bugün yazarları gülümseten şeyler

  • Sesli kitap okumaya başladım. Ara ara okuduğum tolstoy'un yazdığı hacı murat'a sesli devam ediyorum şu aralar. Kitapta bulunan bazı diyalogları Rus aksanı ile okumak beni mutlu etti açıkçası.

    Ivan Matvayeviç:
    "Yızde yız ıbayı yaktı." Marya Dmitriyevna:
    "Yıktımsa nı ılmuş?"
  • Bugün hiç gülümsemedigimi fark edip kendi kendime güldüm.
  • (bkz: oğlum)

    Öğleden sonra biraz dalmışım. Uyandığımda her yerde küçük renkli toplar vardı. "Baba sen uyurken bir sürü top attım sana, uyanmadin" diyen canı sıkılmış bir canavarımsı ile birlikte...
  • güldüğüm için suçlu sayılır mıyım bilmiyorum ama suçsa bile bu suça sizleri de ortak etmek niyetiyle geldim buyrun
  • lan kedi
  • dans eden mendilci teyzeler
  • (bkz: my airport crushes)
    Bugun birsuru crushim oldu. Cekiciligime hicbiri dayanamadi. Uzaktan uzaktan bakip gulustuklerim, elele yuruduklerim, sarildiklarim oldu. Kimisi biraz cekingen kimisi de bayagi rahat. Ozellikle emzikli olanlar fenalardi.
    (bkz: kişinin etkileyebildiği yaş aralığının 6 ay-6 yas olması)
  • Uzun zamandır kullanmadığım mail hesabına girdim bugün. Bir şifre lazımdı. Mail otomatik olarak skype'ı açtı. Bir baktım yandan bir mesaj " bu bir karınca mı? acaba" '*'
    seneler önce çalıştığım iş yerindeki arkadaşım. yıllar vardır görüşmedik. Ben çok çalışkan olduğumdan bana hep karınca derdi. Blog açarken de içinde karınca yazmasının müsebbiblerinden biridir kendisi. Biraz sohbet ettik. Özlem giderdik. Ben hayat gayesi içinde pıt pıt ordan oraya zıplarken onların senelerce aynı yerde, aynı masada çalışmaya devam ettiklerini öğrendim. hayat enteresan...
  • (bkz: sınıfımıza misafir olan minik bir uğur böceği)

    uğur böceğini biraz sevdikten sonra sınıfın akıllı bir öğrencisine verdim. (bkz: böcek sana emanet)

    bir ders sonra minik, taşınabilir bir prefabrikle karşıma öğrencim geldi. kağıtlardan uğur böceği için ev yapmış, içine yaprak cips falan koymuşlar.

    deli benim çocuklar yemin ediyorum. derste bir ara "hocam uğur böceği yaprağın altında kaç dakikadır çıkmadı."
    ben de az akıllı sayılmam.
    "uyuyordur buse rahatsız etmeyin"
    "bakın hocam işte bunun altında"
    "kapa kapa rahatsız etmeyelim"

    böyle şeyler. bu yawrulardan bir ay sonra nasıl ayrılacağım inanın bilemiyorum. beni öyle bağladılar ki kendilerine.

    (bkz: yürekte bir yumru olup dokundukça insanı acıtan şeyler)

    ---
    bir de insan sahip olduğu değerlere sahip çıkmalı, hatta gerekiyorsa mücadele etmeli onlar için, diye düşünüyorum. bu bir insan, bir eser, bir düşünce, fikir örüntüsü de olabilir. seni sen yapan, sana bir benlik, akışkan ruhuna bir vücut aşılayan her ne olursa onu bulmalı, korumalı, büyütmeli ve sahip çıkmalı.

    kendi değerlerinize sahip çıkın arkadaşlar. çünkü bir gün bunu yapmak için çok geç kalabilirsiniz ve size bu yokluk, telafisi mümkün olmayacak acılar doğurabilir. insanlar boşuna delirmiyor.
  • sonunda tek başıma yaptığım paketin tamamlanması.
  • (bkz: oğlum)

    Sabah sabah odasına çağırıp yere uzanmamı ve masal anlatmamı istedi. Normalde süper masallar uydururum ama dün gece yarısına kadar çalışmış olmanın yorgunluğuyla aklıma hiç bir şey gelmedi.

    ben de dün geceki çalışmayı anlatmaya başladım. ama masalsı bir şekilde... devamında;

    -baba
    -efendim oğlum
    -ne jaman bitecek?
    -ihale süreci mi? 40 gün filan var.
    -hayıy maşal ne jaman bitecek?
    -bitsin mi?
    -şabuk bitşin...

    haklı çocuk (bkz: swh)
  • (bkz: acayip samimi ve dobra röportaj veren sivaslı kız)
  • (bkz: oğlum)

