ölüm

  • ölümlerin en kötüsü yaşarken ölmek. yani yarına dair umudunun olmaması.
  • Pişmanlığın en ağır tanımı sanırım. Ayrılıklar, kavgalar, dargınlıklar, alakasız tripler bir yere kadar bu ana gelinceye kadar. O geldikten sonra, sen istediğin yere git olduğun yerde saymaktan ötesi değil. Gidenler hakkında hiç tecrübem olmadı ama kalmak en ağır tabirlerden daha da ağır. Ölüm diyince, haklı olsan ne olacak? Üzerine bir avuç toprak atınca, yüz vermesen ne olacak? Sulardan önce gözyaşınla ıslatınca toprağı istediğin kadar sevdiğini söyle hafifler mi kalbin? Sevdiğim bir şair der ki : sevgileri yarınlara bıraktınız,diye. Bırakmayın. Acıları bilmem ama güzellikleri hiç yarına bırakmayınız. Bir güzellik bırakayım ben de size sevgilerde şiir
  • Yaşamı terk-i diyar etmek sadece geride kalanlar için acı verir sizin için bitmiştir. Peki ya birinin yaşamında ruhen ölmüş sayılmak ?
  • Hayatın sana daha doğarken sunduğu dehşet bir spoiler, ölüm. filmde spoiler yesen belki izlemezsin, ya da zevk almazsın. Ama bu gerçekle yaşayıp hayata devam edilebiliyor. Bu inanılmaz ve bir o kadar da faydalı olabilecek bir durum.
  • bir a.s.a.b. şarkısı.

    şarkıyı açın ve gözlerinizi kapatın. gerisi size kalmış.
    youtube

    spotify

    ancak piyano verdiği versiyonunu kesinlikle daha iyi bulurum. (bkz: ölüm piyano ver)
  • "ölüm bu, işaret değildir seneler ve yaşlar. rastgele oyun dışına atılan bir oyuncu gibi terk edebiliriz her an dünya denen bu hileli gezegeni. hep isteriz ki sevdiklerimizden önce gidelim ama hep de unuturuz aynı zamanda, hâlbuki biz de birilerinin sevdiğiyiz."
/ 4