bugün yazarları gülümseten şeyler
-
Her gunumuze benzeyen siradan, basit gunlerde guldugumuz ayrintilar daha fazla oluyor. (tabii ben unlu biri oldugum icin oyle o kadar da basit gecmiyor ama burada anlatip sizi unluluge ozendirmek istemem...) '*' Bizim icin ozel seylerin yasandigi gunlerde sadece ozel olmasina takilip gulmeyi geri plana atiyoruz. Simdi boyle bir aciklama yaptim cunku oldukca basit gecen gunumde beni gulumseten seyleri anlatacagim birazdan sirf o yuzden biraz daha gizemli ve edebi bir hava olusturmak istedim. '*'
Sabah erkenden otobuse bindim, benden birkac durak sonra 50 55 yaslarinda oldugunu dusundugum bir teyzemiz bindi otobuse. Her yer doluydu ben de ona yer vermek istedim, cantami gorunce "siz ogrencisiniz lutfen oturun yorulmayin" dedi ama ben israr ettim ve oturdu. o kadar kibar o kadar tatliydi ki sadece yerimi degil kalbimi de ona vermek istedim. Al senin olsun demek istedim. '*'
Sonra ayakta dikiliyor oldukca entel bir sekilde kitabimi okuyordum ki siniftan cok sevdigim bir arkadasim bindi otobuse. Sali gunleri birlikte gidiyoruz iste. O kadar enerjik oluyor ki, yanimdakinin uykusunu acan genellikle ben olmama ragmen benim uykumu acan o oluyor. Okula kadar gulmekten yanaklarim agriyor hep. Bu sabah da bana acayip enerji depoladi ve yine agritti yanaklarimi guldurmekten. '*'
Okula gittik, siniftan en yakin arkadasimla zemin katta karsilastik, beni cok uzaktan gormus, kahkahavari gulerek yanima geldi "peki ya senin bu tatligina ne demeli, kucuk bir cocuk gibisin" dedi, bakin yazarken bile guluyorum ne kadar guzel bir iltifat bu. Boyle gormesinin sebebi sacimi bugun ortadan ayirip kulagimin arkasina atmistim ve ustumde kisa bir bluz vardi. Butun gun yuzume bakip guldu. '*'
Sonra yolum dustugu icin (ne kadar ayip halbuki) mevlana turbesine gittim. Tahmin edersinizki turist kayniyor. Yilin her mevsiminde turbede cekik gozlu kardeslerimizi gormek mumkun. Bugun de turbedeydiler ve iki cocuk beni de turist sandi. Ben de bozuntuya vermedim hahahaha
En son isimi gucumu bitirince arkadasimi aradim haber vermek icin, "seni bekliyoruz x'in morali cok bozuk gulmeye ihtiyaci var" dedi. Kimisi buna gurur yapar ama gurur yapacak bir sey yok. İnsanların size gulmeleri sizi salak konumuna dusurmuyor. Zaten ozellikle guldurmeye calisirsaniz kimse gulmez. Gülüyorlarsa sevdiklerinden gülüyorlardir. '*'
En en en son da tam tramvay duragina yuruyordum ki minis bir kopegin sahibinin pesinden kosusunu gordum. Ne kadar tatlisti anlatamam. Ben de kopek istiyorum. '*'
Anlatacaklarim simdilik bu kadar. Umarim sizin de her gununuz guleceginiz ayrintilarla dolar tasar. '*' -
Bugun yapmayi planladigim neredeyse her seyi yaptim. Sabah biraz duygusaldim. Destek olmak isteyen herkese cok tesekkur ederim; karsilik verdiginiz satirlari yazarken uzuntuden agliyordum ancak attiginiz her mesajda mutluluktan agladim :') Dedim ya ben hic aglayan biri degilim diye, aglayinca da uzuntu mutluluk her sey birbirine karisiyor. Neyse bugun gercekten cok yoruldum, canim topuklarimdan cikacak galiba. Soguk su iyi gelir derler, sahiden de geliyor. İyi insanlar da oyleler iste, kotu anlarimizda soguk su gibi geliyorlar, evet evet sizlerden bahsediyorum. Mutlu oluyorum. Son olarak da serdim tertemiz carsaflari, ooh mis gibi deterjan kokusu. Anlatabildim degil mi :') -
