geceye bir şiir bırak

  • Seni göremedim diye bu bahar
    İçimde bin türlü duygunun isyanı var
    Turnaların gökyüzünü sevdiği kadar
    Seni sevdiğimin farkında mısın?

    -Yavuz Bülent Bakiler
  • sevgili dost,
    bu ne dalgınlık?

    sevgili dost,
    aşık mısın?

    sevgili dost,
    istanbul'a?
  • Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
    Su altı gibi derinlerde sessizce bekleyen
    Dirensem, daha ne kadar direnebilirim artık
    Nereye kadar gidebilirim, gitsem?

    Aradığım nedir, o kentten bu kente?
    Adressiz yaşamak da sıkar insanı gün gelir
    Gider heyecanlar, istekler, gülümseyişler
    Yüreğimdeki denizin suları birden çekilir.

    Özleyip de vardığım her yerden, hemen kaçsam diyorum
    Ne aradığımı biliyorum, ne bulduğumu
    Bilmem neresinde yanıldım ben bu hayatın?
    Yüreğimi kabartan o sevinç, şimdi sonsuz bir acı oldu.

    Taşlar yığılmış önüne en güzel, en anlamlı duyguların
    Uçsuz bucaksız bir tüneldeyim ve her yanım karanlık
    Koluma giriyor bazı adamlar, bir şeyler söylüyorlar
    Kalıplaşmış, sıkıntı verici, güdük.

    Oysa acı diye bir şey var bu dünyada
    Ölüm var ki yüreğimde bu boşluğu yaratan birazda odur.

    Yanı başımda ölüp gitti dostlarım, ben bakakaldım
    Gözyaşlarının da bir yerlere gömüldüğü görülmüş müdür?

    Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
    Sanki ilk benim duyduğum garip, anlatılmaz duygular
    Sürse daha ne kadar sürer bu, bilmiyorum
    Ölümü ve hayatı yan yana düşünmesini ne zaman öğrenir çocuklar?
    (bkz: ahmet erhan)
  • Böylece ölmeliyiz
    Aradan yıllar geçip
    Bizi buldukları zaman
    Etlerimiz çürümüş olsa da
    Kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden
    Hadi gel
    Nefes almak hüner değil
    Seninle ölmek istiyorum.


  • gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım

    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım
  • gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış
    gibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcak
    sen bir şehir olmalısın ya da nar
    belki granada, belki eylül, belki kırmızı
    gövden ruhunun yaz gecesi mi ne
    çok idil, çok deniz, çok rüzgâr
    çocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsun
    sanki bana, sanki ah, sanki olur a
    aşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerini
    diye övgü, diye sana, diye haziran
    heves uykudaysa ruh çıplak gezer
    gazel bundan, keder bundan, sır bundan
    gözlerin şehirden yeni ayrılmış
    gibi dolu, gibi ürkek, gibi konuşkan
    hadi git şehirler yık kalbimize bu aşktan

    Haydar ergülen
    Edit: dinlemek isterseniz
  • Ben sana mecburum bilemezsin
    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    İçimi seninle ısıtıyorum.
  • Gün kendini gösterdiğinde
    Acısı artar Petrus'un,
    Utanır yine de kimseler görmediği halde
    Kendi günahını kendisi gördüğünden,
    Çünkü kendinin görmesi yeter
    Yüce bir gönüle utanmak için,
    Gökyüzü ve toprakla yalnızken bile
    Utanır bir hata işlediğinde.
    Luigi Tansillo
  • Sen beni öpersen belki de ben Fransız olurum
    Şehre inerim bir sinema yağmura çalar
    Otomobil icad olunur, Zarifoğlu ölür
    Dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.
    Senegalliler dahil değil
    Sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
    Çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
    O vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
    Hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin
    -Yoksa seni rahatsız mı ettim?
    Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
    Ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
    Elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
    Elbette gayet rasyoneldir attan atlamak
    -Freud diye bir şey yoktur.
    Sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
    Belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
    Bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
    Yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.
    -Haydi iç de çay koyayım (bkz: ah muhsin ünlü)
  • Bir kedi gibi bekledim seni
    Bazen yanağımı pencereye yaslayıp
    Bazen saatlerce yağmur altında ıslanıp
    Öyle ürkek öyle yorgun
    Öyle çaresiz ve ıslanmış
    ve bir o kadar üşümüş...

    Bir kedi gibi bekledim seni
    Bazen başıboş sokak ortasında
    Bazen bir çocuk parkı bankında
    Öyle boynu bükük öyle biçare
    Öyle merhamet ve sevgi dolu
    ve bir o kadar özlemiş...

    Bir kedi gibi bekledim seni
    Belki bir gün dönersin diye
    Geldiğinde yanına kıvrılıp yatarım diye
    Öyle hasret ve tutkuyla
    Öyle bir başına ve yalnız
    ve bir o kadar beklemekten bıkmış...

    16.9.2017
  • Zamansız geliyorsun aklıma, zamansız..
    gece gündüz ayrımsız..
    Ya bir ışığın ortasında dağıtıyorsun aklımı,
    ya da gecenin bilmem kaçında bölüyorsun uykumu.
    Tam unutmaya çalışırken seni,
    ya gözlerin geliyor aklıma, ya da hayalin çıkıyor karşıma.
    unutuyorum unutmasına da;
    seni değil, senden başka herşeyi..
  • Klarnet çalıyorsun
    Güzel kardeşim benim.
    Nasıl da toplanıyor insanlar
    Notalar ağlarken, etrafında
    Kimi o köşede, kimi yanıbaşında
    Akşamleyin, diyorum kardeşim
    Akşamleyin;
    Bir sigara borçlusun bana
    Bir de gözlerimi açtığım gün yaşama
    Bana bir gün ışığı borçlu.
  • Yüz yıl oldu yüzünü görmeyelim,
    Belini sarmayalı,
    Gözünün içinde durmayalı,
    Aklının aydınlığına sorular sormayalı,
    Dokunmayalı sıcaklığına karnının.

