düşün ki o bunu okuyor
-
bugün bir fotoğrafını gördüm. kaç gündür hiç ağlamadım, kaç gündür senden uzaklığı aklıma ittirmeye ve senden nefret etmeye çok çalıştım. ama bugün bir fotoğrafını gördüm. gülüyordun. karşımda oturup gözlerimin içine içine bakıp güldüğün kadar güzel gülüyordun. kaç gündür hiç bir şey beklemedim senden, hatta öyle odakladım ki kendimi "yazmayacak, aramayacak" diye unutabilirmişim gibi bile geldi zamanla. bugün fotoğrafını gördüm. ama bu kadar güzel gülme. hala açık tüm kapılarım, pencerelerim sana. gel ve otur yanıma tüm kusurlarınla. korkuyorum, bir gün kapılar kapandığında dışarıda kalacaksın diye. korkuyorum, gülüşüne başka biri aşık olur diye. beni biraz an-la. -
çok şükür iyiyim, biraz açım sadece.'*' vazgeçmeyi düşünmek vazgeçemeyeceğini bilmektir.'*' belki de değildir, en iyisi bunları bir şeyler yerken tekrar düşüneyim, bir de boş verme, illa bir şeyleri boş vereceksen; komşunun tabağını dolu ver boş vermeyi de boş ver.'*' -
Hazırım diyorum dünden
Düşmüyorsun dilimden
Olan olmuş zaten
O sen olsan bari... -
"bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?" -
Yaptığın onca hataya rağmen ki bu bir ailenin dağılmasına sebebiyet verdi, sana anlam veremediğim bir merhamet duyuyorum. Her ne kadar sert görüntünden taviz vermemeye çalışsan da, içindeki o yıkılmışlığı görebiliyorum. Belli ki şu sıralar aramızdaki o saçma sapan ilişkinin bozulduğunu da kabullendin. Artık beni kaybettiğini. Eğer bütün bu olanlardan önce bizi kabullenebilseydin, sevebilseydin tam manasıyla, bütün bunlara hiç sebep kalmazdı belki, geçti artık.
Bir duvar vardı aramızda bugüne kadar. Hiç yaklaşamadık birbirimize. Gösteremedik bugün tam manasıyla yıkılan sevgimizi. Dertleşemedik mesela seninle şöyle bir oturup. Paylaşamadık hislerimizi, düşüncelerimizi birbirimizle. En azından önem verseydin düşüncelerime biraz. Az biraz. Yıllarca kafamın içinde seninle tartıştım durdum. Öyle ki tartışmalar bittiğinde şakaklarım zonklardı. Sana karşı olan hislerim o kadar karmaşıktı ki, şimdilerde bir merhametim var sana karşı bir de öfke. Ama ağır basan öfke. Ne kadar uzak olursak olalım. Artık yakın olamayacağımızın farkındayım şimdilerde.
İstemediğin evlatlar, istemediğin bir aile.
Sana saylafarca yazdım bugüne kadar. Boktan yazılar, okunacak türden değil. Kusmak gibi kağıda. Ama ne o kağıtlarda yazanlar, ne de yukardaki üç beş ayrıntı. Beni, bu paragrafın ilk cümlesi yıktı baba. Sen mutluluğunu ararken dışarıda bir yerlerde, arkanda tımarhanelik bir kadın ve bu enkaz altında üç adam bıraktın. Bütün olanların ardından sana nasıl merhamet duyuyorum, işte bu kısma pek anlam veremiyorum. Bir insana acımak gibi belki. Yaptıkların seni de yıktı çünkü, bunu görebiliyorum. -
bazen çok acınası bir şekilde yardım eli bekliyorum. hiçbir şey yapmadan saatlerce sadece duruyorum. birilerine sataşmak, konuşmak, gülüşmek istiyorum ama gururuma yedirip en yakınlarımı bile aramıyorum. aynı evi paylaştığım ablama bile ağzımı açıp tasalarımdan bahsetmek gelmiyor içimden. dostlarım ve ailemin yüzüme bakıp içimi okuma yükümlülüğü var sanki, aptal ben! yüksek depresyon içeren bir şarkı keşfettim mide ağrısı çekerken yaptığım gibi sürekli her yerde kıvranıyorum dinlerken. utanmasam kadıköy otobüsünde yere yatıp yuvarlanacağım. eylül gelir gelmez soğuk aldım sanırım. boğaz ağrıma iyi gelir yalanıyla kullüğe çevirdim yine canım ciğerleri. vasıfsızlığıma bakıp dalga geçesim geliyor sonra üstünü örtmek daha makul görünüyor. arada bir canım çok feci yanıyor, üflüyorum; geçmiyor. -
Her ayarımdan sonra sana ponçik bi açıklama yapmamı beklemiyorsun değil mi?..
bendeniz, [t2-t1] zaman aralığında en az 10 farklı kişiyle tartışıyor, bunlardan 7 sine peşkeş çekiyor, 5 inin zoruna gidiyor, ve en az 3 üyle alenen kavga ediyorum.
ve bunlardan hiçbiri sen değilsin. Kuzucum benim, lütfen kalbini serin tut. Seni gerçekten seviyorum. gerçekten, gerçekten çok seviyorum.
ama taktir edersin ki biraz öfkeli bi mizacım var. 27 yıllık kendimi ha deyince değiştiremem ki. Belki değişirim zamanla ama şuan için bu olay oldukça uzak bir ihtimal.