Aslında dün geceden beri bu gülümseme var:) yaklaşık 6 -7 seneden beri görüşmediğim, aslında görüşmemek durumunda bırakıldığım bir arkadaşımla tamamen tesadüfi bir şekilde yollarımızın kesişip yıllar sonra bir araya geldik. Öyle bir özlem duymuşuz ki bir birimize anlatılamaz bir duygu bu. Silkelenip kendime gelmemi sağladı bu olaylar :) inanılmaz derecede pozitif başladım güne ve benden önce kalkıp uyandırması ayrı bir gülümsetti beni. Gerçekten böyle arkadaşlara herkesin ihtiyacı var:) umarım davetimi kabul edip buraya gelirse çok mutlu olurum şenlenir buralar :) düşünmeyin bir şeyi, iyi olun ve dikkat edin:) -
'*' rampalı çarşıdaydık ben ve iki arkadaşım. Hırslıyız lys için, plan program yapacağız, eksik kitapları alacağız. Aldık bitti, çok sevdiğim bir kitap gördüm rafta, daha okuyamadığım. öğrenciliğe lanet olsun sürekli fakirim zaten bir de sevdiğim bişey görünce çok aşırı tepkiler verebiliyorum (bkz: salatalık gören kedi) ben orada alamayacağım kitapla aşk yaşayıp bilmem kaç milyonuncu kez paramı artık saçma sapan şeylere harcamayacağıma dair kendime söz verirken kara Şövalye gibi geldi ve kitabımı aldı. '*' işte gülümsemek ne kelime, insanüstü mutlu oldum sözlük. Zaten yanımda onlar varsa, hayatın içinden hız treniyle geçiyormuş gibi oluyorum. Biz birbirimizi her koşulda mutlu eden insanlarız. Aile gibi, hepsini seviyorum, buradan beni kitaplayan güzel kıza da kucak dolusu kediler '*' -
Pelikan silginin internet sitesinde "kaliteli silgiler" sloganinin kullanilmasina baya gulmustum. -
Çocukluk arkadaşım var bi tanecik, her doğum günümde ağlatır beni farklı şehirlerde olsak da. Gün intikam günü deyip biletimi aldım doğum gününe, bekle beni İstanbul! -
Vodafone ücretsiz 1 gb internet yollamış -
pazartesi olmanın mutluluğu -
Tabiki Halit hoca -
Bugün çok erken başladım gülümsemeye hayırdır diyerekten devamını bekliyorum :) efendim olay şu; uzun bir süredir konuşmadığım daha doğrusu sebebini bilmediğim ve anlamadığım bir şekilde benimle konuşmama tercihi yapan eski bir arkadaş kendime ait eve gidip zile basmış evde kalan kiracıları kaldırmış :) tabi kiracılarda yabancı olduğundan iletişim sıkıntısı çıkmış sabah sabah güzel atraksiyon çıkmış anladığım kadarıyla nedense sevindirdi beni bu olay :) -
Kira tahsilatı için gittiğim kiracımın ingilizce konuşmayı ret edip benimle türkçe iletişime geçmeye çalışması çok güldürdü beni:) kiracım hollandalı öğrenciler bu arada :) belli bir yerden sonra ingilizceye dönsekte çabası oldukça mutlu etti beni :) garsona bile hooopp demesini öğrenmişler:) -
Öğlen annemi arayıp işte çıkan yemeklerden şikayetçi oldum biraz 2 gün üste üste tavuk göğüsü olurmu arkadaş? Neyse Annemlere gittiğinde annenin en sevdiğim 3 yemeği yaptığın görünce çıldırdım resmen. Gülümseyerek yumuldum yemeklere:) şahane bir anneye sahibim çok mutluyum yahu:) -
Bugün birine kapıyı çekip çıkayım diyeceğime kafayı çekip çıkayım dedim. -
Babamın aldığı çoraplar, ama çok güzeller, burunlarında farklı farklı hayvanlar var.
