geceye bir şiir bırak

  • zınayda
  • binlerce sevi geçiyordu geceden..
    biri durmuş, yalnızlığını çiziyordu.
    binlerce belki geçiyordu geceden..
    bir bekleyiş bir yitişe adını çiziyordu. ..

    (bkz: Özdemir Asaf)

  • Dağlar ile taşlar ile
    Çağırayım Mevlâm seni
    Seherlerde kuşlar ile
    Çağırayım Mevlâm seni

    Sular dibinde mâhiyle
    Sahralarda âhû ile
    Abdal olup yâhû ile
    Çağırayım Mevlâm seni

    Gök yüzünde İsâ ile
    Tûr dağında Mûsâ ile
    Elimdeki asâ ile
    Çağırayım Mevlâm seni

    Derdi öküş Eyyûb ile
    Gözü yaşlı Ya’kûb ile
    Ol Muhammed mahbûb ile
    Çağırayım Mevlâm seni

    Bilmişim dünya halini
    Terk ettim kıyl ü kâlini
    Baş açık ayak yalını
    Çağırayım Mevlâm seni

    Yûnus okur diller ile
    Ol kumru bülbüller ile
    Hakkı seven kullar ile
    Çağırayım Mevlâm seni


    (bkz: Yunus emre)
  • Dokunmadan sevdim seni, görmeden ve hissetmeden.
    Haberin Olmadan kalbimi açtım sana,
    Hayalimde okşadım saçlarını,sarıldım doyasıya
    Düşünmeden sevdim,sonunu düşünmeden.

    Doğuş Hakan Yılmaz
  • Şiir denildiğinde tek geçtiğim şiirdir.

    (bkz: Hüseyin nihal Atsız )

    Geri gelen mektup
    Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
    Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
    Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
    Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.

    Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
    Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
    Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
    Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...

    Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
    Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
    Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
    Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
    Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
    Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
    Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
    Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
    Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
    Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!

    Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
    Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
    Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
    Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
    Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
    Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!
    Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
    Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.

    Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
    Tek bendeki volkanları söndürse denizler!
    Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma 'Kaabil'
    İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
    Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
    Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

    Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur.
    En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
    Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
    Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik...
  • öncelikle (bkz: aramaya inanmak)

    Seni saklayacağım inan
    Yazdıklarımda,çizdiklerimde,
    Şarkılarımda,sözlerimde

    Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
    Ve kimseler görmeyecek seni,
    Yaşayacaksın gözlerimde.

    Sen göreceksin,duyacaksın
    Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
    Uyuyacak,uyanacaksın.

    Bakacaksın benzemeyor
    Gelen günler geçenlere,
    Dalacaksın

    Ö.Asaf
« / 8