    Ma'aile oturma odasindayiz. Oğlum bir kanepede uzandı. Sütünü istedi, mavi yastığını ve atlı battaniyesini emretti ve sütünü içerken uyuya kaldı. Eşim ise diğer kanepede uyuyakalmisti. Bu derin sessizlik ve huzur ortamında bana düşen sesi kısıp altyazılı kanallardan film izlemek oldu. Taaa ki oğlum kanepeden yuvarlanarak yere düşene kadar... Ben gülme krizindeyken anne oğul düşmenin müsebbibi olarak halıyı ve kanepeyi belirlemiş ah ah yaparak cezalandirmis ve uykuya devam kararı almışlardı bile.
  • oscar and the wolf'a sadece 1 gün kalması kalp kalp
  • l'italiano
  • kedilerde manyak olabilir, puhahahahahaha
  • (bkz: oğlum)

    Şu anda ben bu satırları yazarken evin koridorunda yerde bağdaş kurmuş haldeyim, o ise aynı koridoru dün gelen paketlerden çıkan straforlarin parçalarıyla dolduruyor. Küçük beyaz köpük parçaları havada uçuşuyor. Arada telefon ekranına üfleyerek üstüne yapışan köpükleri uzaklastiriyorum. Plastik takım sandığı ve oyuncak tamir setiyle tüm straforlari parçaladı, kağıt bantla yapıştırmaya çalışıyor şimdi de... Eşim de ben de engellemek veya kızmak için çok yorgunuz. Ben arada fotoğrafını veya vidyosunu çekip Instagram'da paylaşıyorum. Eşim içeri odadan bazen offff çekiyor bazen de gülüyor. Neyse temizlemesi vakit alacak olsa da biraz iyi vakit geçirdi canavarimsi...

    Sonuç; evden atıldık, annesi bizi sepetledi, 2 market ve 1 park gezdik. Arabada uyudu da eve donebildik...
  • okulun bir günü. seçmeli fen hocamız diyorki:
    "çocuklar haftaya atom modeli ödevi veriyorum. hem höm." tabii bizde gaydırı guppak bir atom modeli yapıyoruz. geldik efenim ödev kontrol zamanına. hoca konntrol etmedi, hoca gelmedi, bugün verilmeyecekti yok efenim neler neler...biz geldik böylece okulun son haftasına. hoca ikinci döneme kaldığını söyledi. lan haftalardır ben bunu getiriyorum, akraba olduk. kontrol et, bitsin bu çile. bitmedi.

    geldik ikinci dönemin ilk gününe. benim elimde yine bohrcum var. hoca haftaya bakacağını söyledi. ya sabır çektim içimden. bekledik sonraki haftayı, bu sefer hoca yok. kaldık biz yine bohrcumla. bugün kontrol günüydü. bu sefer ders programı değiştiği için hoca değiştirilmiş. hoca bakamadan gitti bizden. neyseki yeni gelen hoca baktı, kurtuldum bu bohrcumdan. ama nasıl kurtuldum?

    zil çaldı. düşünüyorum aklımdan "acaba buna hangi çin işkencesini uygulasam? diye. böyle düşüne düşüne sınıfa geldim. sonra:
    "arkadaşlar, ben bundan kurtulacağım." dediğim an bir kıyamet koptu, anlatamam. bu nasıl bir hınç allah'ım? tane tane elektronlarını tepine tepine, eze eze yok ettiler. ben de teşekkür ediyorum:
    "allah sizden razı olsun, ellerinize sağlık. ohh! içimin yağları eridi."
  • az önce anam börek aççak diye yufka almaya gittim. nescafe stokumda bitmişti zaten, onuda alayım dediydim.
    neyse gittim pehlivanoğluna, aldım bunları, sırada bekliyom.
    önümdeki kadıncağzın 3-4 yaşlarındaki veledi koştura koştura kapıya gitti, otomatik kapı tabii boyu kısa olduğu için açılmıyo, göbeğini kapıya çarpa çarpa çıkarın beni burdan diye bağrıyo sıpa :)
    annesi, oğlum kapı kapalı görmüyon mu diyo, kapanmasaymış o zaman banane diyo :)
    çuklata alıverdim hemen, gel bak dedim, geldi hemen.
    yakaldım bunu, yidim yidim :)
    kadıncağızda teşekkür ede ede bi hal oldu.
  • Yemek yemeye gittigim kafede karsi masada oturan bir kiz cocugu devamli bana bakip siritiyordu. Gel diye isaret ettigimde ise utanip saklaniyordu. Yetismem gereken bir yer oldugu icin ayaga kalkip gitmek icin hazirlanmaya basladim. Kalktigimi gorunce o da akranlarinin cogunun yaptigi gibi ellerini kaldirip "beni al kucagina" hareketini yapti. Ben de aldim. Gogsume yatti. Uyuklamaya basladi. Ama benim gitmem gerekiyordu. Ama birakamiyordum da. Dedim madem uyuyacaksin, seni uyutup gideyim. Biraz gecikirim." sonra bi' baktim hanimefendi uyumuyor. Bayagi keyif yapiyor. Annesine vermeye calisiyorum, gomlegime yapisip geri geliyor. Artik besinci denemede verdim annesine, ciktim oradan.
    Allahim ne guzel yaratiyorsun.
/ 20