hiciv

  • divan edebiyatında kişi, olay ya da durumları eleştirmek amacıyla yapılan eleştirel şiirlerin adıdır. kelime anlamı olarak da yergi, eleştiriye karşılık geliyor diyebiliriz.
    hiciv ustalarından en sevdiğim; (bkz: nef'i) üstad.
  • Divan edebiyatında en fazla söz sanatı bulunduran ve dilin inceliklerinin nakış gibi işlendiği nazım ve nesir türünde örnekleri mevcut olan eleştiri barındıran biçimdir.
    “Fahr-i alemsin velakin fa sı yok
    Gevher-i Kaansın velakin ra sı yok
    Dilerim Hak’tan bunu ruz u şeb
    Sana bir merkeb vere lakin ba sı yok.”

    Burada şair muhatabını över gibi görünüyor; ama aslında onu yermiştir. Onu cahil yerine koymuştur. Aslında söylemek istediği şudur. Bakın nasıl bir yorum ortaya çıkacak.

    Dize: “Âlemlerin efendisisin lakin ‘fa’’sı yok. “Fahir” sözcüğünden ‘fa’’yı çıkartırsak geriye ‘har’ kalır ki ‘har’ eşek demektir. Aslında şair “âlemlerin eşeğisin” demek istemiştir.”
    Dize: “ Mücevher kutusunun değerlisisin, lakin ‘ra’’sı yok. Mücevher anlamına gelen ‘gevher’ sözcüğünden ‘ra’’yı çıkartırsak geriye ‘gevh’ kalır ki bu sözcüğün anlamı kene demektir. Yani şair sen mücevher kutusunun değerlisisin yerine, kenesin demek istemiştir. Kene kan emeci bir asalaktır.”
    Dize: “ Dilerim bunu Hak’tan gece gündüz. Buradaki anlatım açıktır ve bir söz oyunu yoktur.”
    Dize: “ Sana bir eşek vereler demek isteyen şair ‘merkeb’’in ‘ba’’sı da olmasın diyor. ‘Merkeb’ sözcüğünden ‘ba’’yı çıkartırsak geriye ‘merk’ kalır ki bu sözcük de ölüm demektir. Yani şair gece gündüz Hak’tan dilerim ki sana bir ölüm vereler demek istemiştir.”
    kaynağa gider