düşün ki o bunu okuyor

#anket sırala başlıkta ara
/ 57
  • ey ruhum beni duyuyorsan ve bu yazıyı okuyorsan bana seslen. şahsen ben seni bulamıyorum.
  • Kaybedeceksek bile bu birlikte olmalı.
  • onun bunu okuma ihitmali dünyanın ağzını açıp güneşi yutma ihtimali ile aynı. çünkü türkçe bilmiyor. keh keh keh.
  • O kim? Ve sen kimsin?
  • Artık öyle bir insana dönmüşüm ki bu yazdıklarımı okuyacak biri yok ve düşünmüyorum. Hayat enteresan bi sey
  • Sana ilk defa bu kadar çok ihtiyacım var.
  • bana öyle bakma, anlayacaklar
    ikimize karşı bu dünya
  • Bilader şerbetten tiksiniyorsan (bkz: istemiyorum) diyeceksin. Sırf ondan kurtulmak için niye beni bahane ediyorsun?

    Yolunda giden, ümit vadeden, mutlu bir ilişkim var. Mutluluğumu sabote etmeye, söyle, hakkın var mı?

    Sana "hayır" diyeceğimi adın gibi biliyorsun.
  • Doktor, yapma bu nazı. Kızın gönlü oluyor işte.
  • Gerçekten bunun için elimden gelen her şeyi yapacağım.

    (bkz: söz veriyorum)

    Yeter ki doktor dönmesin. Yeter ki kankamı üzmesin.

    ..
    I promise i will do the best for tiying mystery to the groundshaker. İ am so honesty -also i am in a fast. You know any of people can not lie when in sawm.
  • Çünkü beklemeye değer. Sen buna değersin.
  • sal beni gideyim.
  • gelecek misin?
    sevecek misin?
    yorgunum bana bir şey söyle istemiyorum de - yine beklerim-
    umut varken içimde olmuyor
    korkuyorum seni başkası sevecek, isteyecek diye
    mutlu olurum mutluluğunla ama gözünü seveyim bana bir kere seni seviyorum de
  • Özür dilerim. Beni affet.
  • buraya herkes genelde depresif şeyler yazıyor ama ben öyle yapmak istemiyorum, depresif bir insan da değilimdir zaten.
    8 yıl önce daha genç yaşımdayken hayatımın aşkıyla beraberdim ve gerçekten çok güzel bir ilişkimiz olmuştu. onun ardından hayatıma giren insanların haddi hesabı yok fakat o halen güzelliğini zerre kaybetmemiş bir şekilde hep orda. yanlış anlmayın içimde ona karşı duygusal bir şeyler beslemiyorum aradan yıllar geçti, sadece o hep geçmişimin çok güzel bir yerinde bir yıldız gibi ışıldıyor.
    yurt dışındayken daha benim akıllı telefonum yokken onu aradığım ankesörlü telefon kulübesinin önünden geçtim iki saat önce ve bir sürü anılar sigara esliğinde gözümün önünde canlandı. sigara bitti, duman oldu kül oldu ama o hala orda benim için. artık ne "o" geçmiş zamanlardaki o ne de "ben" benim. sadece çocukluğa gitmek bile paha biçilemez. en çok da yaşadığım onca iyi kötü şeylerin ardından bazı şeyleri dün gibi hatırlayıp inanmak çok güzel, büyük şans.
    bunları hiçbir şekilde o kişi veya tanıdığım kimesnin okuyamayacağını bildiğim için bu başlık altında hiç düşünmeden yazmak istedim. umarım bu başlığa yazanların da bazı şeylere inancı devam ediyordur.
  • İyiki varsinn
  • Sen hangi eylül, ben hangi başak?
  • Sahi, uzaktan bakınca kendi kararlarıni veremeyen bir ebleh gibi mi görünüyorum (da bu kadar çok manipule etmeye çalışiyorsunuz beni/bizi)

    (bkz: open letter atlantic med)
    (bkz: not me us)
  • Biz sizi kanımızla doveriz tamam mı. Durmanız gereken yeri bilmelisiniz.

    (bkz: union nations)
  • Mideme yumruk yemiş gibi hissettim ilk.
    Her şey anlamını yitirdi sonra. Çığlıklar mı atsam, kendimi mi yumruklasam, donup kalsam mı fark etmezdi. Başta çabaladım sonra uğraştıkça kendimle birlikte her şeyi dibe çektiğimi anladım. Geçmesi lazımdı. Bir rüya olmadığını anlayıp kafam yerine gelince önüme sermem lazımdı. Çok kızdım, çok üzüldüm, çok yıkıldım. Hepsi o kadar çoktu ki hangisinin daha iyi olacağını bilemedim. Midem bulanıyor mu ağrıyor mu belli değildi. Kaybettiğim ilk şey gözlerim de ki ışık oldu. Evet kaybettiğim ilk şey. Sonra insanlara müthiş bir öfke duydum. Suçlu olsunlar yada olmasınlar nefret ettim hepsinden. Yemin ederim bütün bunları yaşarken beş yaşındaki bir kız çocuğu kadar saftım. Tam olarak ne zaman geçer yada ne zaman alışırım bilmiyorum ama güzel yıktın.
/ 57