluk, Ölüm, Savaş Üstüne, Öfke Üstüne, Körükörüne İnanmak, Bilmediğini Söyleyebilme, Büyüklük ve İnsancalık, Kendi Zenginliğimiz gibi başlıklar altında toplanan kısa denemelerinde “Kendini tanı" ve "Ne biliyorum?" gibi temel sorularla yola çıkarak bir insanda insanlığın bütün hallerini arar büyük bir ustalıkla.

    Kitabın girişinde “Kısacası, okuyucu, kitabımın özü “benim”: Boş vakitlerini bu sudan ve anlamsız konuya harcaman akıl karı olmaz. Haydi uğurlar olsun.” der .

    Ama buna karşın denemelerinin çoğu kişisel olarak başlamakta daha sonra insanlığı işleyen temalara uzanmaktadır. Aslında Montaigne yalnızca kendisi hakkında söz etmek istediğini söylerken bizleri daha genel anlamda. “insanı” anlamaya davet etmektedir. "Her insanda, insanlığın bütün halleri vardır." Diyerek…

    Sonuç olarak ,Montaigne bizi bu eşsiz kitapla birlikte,
    İnsan, kendisine mutluluk verecek ya da vermeyecek alanlarda gereksiz sınırlamalar koymamalıdır. Özel hayatı, kamusal alana tercih etmelidir. Bizi ön yargılardan uzak durmaya, kuşkuculuğa ve kültürel farklılıkların ayrımına varmaya; insan olarak hayatı zenginleştirme olanaklarına sahip olduğumuz halde bunları hırslı planlarla ya da gereksiz sınırlamalarla tehlikeye atmamaya davet etmektedir.

    Not: Daha sonraki yıllarda Descartes , Montaigne’in dağınık düşüncelerini ünlü "Cogito; ergo sum" “Düşünüyorum, öyleyse varım” sonucuna bağlamıştır.
  • (bkz: jean-paul sartre) da aynı isimde bir deneme kitabı yazmıştır. askerde okumuş, bir çok notlar almıştım. kitapta okuyup çok beğendiğim; belli yerlerini not ettiğim "savaşın sonu" isimli denemeden bir pasaj ekleyeyim aşağıya.
    "oysa, insanın er geç kendi ölümünü kendi elinde tutacak hale gelmesini beklemek gerekti. bugüne kadar nereden geldiği bilinmeyen bir yaşam sürüp gidiyordu. kendini toptan öldürme olanakları olmadığı için, kendi ölümünü reddetme yetkisi de yoktu. savaşlar; yaşayanların sık yığınları içinde, çabucak dolan küçük oyuklar kazıyordu. kalabalığın içinde her insan sığınaktaydı. onu tufan öncesi hiçlikten ataları, gelecek zamandaki hiçlikten de torunları koruyordu. hep zamanın ortasındaydı. uçlarda yaşamıyordu hiç bir zaman. işte birden bin yıl öncesine döndük ve her sabah son günün arefesinde olacağından; o gelince namusumuzun, cesaretimizin, iyi niyetimizin kimse için hiç bir anlamı kalmayacak. hepsi kötülükle, kötü niyetle, korkuyla yan yana, hiç bir şeyin hiç bir şeyden ayrılmadığı bir yokluğa gidecek."
  • ''en azından denedim''

    montaigne