ramazan ayının klişeleri
-
o eski ramazanlar nerde?
şimbilli -
(bkz: Nihat Hatipoğlu) ne olursun artık bikerde
Çıkma şu televizyona. -
bittiğine sevindiğim
(bkz: ramazan davulcusu) -
insanlara, hayvanlara, doğaya, inançlara, fikirlere, sözlere, cinsiyetlere ve kişiliklere saygısı olmayan insanların, ramazanda oruç tutarken herkesin kendisine saygı gösterip yanında bir şeyler yememesi ve içmemesini beklemesi.
bencillik -
sadece bu ay geldiğinde dindarlaşan insanlar,firmaların/ünlülerin/tv kanallarının bu ay üzerinden gereksiz prim yapması -
gazetelerin ramazan sayfası. sırf bu yüzden ramazanda gazete almak istemiyorum. o sayfaların yerlere atılıp çiğnenmesine artık birileri engel olsun. her ramazan aynı şey. -
Orucun sadece aç susuz kalmak olduğunu sanmak. -
İftarda çorbayı ictikten sonra sigara yakmak. -
' süt kardeşler' izlemek,
güllaç yapmak,
gecenin 2'sinden sonra sohbet için arayan bir akraba,
uyku düzensizliği vb. -
"açlık değilde susuzluk susuzluk, çok fenaa" -
Orucum ben siniri. -
Kendisi sevap kazanmak için oruç tutarken çevresine hayatı zehir eden insanlar. -
uyku düzeni bozukluğu. -
oruç tutmayan kişinin, kafir veya ateist damgası yemesi; ramazan ayının başlıca klişelerindendir.
bir de bunu, oruç tutmayan kişinin yüzüne direkt olarak söyleyen insanlar vardır ki tam dayaklıktırlar. -
(bkz: bismillahlı trt programı jeneriği)
-
Bunun için ayrı bir entari girmek istedim.
h: hoca
m: mal
...:içeri doğru ıkınarak gülme
m: hocam şimdi ramazan geldi de çattı.
h: bitti bitecek de neyse. Eee?
m: şimdi af buyurun...hani oruç...af buyurun...
h: ne diyeceksin evladım gülmeden anlat bi.
m:...hocam af buyurun işte. hah tamam. Hocam şimdi biz oruç...
h: oğlum söylesene delirtme adamı
m: ...gusül alırken...zuhaha(patlar artık.)
h: bak gidiyom
m: gusül alırken af buyurun...makat-ı şerifimize su kaçarsa orucum bozulur mu...
h: bekle
(gider ve bir parça pamuk ve satırla geri döner)
h: şimdi sen şu musalla taşına bi kafanı koy hele, tsunami ile abdest alsan makat-ı şerifine gram su girmez.
edit: yusuf atılgan'a selam olsun -
İftar ve sahur programlarında salak saçma sorular soran insanlar. Hemen bir diyalog giriyorum.
İ: hocam size bir sorum var.
H: buyur kıymetli kardeşim.
İ: HOCAM BENİM İKİ TANE EVLADIM VAR. BİRİ 32, DİĞERİ 39 YAŞINDA. (ELLERİNİZDEN ÖPER)
H: ALLAH BAĞIŞLASIN. SORUNUZ NEDİR?
İ: EEEE HOCAM (CÜMLEYİ TOPARLAYAMAZ) BUNLAR HALA EVLENMEDİ, EVLENMEK İSTEMİYORLAR HOCAM. BU GÜNAH Mİ?
Yahu azıcık mantıklı bir şekilde düşünsen BULACAKSIN zaten sorunun cevabını. Hadi tamam düşünemiyorsun aç bari İnterneti mübarek! Hiç mi akıl yok sizde? Ben utanırım vallahi böylesine saçma sorular sormaya.
