geceye bir şiir bırak

  • Kimdi kimdi kalan
    Giden mi suçludur her zaman?
    Ne zaman başlar ayrılıklar
    Dostluklar biter ne zaman

    Her geçen gün bir parça daha
    Aldı götürdü bizden
    Aynı kalmıyordu hiçbir şey
    Değişiyordu her şey
    kendiliğinden

    Artık çözülmüştü ellerimiz
    Artık bölünmüştü yüreğimiz
    Birimiz söylemeliydi bunu
    Ötekini incitmeden

    Kimdi giden kimdi kalan
    Aslında giden değil
    Kalandır terk eden
    Giden de
    bu yüzden gitmiştir zaten
    (bkz: murathan mungan)
  • Ben sana bakarım,
    Herkesten iyi bakarım,
    Kimseye bakmam sana bakarım,
    Sana böyle bir ben bakarım,
    Ben böyle bir sana bakarım,
    Ben sana bakarım,
    Sen önümüze bak düşmeyelim.
  • Cahildim dünyanın rengine kandım
    Hayale aldandım boşuna yandım
    Seni ilelebet benimsin sandım

    Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
    Evvelim sen oldun ahirim sensin

    Sözüm yok şu benden kırıldığına
    İdip başka dala sarıldığıma
    Gönülüm inanmıyor ayrıldığına

    Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
    Evvelim sen oldun ahirim sensin

    Garibim can yıkıp gönül kırmadım
    Senden ayrı ben bir mekan kurmadım
    Daha bir gönüle ikrar vermedim

    Batınım sen oldun zahirim sensin
    Evvelim sen oldun ahirim sensin

    Saygılar Neşet Baba
  • TENHA

    her şiir boydanboya
    bir ıssızlıktır artık
    dizelerse giderek daha tenha

    acının düzyazısı olmaya
    hazır mı sözlerin kişi?
    aşklar! onları yazan yaşasın
    sarışı
    ne atlas kağıtlarda yaz
    ne güz okunur ağaçlar güya

    sen sussan da susmasan da bir
    tutup tutuştuğun hayale
    ağırdan iri güller ve lale
    düşer düştüğün melale
    ve hüznü yeniden okumak
    için bir kitap olur dünya

    ve her şiir boydanboya
    bir ıssızlıktır artık
    dizelerse giderek daha tenha

    Hilmi YAVUZ

  • Ben de günahkar kullarındanım Allahım...
    Bir "Kulhuvallahi" bilirim dualardan,
    Bir de "Yarabbi şükür" demeyi doyunca,
    Bir kere oruç tutmam ramazan boyunca,
    Ama çekmediğim kalmadı sevdalardan.
    Ben de günahkar kullarındanım Allahım!...

    Benim gibi kulun çok dünyada, Allahım!...
    Eğer bilmiyorsan işte, haberin olsun.
    Ekmek derdi, aşk derdi unutturdu seni.
    İnsan hatırlamıyor dün ne yediğini.
    Zaten yediğimiz ne ki hatırda dursun.
    Benim gibi kulun çok dünyada, Allahım!...

    Yazdıklarıma sakın darılma Allahım!...
    Meleklerin sana bunları söylemezler.
    Artık, pek yarattığın gibi değil dünya
    İnsanlar hem sabuna karıştı, hem suya:
    Ne olursun hoşuna gitmediyse eğer,
    Yazdıklarıma sakın darılma Allahım!...

    Sana bir şey soracağım, affet, Allahım!...
    Beş vakit kızlar doluyor camilerine,
    Beyaz yaşmaklı, beyaz tenli masum kızlar...
    Benim bir defa görüşte yüreğim sızlar;
    Sen tutulmadın mı, içlerinden birine?
    Sana bir şey soracağım, affet, Allahım!...

    İşte insanlar bu minval üzre, Allahım!...
    Kıt kanaat sere serpe yollar boyunca
    Sen, bizim için hala o ezeli sırsın.
    Sen de, bizi bilmiş olsan, başkalaşırsın...
    Herkesin kederi, gailesi boyunca.
    İşte insanlar bu minval üzre, Allahım!...

    Turgut uyar
  • Dostlar beni hatırlasın

    Ben giderim adım kalır
    Dostlar beni hatırlasın.
    Düğün olur bayram gelir
    Dostlar beni hatırlasın


    Can kafeste durmaz uçar
    Dünya bir han, konan göçer
    Ay dolanır yıllar geçer
    Dostlar beni hatırlasın


    Can bedenden ayrılacak
    Tütmez baca yanmaz ocak
    Selam olsun kucak kucak
    Dostlar beni hatırlasın


    Ne gelsemdi, ne giderdim
    Günden güne arttı derdim
    Garip kalır yerim yurdum
    Dostlar beni hatırlasın


    Açar solar türlü çiçek
    Kimler gülmüş kim gülecek
    Murat yalan ölüm gerçek
    Dostlar beni hatırlasın


    Gün ikindi akşam olur
    Gör ki başa neler gelir
    Veysel gider adı kalır
    Dostlar beni hatırlasın


    (bkz: Aşık Veysel ŞATIROĞLU)
  • Zâhirde görüp bizleri sanma ukalâyız,
    Biz bir sürü âkil sıfatında budalâyız.

