blog sözlük itiraf
-
düştüm.
birtakım düşmekler var ki, kalkışları yok; bundan eminim. uzun bir süredir gökyüzüne bakıyorum çünkü. bulutları güzel şeylere benzetemiyorum, manzara korkunç. geçmişte böyle anlaşmamıştık. -
Kurbağayı altın kafese koymuşlar, "projeler iptal" demiş :)
yalnız insanoğlu dedikleri öyle girift bir muamma ki, saniyeler sonra ölmesi tehlikesi varken bile espriler yapıp işi ironiye vurabiliyor. -
madem itiraf ediyoruz, benden de bir itiraf;
zaman bana hayatım boyunca ihtiyaç duyduğum o insanları, geçmişim de nasıl yok ettiğimi çok iyi gösterdi.. -
gerçekten unutkan bir insanim. bu unutkanlık zaman zaman çevremdekilerin isimlerini unutmaya kadar uzar gider. gördüğüm rüyayi da iki saniye içinde falan unuturum. asla hatırlayamam. çok nadirdir hatırladığım ve gerçekten bilen birine yorumlattığımda harfiyen çıkar. bu yüzden inanırım, etkilenirim. hayatımdan uzun süre önce çıkmış birini gördüm rüyamda. unutamadim. iki saniyeyi falan geçtim, 2 ay geçti rüyayı göreli. hala her anı taptaze, hatırlıyorum. birlikteyiz. ailesinin yanına gidiyoruz. biliyorum, annesi otoriter kadın. susturuyor hep bunu. babası da pısırık. nefret ediyor babasından ama katlanıyor. selamlaşıyorum ailesiyle. sonra babası ona yerden çamur yedirmeye başlıyor. dur baba falan dese de adam ona avuç avuç çamur yediriyor, zorla. durdurmaya gidecekken annesi tutuyor beni. kafamdan aşağıya dolu mermiler döküyor. mermi banyosuna tutuyor beni. ikimize orada çok kötü davranıyorlar. durduramıyoruz. bunu da beceremiyoruz. ağlayarak uyanıyorum. anneme anlatıyorum. annem "pazartesi ve perşembe insan kendine görürmüş rüyayı, çarşamba ise rüyasindakilere" diyor. bakıyorum. bugün günlerden çarşamba. hemen yorumlatıyoruz. sıkıntısı var diyor teyze. çamur yemek sıkıntıdır. kim yediriyor diye soruyor. babası diyorum. sıkıntısı babasıyladır diyor. bunun haberi tez zamanda gelecekmiş.mermi habermiş. iki ay bekledim. umudu kestim. koca karı bilemedi diye sinirlendim. geçen gece telefonum çaldı. açtım, oydu. sesi çok kötü geliyordu. gizliden aradı beni. korkak. kimsin diye sordum onun olduğunu bildiğim halde. biliyorsun dedi. biliyordum. çok kötüyüm konuşalım dedi. sana ihtiyacim var bir tek sen iyi geliyordun dedi. kabul edemedim. iyi geceler deyip kapattım. beklediğim haber gelmişti ama ben yine yenememiştim kendimi. kıramadım inadımı. ömrüm çürüdü, inadim tükenmedi. salaklık yapmışım ama yine arasa yine kapatırım. böyle de aptalım. nefret ediyorum bu huyumdan. geri adım atmamaktan, başımin sürekli dik duruşundan nefret ediyorum. biraz ezilmek istiyorum. sonrasında mutluluk geleceğini biliyorum ama söz geçiremiyorum kendime. neyse, yine çok konuştum -
Ne güzelsiniz.
Özlemişim. Sizi.
Bahsettiklerinizi.
Bazılarınızın, bahşettiklerini.
Mesela.
Yardım severlikten bahsedip yardım severlikten münezzeh olanlara,
İyilikten bahsedip iyilikten münezzeh olanlara,
Kibarlıktan bahsedip, kibarlıktan münezzeh olanlara,
En acısı, insanlıktan bahsedip insanlıktan münezzeh olanlara,
Selamdan bahsedip, selam vermiyorum.
-
Hatırlarsın, günün birinde mutlu olacağımı söylerdim hep.
-göreceksin, bir gün...
-bir gün ben de güçlü olacağım.
-o gün küçük şeylerden mutluluk çıkaracağım...
