düşün ki o bunu okuyor
-
olan olmuş zaten. ooo sen ooosan bariii oooh -
Mührümü basarım bu kainattaki en deli çift senle ikimiziz '*' -
neden buradasın? -
sence de artık sahanda sucuklu yumurtaya birlikte ekmek banma vaktimiz gelmedi mi?
ben sucuğunu seçerim mesela sana yumurtası kalır?
bazen de tam tersi olur.
ne de güzel olur..
-yapamadı- -
olabilirdi. olmayabilirdi de;
denememeyi seçtik. -
napıyorsun haftasonu? her kimsen artık, hadi gel seni beşiktaş çarşıdan alayım yarın. kafenin birinde oturup birbirimizi tanımak hariç her şeyi yapalım. sonra kalkıp eve gidelim. sana kalbimden geçeni vereyim. bana ruhundan bir damla akıt. aslında pratikte o iş bana düşüyor. neyse. anladın sen. her neyse. öpüyorum. -
senden sonra değerli erdal amca,
alt daireye pek çok kişi taşındı. içlerinden biri, ota boka sinirlenip bizi şikayet etti. bilirsin, yöneticimiz süreyya pek de kötü biri değildir. şikayeti iklemedi. Ondan sonra gelen komşuysa, eline silah alıp bam güm havaya ateş açıp durdu. İlginç bir herifti, yüzünü hiç görmedim. Bir başkası da dedikodumuzu yapıp durdu balkondan balkona.
Hiçbiri, erdal amca, sokakta oynayan çocuklara balkondan sepet sarkıtarak erik göndermiyor. Hiçbirinin senin gibi, "çocuk ulan o, elbette gürültü yapacak, aferin oğlum," diyeceğini sanmam. Hasta olsak, kimse senin eşin gibi çorba yapıp getirmez, biliyorum. Bir de kimse, senin yaptığın gibi yüksek sesle eşine "seninle her şeye varım ben," şarkısını söylemiyor artık buralarda. Herkesin de suratı asık, aman.
O dairenin ve bu dünyanın gerçek ev sahibi sendin, senin eşindi. Ölmek falan, oldu mu hiç?
Dünyayı kiracılara bıraktınız. -
yorgunum.. Bir de (bkz: high on love) (*swh)
hee bir de bugün bana görücü geldi :)) misafir Allah'ın misafiri, geri çevirmek olmaz. Bi fincan kahvelerini içtiler; biraz sohbet muhabbet; sonra sen sağ ben selamet...
görücülere artık eskisi kadar direnmiyorum. Önceden direniyordum. Ama 4tane ablam bir de annem çok yıprattılar beni.. Çok kızdılar. Bir de evin en küçüğüyüm ya, hepsi kendilerince tiranlık yürütüyorlar bana karşı.
hasılı kelam, artık görücü olayına eskisi kadar tepkili yaklaşmıyorum. Sadece işi ilerletmek istediklerinde edeb sınırlarına riayet ederek gereken tavrı sergiliyorum. Kazma değiller ya anlıyorlardır.
boşver iki gözüm. Yorgunluktan gözüm yanıyor. Ne zaman yorulsam gözüm yanar benim.
mutlu olmaya çalış. Seni çok se :) -
Sitemsiz bir kederle özlüyorum.
Gelecek ne zaman gelecek. Takriben.
Anlatımım dilden arınsın isterdim.
Anlıyor musun.
Nouvelle vague - in a manner of speaking
-
yarın, sonbahar havası olması lazım. gri bulutların verdiği serinliği özlüyorum. biliyorsun, eylülleri severim. ama sigarayı daha çok severim. kent siviç de, her şey gibi, iyice boka sardı. kemıl'a mı dönsem? diğer sigaralar da bir sonraki eylüller gibi boka sarar mı? aman, şimdi geç bunları.
-acaba şu tarifeli uçak nereye gidiyordur...
-bir filme gideyim diyorum da, evden çıkmak istemiyorum. televizyonda güzel bir program olacaktı bu akşam...
-fort atlantic'in yeni şarkısını merakla bekliyorum.
-yarın hava nasıl olacak?
-peki bu tarifeli uçak nereye gidiyordur?
Başka şeyler düşünmem lazım. Hiç yardımcı olmuyorsun.
-Peki bu? -
Okuduğunu-zu düşünüyorum.
Okuyun.
Çakma kuzenler sizi. :*
(bkz: #90257) -
Dalga dalga büyüyen bir '*' var yüreğimde.
bununla başa çıkmayı öğrenmem gerek. -
her gereksiz olaydan sonra, bakırköy'e gittim. tüm bankları ezbere biliyorum, tüm o içinden çıkılmaz duyguları. O zamanlar üzerine afiyet güzel vodkalar içtim. Yağmur yağdığında halim yoktu, kapüşonu çektim ama fena ıslandım. Hepsinde yalnızdım, sen galip geldin.
İnanır mısın, tek başıma oyun oynarken bile güçsüz futbol takımlarını seçiyorum. Bazı alışkanlıklar kolay bırakılmıyor, biliyorsun. Yenilmek gibi.
Bankların bir kez daha üstünden geçeyim diyorum. Atladığım bir şeyler olmalı. -
kaç bana -
(bkz: buraya romantik bir şarkının sözleri gelecekti ama yazarın birtakım komplekslerine kurban gitti) '*'
entry boşa gitmesin. Kurabiye tarifi yazim mi sözlük :)) -
Büyük hardlerle bu son eleveda! -
mutlu ol!
'*' -
Beklerim ben prenses. Pencereme kış konana kadar beklerim. Yeter ki bir ilkbahar da çık gel.. -
Bazen okumak lazım cengiz.
Bazen yazmak.
Bazen sevmek lazım ahu.
Bazen küsmek.
Bazen bakmak lazım deniz.
Bazen görmek.
Bazen söylemek,
Bazen susmak lazım.
Verilen söze, edilen yemine.
Dönüp birde bastığın zemine,
Bakmak lazım. Şeyma.
Ayrılıkların sonunun kavuşmak olduğu
Bir vuslat dilemek
Sahi,
Bu kadar zor mu? -
pişt diğer entryleri okuma kızarım