    Âkil denilir mi bize, kim hâli bilirken,
    Dildâde-i âlâyiş-i nîreng-i hevâyız.
    (bkz: ziya paşa)
  • uzaktan seviyorum seni
    kokunu alamadan,
    boynuna sarılamadan
    yüzüne dokunamadan
    sadece seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni
    elini tutmadan
    yüreğine dokunmadan
    gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
    şu üç günlük sevdalara inat
    serserice değil adam gibi seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni
    yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
    en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
    en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
    öyle uzaktan seviyorum seni
    kırmadan
    dökmeden
    parçalamadan
    üzmeden
    ağlatmadan uzaktan seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni;
    sana söylemek istediğim her kelimeyi
    dilimde parçalayarak seviyorum
    damla damla dökülürken kelimelerim
    masum beyaz bir kağıtta seviyorum
  • şimdi mesela bu şiir kimin? devamı var mı? ya da öncesi? (bkz: http://blogsozluk.com/entry/76197)
  • Eğri çizgiler dalgın
    İki kaşım üzerinde
    İki kaşım üzerinde bir ağrı
    Gözlerim yanıyor günlerdir
    Gözlerimde bir yangın.

    Bir yanım gündelik şeyler
    Evdir ekmektir
    Yaşadığım kaskatı;
    Bir yanım olmadık türküler söyler
    Yoldur özlemdir
    Benim en güzel düşlerim
    İçimde kaldı.

    Bir yerlerim eksiliyor günlerdir
    Bir yerlerim eriyor
    Günlerdir başımda bir esrik bulut
    Ben süt mavilerde umarken günü
    Aykırı sularda akşam oluyor.

    Şükrü Erbaş
  • Lise yıllarında edebiyata çok ilgim vardı bu şiirle bir forumda(3.) birde okulda (2.)lik almıştım :)
    tabi sizler beğenmeye bilirsiniz oda ayrı bir konu :))

    Sıkışıp kaldım, mavi desenlerin edâsında
    Seni kıskanır aşk, düşlerimde yan sırrımla
    Hadi çıkarıp atın artık, kalp meclisine aşkı
    Daha fazla hicaz üfle, semadan edaya doğru
    Doğrult içimdeki ruhu, ruhunla boğulsun
    Süveyda düşmeden, eşkalimiz silinsin dünyadan
    Gafil kalalım bulunduğumuz rüyadan (riyadan)
    Ölmeden evvel, ölüme varmaktır arifin işi
    Ölmeden evvel, insanın başı aşka düşermi hiç
    Görmeden kalbinle ilhamı anlatmak marifetmi
    Değilse öyle bırak yalancı ağıtlar savurmayı
    Ağlamaktan buz tutan göze küfürler savurdun
    Fakat sürekli sol yanına yıkılıyor dileklerin
    Bütün cümleler yaşama savaş veriyor adından
    Düşlerimi bölüp, dökül içime, çek al bu rüyadan
    Eşkâle gelmeyen bakışlarını, asma gökyüzüme
    Gözlerim ateş parçası gibi, yanmakta hardan
    Şanstan, umuttan, soğuttun beni bu dünyadan
    Hatrıma ölüm yer etti, kalbe verdiğin nazarla

    Sırrımı ifşa etmek için doğrulma karşımda lütfen
    Sen sonbaharın bana getirdiği ilk baharısın
    Belki son yazgısın, belkide son hatası güzün
    Yüzün hüznü hapseden neşe ilhamıdır doğama
    Hala aşkın'da öfkende sıcaklığın bu denizdeyse
    Kurtulabilecek güçteyim bin ağdan, sana varmak için
    Yahut yoksan, paramparça olur dolanırım bin ağa
    Vururum her kıyıya, sana ölmek kolaydır ah'tan
    Ben bütün harfleri bakışındaki ışıkta ezberledim
    Hiç görmeden. Körcesine ezberledim siluetini
    Hiç habersiz kaldınmı kendinden, Ben kaldım
    Hislerimi aldığından beri, hazinem yarım bi akıl

    Hecelere düştünmü hiç cümlenin eksikliğinden
    Tersini düşünüp doğrusunu sildinmi gününden
    Dününle bitap halde uyandınmı her yeni güne
    Bülbülle dost olup, akrebe sattınmı hayallerini
    İnfilak ettimi için yalanları doğru bulmak için
    Çelimsiz kaldımı hiç biriktirdiğin umutların
    Sorarım sana üçe beşe tüm beşeriyete...