-falan.
demin iki tane gofret yedim üst üste. olmadı. o gün hiç gelmeyecek. bunu sen de biliyordun. hayır, ağlarsam açılamam. Ağlayamam da. Ağlamak için çok geç, geç işte. Onun yerine sigara içiyorum.
İşin kötüsü sözlük, sigaram bitmek üzere. Fazladan gözyaşın var mı? -
Annemin rızasını almadan yaptığım her şey başıma kalıyor. Ona sormadan, onun gönlünü yapmadan bir bileklik bile aldıysam ertesi gün ya kopuyor ya da içime sinmiyor takamıyorum.
Geçenlerde annem bu ay alma demesine rağmen gidip ayakkabı aldım. Gördüğümde resmen aşık oldum ayakkabıya, dayanamayıp aldım.
Ayakkabı yırtılmış. Yır tıl mış. Şaka gibi.
Söz bir daha rızan olmadan bir iş yapmayacağım. -
itiraf ediyorum, ev işi yapmayı, mutfakla ilgilenmeyi, eşyaların yerini değiştirmeyi, temizlik yapmayı, toplamayı, düzenlemeyi çok çok çok seviyorum. saatlerce ev işi yapsam sıkılmıyorum. işim bitecek gibi olsa hemen başka bir iş çıkarıyorum. ve sanırım bu konuda bazı takıntılarım var; bir yeri düzenliyorken en ufak bir şeyin bile düzensiz kalmasına tahammülüm hiç yok. örümceğin bulup da ağ yapamayacağı yerlere kadar didikliyorum. işim bitince de inanılmaz mutlu oluyorum. o mutlulukla yine iş yapasım geliyor. '*' (bkz: a.b. -19- altmış sekiz gün durmaksızın temizlik yaptığı için deterjan koklamaktan öldü) böyle bir şeyler işte.
bu sevgimi ilk kez dile getiriyorum. sanırım son olur. çünkü annem duymamalı. duyarsa ''madem seviyorsun şunu da yap, hadi bugün şunu yapalım'' der ve beni sürekli isteğim dışında iş yapmak zorunda bırakır. '*' -
Cift telefon tasiyorum. Biri is biri özel telefonum. Gecenlerde her iki telefonumla son bir ay icinde kac kere, kac dakika ve kac farkli kişiyle gorustugumu ve de her iki hattimda ne kadar data kullandigimi karsilastirdim. Sonuç can acitici... Is telefonumla ayda 600 dakika civarinda görüşüyorum. 5 gb data yetmiyor. 12 farkli yazisma grubunun yanısıra yaklasik 150 farkli kişiyle yazismışım. Bin civarinda mail gelmis ve bir o kadar cevaplamisim. Yazismalardan sadece bir grup is yerindeki geyik grubumuz ki herkes aslinda alabildigine mesafeli durmaya calisiyor. Ve bu hatla sadece esimle gülümseyen emojilerle yazismisim.
Ozel hattima gelince. 4 gb data olduğu gibi duruyor. Sadece blogsozluk, biraz twitter ve oğlumun izledigi cizgi filmler data harcamis. Sadece 16 gorusme yapmisim. Anne babam bile aramamis ben onlari cok az aramisim. Esimle surekli is hattimla gorusmusum. Sebebini sordugumda bu telefona daha çabuk cevap veriyorsun diyor.
Bunlari farkedince bir sey denemek istedim. Ozel hattimi evde kapali biraktim ve 2 hafta civari hic acmadim. Açtığımda sadece reklam mailleri, birkac onemsiz sms buldum. Sonrasinda kimse seni aradim ulaşamadım demedi. Ulan merak eden bile olmamis.
Özel hattimi kapatmaya ve telefonumu satmaya karar verdim. Is yogunluguyla ve aslinda biraz da isteksizligim sebebiyle kimseyle gorusemiyordum evet ama artik ozlenen ve merak edilen biri olmaktan da cikmisim. Telefona ihtiyacim kalmamis artik... -
Alem şerefsiz olmuş. Herkes insanlığını kaybediyor -
Bazen yaptığım espirinin şakanın sonunun nereye varacağını düşünemiyorum. -
Sevgilim yok. En son biriyle date anlamında 5 ay önce görüştüm. Hatta sen ona 6 de. En son ne zaman bir arkadaşımla oturup kahve içtim hatırlamıyorum bile. Neyse be.
