iki şehrin hikayesi
-
charles dickens'ın fransız ihtilalini en acı gerçekleriyle anlattığı, aşk ve fedakarlık temalı eseridir. sadece giriş cümlesiyle bile neden bu eserin dünya klasiklerine girdiği rahatlıkla anlaşılıyor.
"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana - sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece 'daha' sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi."
(bkz: a tale of two cities) -
İhtilalin gerçekleşmesine bağlı olarak halktan çıkan salt ve kuvvet geçirmez şiddet o kadar iyi bir betimleme ile anlatıma karıştırılmış ki hayran olmamak elde değil. Kesinlikle okunmalı ve üstüne düşünülmeli. -
bu ay okuyacaklarım içinde olan kitap. bitirdikten sonra düşüncelerimi de ekleyeceğim başlık. -
blog sözlük kitap okuma etkinliği'nin 36. kitabı, yaklaşık bir yıldır kitaplığımda öylece duruyor. hâlâ başlamamıştım, bu vesile ile başladım. -
bir (bkz: charles dickens) kitabı. "Tek istediğim bu kirli dünyada yaşadığımı unutmak." (s.77)