    ...Her tende başka bir güneş bu zamanın aşk
    Tarifler eksik kalır yanında yoksan eksik bir yanım
    Sen ölüme aşıksın aşkta huzurda sende baki
    Bu yüzden acının mührü zorda olsa hep daim
    Kolaymı sana varmak tüm engelleri atlatıp
    Sağım solum her tarafım bana rakiplerle dolu
    Nasıl varayım sana bu halle yüzümü aklayıp
    Yolunda zafer için bin mağlubiyet dahi alırım
    Kalem seni tarif edemez bilen tökezler duru
    Bir ayna bulup devam ettim içimi bağırtılar vurur
    Kalp bir yirmibeşte güneş gibi sıcak, ay kadar duru
    Yoluna serilir gönül kendi tahtını unutup
  • (bkz: yürü bre ehli deve)
  • geceye sır ver
    sana rahatlık verir
    dene de gör be...
  • "Seni sevmek benim dinim imanım
    ilahi dini imandan ayırma"
  • İçimi dökersem diye söylüyorum
    Dikkat et ayağına batar
    Ben kaçıncı kez ruhumu yırttım biliyor musun?
    Anlamazsın.

    Anlamazsın, bir anda saat 22.24 oluyor
    Düşleyeyim diyorum da, neyi?
    Nasıl bilinmez, bilmezsin
    Bir reklam daha ezberledim bugün.

    Sigara paketim enteresan
    Çabuk kilo vermiş.
  • Yüz yıl oldu yüzünü görmeyelim,
    Belini sarmayalı,
    Gözünün içinde durmayalı,
    Aklının aydınlığına sorular sormayalı,
    Dokunmayalı sıcaklığına karnının.

    Yüz yıldır bekliyor beni
    bir şehirde bir kadın.

    Aynı daldaydık,aynı daldaydık.
    Aynı daldan düşüp ayrıldık.
    Aramızda yüz yıllık zaman,yol yüz yıllık.
    Yüz yıldır alacakaranlıkta koşuyorum ardından.
    NAZIM HİKMET/HASRET 1
  • Klarnet çalıyorsun
    Güzel kardeşim benim.
    Nasıl da toplanıyor insanlar
    Notalar ağlarken, etrafında
    Kimi o köşede, kimi yanıbaşında
    Akşamleyin, diyorum kardeşim
    Akşamleyin;
    Bir sigara borçlusun bana
    Bir de gözlerimi açtığım gün yaşama
    Bana bir gün ışığı borçlu.
  • Zamansız geliyorsun aklıma, zamansız..
    gece gündüz ayrımsız..
    Ya bir ışığın ortasında dağıtıyorsun aklımı,
    ya da gecenin bilmem kaçında bölüyorsun uykumu.
    Tam unutmaya çalışırken seni,
    ya gözlerin geliyor aklıma, ya da hayalin çıkıyor karşıma.
    unutuyorum unutmasına da;
    seni değil, senden başka herşeyi..
  • Bir kedi gibi bekledim seni
    Bazen yanağımı pencereye yaslayıp
    Bazen saatlerce yağmur altında ıslanıp
    Öyle ürkek öyle yorgun
    Öyle çaresiz ve ıslanmış
    ve bir o kadar üşümüş...

    Bir kedi gibi bekledim seni
    Bazen başıboş sokak ortasında
    Bazen bir çocuk parkı bankında
    Öyle boynu bükük öyle biçare
    Öyle merhamet ve sevgi dolu
    ve bir o kadar özlemiş...

    Bir kedi gibi bekledim seni
    Belki bir gün dönersin diye
    Geldiğinde yanına kıvrılıp yatarım diye
    Öyle hasret ve tutkuyla
    Öyle bir başına ve yalnız
    ve bir o kadar beklemekten bıkmış...

    16.9.2017
  • Sen beni öpersen belki de ben Fransız olurum
    Şehre inerim bir sinema yağmura çalar
    Otomobil icad olunur, Zarifoğlu ölür
    Dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.
    Senegalliler dahil değil
    Sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
    Çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
    O vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
    Hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin
    -Yoksa seni rahatsız mı ettim?
    Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
    Ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
    Elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
    Elbette gayet rasyoneldir attan atlamak
    -Freud diye bir şey yoktur.
    Sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
    Belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
    Bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
    Yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.
    -Haydi iç de çay koyayım (bkz: ah muhsin ünlü)
/ 10