resmen oturdum çoraplara gülüyorum
(bkz: akıl sağlığı) -
Bugun siniftan bir arkadasimin gecmis dogum gununu kutlamak icin birkac kisi avm ye gittik. Bowling falan oynadik, birinci olarak başladığım oyunu sonuncu olarak tamamladim, sonra hadi bir yerlere oturalim dedik ve starbucks a oturduk. Yok ya pelinsu falan degilim ama avm'lerin icindeki kafeler konusunda her zaman cok fazla secenegimiz olmaz. İste siparislerimizi verdik aldik karton bardaklarimizi oturacak bir yer ariyoruz, disarida rüzgarlı serin bir sonbahar havası hakim oldugundan iceride oturalim dedik ama neredeyse hic yer yoktu (insanları anlamak da bir garip ha, kitap almazlar ama gider kitap parasina her gun kahve alirlar. Parasi olan hem kitap alsin hem kahve içsin, daha havali neyssse) bir baktım birbirine cok yakin iki masada oturan kardesim yasindaki birkac genç kalkmaya yeltendi ben de emin olabilmek icin gittim sordum "kalkiyor musunuz" dedim ve iclerinden bir tanesi oldukca sert bir tavırla "evet" dedi ben de cussemden hic beklenmeyecek bir kibarlikla "tamam" dedim, arkadaşları guluyorlardi, ben de guluyordum. Neyse gittiler aradan 3 4 dakika gecti biz az onceki olayi unutmusuz ben hararetli bir biçimde gulerek bir seyler anlatıyorum, bir baktim az onceki delikanli bana doğru geliyor, gulumsedim "ya az once cok kaba oldu sanirim ozur dilerim" falan dedi. Sorun degil, bilerek yaptigini dusundum guldum o yuzden falan derken tekrar kusura bakma dedi ve ...'da mi oturuyorsun diye sordu. Meger ayni yerde oturuyormusuz ve ona tanidik gelmişim. Buraya kadar her sey normal, komik olan yani ise kafede gordugu pelinsuyu kim bilir kac kez ustunde pijamalari, taranmamis daginik saclari, giydigi cok kalin yun coraplarindan dolayi terlige sigmayan ayaklarinin topugunu yere vura vura ortalıkta yururken gordu. Diyecegim o ki pelinsu sandiginiz her kiz aslinda pelinsu olmayabilir; icinde mahallenin delikanlisini, dedikoducu teyzesini, topu kesen amcasini, kivircik sacli sortlu basketbolcu cocugunu, delisini barindirabilir.'*' -
Geçen yıl interrail yapmıştım, resimleri kaybettiğimi sanıyordum ki bu sabah buldum. -
Kardeşimin büyüyünce ne olacaksınvari teyze sorularına , "muhtemelen ejderha terbiyecisi" cevabını büyük bir ciddiyetle vermesi, hayır o kadar inanıyor ki... :) -
Derslerinde yardimci oldugum 2.sinif bir erkek ogrencim var. Bazen ders yaparken beni cok sinirlendiriyor ve ben de ona kiziyorum ama dersin bittigi an hemen normal halime dönüyorum guluyoruz, sakalasiyoruz, oyun oynuyoruz. (bkz: bir ogretmen adayinin gunlugu) iste kizdirdi beni yine, derste kizdim ben de ama bayagi uzun ders yaptik dersin sonunda ona cikolata verdim, yiyordu ben de ona yeni odevlerini veriyordum sunu soyle bunu boyle yap diye. Ayakta duruyorum o esnada, o da elini yanagina dayamis, basi bana dönük beni izliyor, belli belirsiz bir tebessumle. Gozunun icine baktim "tamam mi yap hepsini dedim" tamam der gibi basini salladi hemen arkasindan "abla sen cok güzelsin" dedi. Allahim ne diyeceğimi bilemedim, kucucuk cocuk iste. Aldigim en samimi iltifatlardan biriydi herhalde. Canim benim. Keske senin yuregin kadar guzel olabilsek, keske senin yuregin kadar guzel olsa yuregimiz. -
Bu gece sabaha çıkamam kesin ölürüm diye bir his gelmişti. Sabaha çıktım, turp gibiyim , deneme sınavına gitmeye hazırlanıyorum. Bu durum beni bir miktar güldürdü sevgili sözlük. -
Bir gun arkadaslarimla konusurken laf arasinda uzun zaman once en sevdigim kitaplarimdan birini birisine odunc verdiğimi ama kime verdigimi hatirlamadigimi o kisinin de hala kitabimi geri getirmedigini kitabim icin cok uzuldugumu soylemistim. Alt tarafi kitap demeyin bazi kitaplarimi cok cok severim. Bazilarini sevmem yani simdi boyle her kitabi seven entelektüel insanlardan degilim. Neyse iste siniftan bir arkadasim da bunu soyledigimi unutmamis ve fellik fellik o kitabi aramis sonunda bulmus ve bana hediye etti. Neredeyse hiçbir kitapçıda kitabin kalmadigini en sonunda ikinci elini bulabildigini soyledi. Bu ikinci el kitabin benim oldugunu dusunuyorum, benim kitabim bana geri geldi bence, bu dusunce de beni mutlu ediyor.