Bu arada Sarot Termal Vadi'deyim iki gündür, 6 Ekim'e kadar. Beklerim. '*' Bizimkilerin devremülkündeyiz ailecek. Ablamgil de geldi 2-3 günlüğüne. Sonra tekrar annem, babam ve ben... Sabah ve akşam yürüyüşlerime ablamgil gidince başlarım herhalde. Üşenmezsem.
İtiraf ediyorum, hayat şey gibi.'*' -
sanırım blog yazmayı bırkacağım.
Hayatım boyunca birilerine ve bir şeylere karşı çıkarak yaşadım. Mesela, "matematiksiz olmaz," demişti enver beyler. Muharrem beyler de "çalışmadan olmaz," demişti. "Olur," dedim sınava girdim, tam burslu kazandım gazeteciliği.
Bir sene içinde tam beş işten istifa ettim. Ne yapayım, yapamıyorum. İşlerin birinden istifa ederken, doğan beyler başka hiçbir işte çalışamayacağımı iddia etmişti. Çalıştım. İstifa ettim ama, çalıştım. Doğan beylere yazar olacağımı, ebesinin bilmem neresini ona göstereceğimi söylemiştim. Yazdım.
İlkokul öğretmenim nadideye giydirdim, eski çalışma arkadaşlarıma, hayata ve dünyaya... Şiirler yazdım, bloguma sığındım biraz. Düzelmeyecek şeyleri yazdım, ağlayamadıklarımı yazdım, ağlayacaklarımı yazdım. Bir ara vasiyetimi bile yazmıştım.
İnsanlara nasıl yenildiysem, blogda da kendime öyle yenildim. İşte, öyle, nedenini karıştırma şimdi.
Blogu bırakmak... Hayır, bu sefer bunu yenilgi olarak kabul etmiyorum. Bu bir vazgeçiş de değil, pes etmek de. Bu,
Bimiyorum. -
Bir vegan olarak canım dana bonfile çekiyor Allah affetsin -
Kuran çarpsın insanlardan nefret ediyorum.
İyi insanları üzenlerden nefret ediyorum.
Sabah sabah nefret ediyorum.
-
Uzun bir süre yaşamak istemiyorum.
Yani uzun ömürlü birisi olmak.
kısa özürlü bir yaşam da istemiyorum.
Bu yüzden, sebepten, dolayı, yüzünden, due to, because of that, hem spor yapıyor sağlıklı besleniyorum.
Hemide zararlı.
Nasıl ama yılan di mi? -
galiba eksiğimizi buldum.
Selam verdim. Karşılık beklediğim için almadılar. Hüküm gösterdim. Ulan sen kimsin diye peşimden koştular.
Çok yanlış şeyler yapayım dedim. Yanlış saydığım kimisinin yüz vermediği doğrusuymuş. Kendime biçtiğim payı da havaya salmak zorunda kaldım. Açıkta kaldım yani. Öyle bir şey.
Boş beleş yazılar karaladım. Afişe olmamak için dümenler çevirdim. Az kalsın alabora olacaktım, bir hamleyle dümen kırıldı. Elimde kalan parçasını kenara koymayı bile akıl edemedim. Öyle mal mal bakındım.
Bu sefer dedim, bu sefer dürüstlük kazansın. Her hipokraside bu söz aklıma geldi. Bayrak sallıyor gibi hissettirdiği ve çocukluğumdaki milli bayramlar anıları pasif görevlerden ibaret olduğu için, içimi bi heyecan kapladı. Ağzım köpürerek konuşan biri oldum çıktım.
İkiyüzlülüğü bile olduğu gibi yazacak cesareti bulamadım.
Çok acayip ya.
Şimdi uyuyacağım ya. Uyurken konuştuğumda, buldum! demesem bari.
Çünkü galiba hâlâ eksiğimizi bile bulamadım.
sen de itirafçı kesildin başımıza ha.
bö. -
Çakma kuzenler bugün off-line idi heralde.
Amin bey en iyilerde birinci sırada.
Hll amin bey kralsn. -
dün büyük üstad, değerli sanatçımız neşet ertaş'ın ölüm yıl dönümüydü. dün gece neşet ertaş , tarihte bugün başlıklarına entry girmiştim. hatta bir de bozkırın tezenesi başlığını açmıştım.
Ve gördüm ki sözlükte neşet ertaş başlığına benden hariç hiç kimse bir şey yazmamış. -
Sabah evden çıkarken ilacımı almayı unuttum sözlük. Zor bir gün beni bekliyor. (bkz: euthyrox)
ya da kısaca şöyle diyeyim;
'*'