(bkz: yine düştüm ya)
(bkz: i hate this part right here) -
Çook doğru bir tespit: ruh yaşım 70 üstünde seyrediyor. Ve Gittikçe de daha çok yaşlanıyorum.
***
(bkz: içim geçmiş benim)
(bkz: bizden geçti artık)
(bkz: meydanı gençlere bıraktık) -
‘’insan, düşündükleri ve hissettikleri değil, yaptıklarıdır.
düşündüklerim ve hissettiklerim bana, yaptıklarım sana aittir!’’ -
'at gibi giden it gibi geri döner.' lafını demek istiyorum gururla. biliyorum ki o kadar çok ah'ımı aldın,karşılıksız kalmayacak diye umuyorum. -
eve geldim, yine yorgunum ama monoton bir yorgunluk değil sanırım. bildiğin gibiyim belki bi' fazlası iki eksiği, belki onda birim şu an belki dörtte üç; bildiğim yoldan anlatayım: hasret bir ada ise dört yanım deniz.
güzel geceler, yarına mutlu uyan.
-
Seni gerçekten seviyorum..
gitme...
her travma gibi bunu da atlatacağız ve atlatırız da..
lütfen..
seni seviyorum..
seni..
Çook... -
(bkz: düşünemedi) -
Seni o efendilerin insafına bırakacağım değil mi?.. Yıg yaa!.. çok beklerler.
tamam, çirkinleşmiyorum. Ama bizim cemiyeti tanımıyorsun. Ellerine bir kurban (bkz: malzeme) geçti mi kanının son damlasına kadar kullanırlar. Hiç affetmezler.
o yüzden seni onların serseri kurşunlarının odağı haline getiremem. Getirmeyeceğim.
özetle gerçekten seviyorum seni. Sen bunu hakkıyla özümsediğin zaman belki ben çoktan ölmüş olurum. Ama gerçek bu: seviyorum.. Çook..
***
istediğin hesapları özgürce takip edebilirsin ama sonunda sapığın teki ters bi laf eder üzülen sen olursun.
Sana zorla dört köşeli karanlık bir dünya dikte edecek değilim. O karakterde bir insan değilim biliyorsun.
can sağlığı çocuğum be. Inancımızı sağlam tutarsak bunu da aşarız inşaallah. Allah büyüktür. Dikkatli ol. Tmm? (*swh) -
Hâlâ bıraktığın izleri taşıyor olmak benim için çok gurur kırıcı. Sana olan öfkemi dindiremiyorum ve bana bıraktığın güvensizlikle yaşayamıyorum -
Canın mı acıyacak sözlerimden? Emin ol benim kadar yaralanamazsın. Bendeki sevgi üstünde emanet gibi durdu, çok fazla sana farkındayım. Ama artık biraz sen üzül. Benden bu kadar. -
katranı kaynatsan olur mu hiç şeker; cinsi batasıca cinsine çeker. -
küçük hanıma öncelikle (bkz: şehadet) kavramını açıklamalıyız. Fakat ondan önce tevhidi, teslimiyeti, iman etmeyi, Allah Rasul(sav) sevgisini, dinin farzlarını, mübahlarını, mendup, mekruh ve de müstehaplarını...
huu..
hiç gerek yok. onun da canı sağolsun.
seni çok çok se. be careful ok ;) -
Seviyorum seni! Biliyorum ilk görüşte nasıl sevdin ya diyebilirsin ama seni ilk görüşüm yetti bana. O gözlerin, naif tavırların, oturuş-duruşun, gülüşün, kokun yetti bana Bunları hiç bir zaman yüzüne söyleyemiyeceğim biliyorum ama seviyorum seni! Hep seveceğim, hep bir umut bekleyeceğim hiç bir zaman da bunları yüzüne söyleyemeyeceğim ama seviyorum seni! Daha çok tanımasamda, ileride birlikte olur muyuz bilmesem de seviyorum seni! :/ -
Entry i okurken bile heyecanlanirken senin bide yazımı okumani düşünemiyorum ..hayli uzun zaman oldu konusmayali,gorusmeli..başlarda herşey herkes çok zor gelirken zaman ilacı oluyormuş yaraların ..Seni unutmak istedim...unutmaliydim...yeni yasanilabilir bir hayat kurulacak ise içinde sen olmamaliydin..ve o çok zor görüneni basarmistim artık,zafer tam manası ile benimdi diyebilirim..artık sizi sevmiyordum yakışıklı bey...neyseki yeni bir gün var diye umitlenmenin güzelliğini anlamıştım..su an aslında sana soylenilecek o kadar çok kelam varki fakat o merdivende birbirimizin gözlerine bile bakamayacak kadar cesaretsizdik diyip aslında bizim biz olamayacagimizi tekrar tekrar anımsıyorum..