    Yüz yıldır bekliyor beni
    bir şehirde bir kadın.

    Aynı daldaydık,aynı daldaydık.
    Aynı daldan düşüp ayrıldık.
    Aramızda yüz yıllık zaman,yol yüz yıllık.
    Yüz yıldır alacakaranlıkta koşuyorum ardından.
    NAZIM HİKMET/HASRET 1
  • İçimi dökersem diye söylüyorum
    Dikkat et ayağına batar
    Ben kaçıncı kez ruhumu yırttım biliyor musun?
    Anlamazsın.

    Anlamazsın, bir anda saat 22.24 oluyor
    Düşleyeyim diyorum da, neyi?
    Nasıl bilinmez, bilmezsin
    Bir reklam daha ezberledim bugün.

    Sigara paketim enteresan
    Çabuk kilo vermiş.
  • "Seni sevmek benim dinim imanım
    ilahi dini imandan ayırma"
  • geceye sır ver
    sana rahatlık verir
    dene de gör be...
  • (bkz: yürü bre ehli deve)
  • Lise yıllarında edebiyata çok ilgim vardı bu şiirle bir forumda(3.) birde okulda (2.)lik almıştım :)
    tabi sizler beğenmeye bilirsiniz oda ayrı bir konu :))

    Sıkışıp kaldım, mavi desenlerin edâsında
    Seni kıskanır aşk, düşlerimde yan sırrımla
    Hadi çıkarıp atın artık, kalp meclisine aşkı
    Daha fazla hicaz üfle, semadan edaya doğru
    Doğrult içimdeki ruhu, ruhunla boğulsun
    Süveyda düşmeden, eşkalimiz silinsin dünyadan
    Gafil kalalım bulunduğumuz rüyadan (riyadan)
    Ölmeden evvel, ölüme varmaktır arifin işi
    Ölmeden evvel, insanın başı aşka düşermi hiç
    Görmeden kalbinle ilhamı anlatmak marifetmi
    Değilse öyle bırak yalancı ağıtlar savurmayı
    Ağlamaktan buz tutan göze küfürler savurdun
    Fakat sürekli sol yanına yıkılıyor dileklerin
    Bütün cümleler yaşama savaş veriyor adından
    Düşlerimi bölüp, dökül içime, çek al bu rüyadan
    Eşkâle gelmeyen bakışlarını, asma gökyüzüme
    Gözlerim ateş parçası gibi, yanmakta hardan
    Şanstan, umuttan, soğuttun beni bu dünyadan
    Hatrıma ölüm yer etti, kalbe verdiğin nazarla

    Sırrımı ifşa etmek için doğrulma karşımda lütfen
    Sen sonbaharın bana getirdiği ilk baharısın
    Belki son yazgısın, belkide son hatası güzün
    Yüzün hüznü hapseden neşe ilhamıdır doğama
    Hala aşkın'da öfkende sıcaklığın bu denizdeyse
    Kurtulabilecek güçteyim bin ağdan, sana varmak için
    Yahut yoksan, paramparça olur dolanırım bin ağa
    Vururum her kıyıya, sana ölmek kolaydır ah'tan
    Ben bütün harfleri bakışındaki ışıkta ezberledim
    Hiç görmeden. Körcesine ezberledim siluetini
    Hiç habersiz kaldınmı kendinden, Ben kaldım
    Hislerimi aldığından beri, hazinem yarım bi akıl

    Hecelere düştünmü hiç cümlenin eksikliğinden
    Tersini düşünüp doğrusunu sildinmi gününden
    Dününle bitap halde uyandınmı her yeni güne
    Bülbülle dost olup, akrebe sattınmı hayallerini
    İnfilak ettimi için yalanları doğru bulmak için
    Çelimsiz kaldımı hiç biriktirdiğin umutların
    Sorarım sana üçe beşe tüm beşeriyete...

    ...Her tende başka bir güneş bu zamanın aşk
    Tarifler eksik kalır yanında yoksan eksik bir yanım
    Sen ölüme aşıksın aşkta huzurda sende baki
    Bu yüzden acının mührü zorda olsa hep daim
    Kolaymı sana varmak tüm engelleri atlatıp
    Sağım solum her tarafım bana rakiplerle dolu
    Nasıl varayım sana bu halle yüzümü aklayıp
    Yolunda zafer için bin mağlubiyet dahi alırım
    Kalem seni tarif edemez bilen tökezler duru
    Bir ayna bulup devam ettim içimi bağırtılar vurur
    Kalp bir yirmibeşte güneş gibi sıcak, ay kadar duru
    Yoluna serilir gönül kendi tahtını unutup
  • Eğri çizgiler dalgın
    İki kaşım üzerinde
    İki kaşım üzerinde bir ağrı
    Gözlerim yanıyor günlerdir
    Gözlerimde bir yangın.

    Bir yanım gündelik şeyler
    Evdir ekmektir
    Yaşadığım kaskatı;
    Bir yanım olmadık türküler söyler
    Yoldur özlemdir
    Benim en güzel düşlerim
    İçimde kaldı.

    Bir yerlerim eksiliyor günlerdir
    Bir yerlerim eriyor
    Günlerdir başımda bir esrik bulut
    Ben süt mavilerde umarken günü
    Aykırı sularda akşam oluyor.

    Şükrü Erbaş
  • şimdi mesela bu şiir kimin? devamı var mı? ya da öncesi? (bkz: http://blogsozluk.com/entry/76197)
/ 10