blog sözlük itiraf
-
Bazı entryleri okuyorum, başlıklara giriyorum. Lan aa ben bunu ne ara yazdım falan diyorum. Sonra bi bakıyorum ben yazmamışım. İşte o zaman tyler durden aklıma geliyor. Lan tırsmıyorum değil valla. Ben uyurken falan uyanıp yazdığını düşünüyorum. -
Eğer belirli anıları yaşantıları unutmak için bir hap olsaydı muhtemelen madde bağımlısı olurdum. Patavatsızlık dostlarım çok iğrenç bir şey. -
skor tahtasındaki badimi geçmeye çalışmaktayım.(bkz: kaldıı 4 entry) -
metronun merdivelerinden düştüm bugün.'*'hadi düşmek neyse de keşke düşerken istemsizce "ay" diye bağırmasaydım,sessizce düşseydim..ve göklerden gelen bir teyzenin sesi"aman,dikkat et kızım" demese idi.(bkz: house ile utanıyorum 1.bölüm) -
hocam bugünde yeteri kadar sıkıldım ve kedi yüzünden götüm başım şişti. hadi eyv. -
sabah uyandığımda bi şey yoktu. işte ilk saatin ardından boynumda keskin bir ağrı, sırtımda tekme yemiş hissi, tüm bedenimde gece sopayla dövülmüş anısı. tüm gün kırgın gezdim. ruh halime de yansıdı. sıcak soluklar verdim. üşüdüm. hazırlıksız olduğum için ofiste duran joker ceketimi giydim. öyle oturdum.
halen eve gidebilmiş değilim. öğlen pek bir şey yemedim. acıktım ama hayvani bir arzuyla değil. düz. tenim sıcak, ellerim soğuk.
bir iki saate evde olacağım. inşallah. evde hazır bir çorba, kalın kıyafetler, sıcak bitkisel çaylar, yumuşacık eller bekliyorum. bir umut. bir umut bekliyorum. zile basmak istiyorum.
anahtarı kim bulup çıkarıp çevirecek şimdi... :( -
Şöyle kimselerin olmadığı bir yerlerde yaşayayım istiyorum bazen. Ama bildiğin tüm zerrelerimle istiyorum. Öyle alelade bir istek değil. Veya kalabalık içindeyken bir anda herkesin kaybolduğunu hayal ediyorum. Öyle sıkıldım ki her gün aynı kalabalığı aynı şekilde görmekten. Hiçbir farklılık yok lan. Her şey yeknesak. İnsanların olmadığı bir dünya hayal ediyorum, ya da bir şehir. En azından mahalle filan. Düşüncesi bile rahatlatıyor insanı. Üstelik ben yalnız biriyim. Bildiğin günlerce kimseyle konuşmadığım oluyor. Belki de çok alıştım bu bir başınalığa, ondan insanlardan sıkılıyorum. Yine de sıyrılamıyorum bu kalabalığın içinden. Zaten sıyrılsam da kafamın içinde koşturup durmalarından kurtulamıyorum. Sürekli birilerinin bir şeyler mırıldandığını duyuyorum beynimin içinde. Üstelik bu mırıldanmalar bazı geceler uyutmuyor beni. Sabahları gözlerim şişmiş vaziyette, balkonda sigara içerken ayılabiliyorum. Serçelerim var her sabah ziyaretime gelen. Ah onlar da olmasa. Ne tüyleri güzel, ne de sesleri aslında. Sıradan, bayağı kuşlar. Tüyleri ve sesleri güzel ve farklı olan kuşlar kafese mahkumdurlar. Ama serçeler öyle mi ya. Özgürler alabildiğine. Bunu da bir yerde duymuştum anasını satayım, şimdi hatırlayamadım. Neyse abicim, serçeler varsın özgür olsun. Benim derdim o değil zaten. Ben, bizim ne güzelliğimiz var da mahkum olduk şu hayata, burasını anlamıyorum işin. Belki yalnızca aptalca bir bakış açısı benimkisi. Neyse tamam. Neyse. Belki birisi açar bu kafesin kapısını, biz de uçarız hiç bilmediğimiz yerlere.
Hazır gelmişken bir de itiraf bırakayım madem, şu eti brownilerin kağıdını da yerdim ben. Ondan mı böyle salak bir şey oldum la acaba? -
Bazıları konuşmayı bilmiyor. Yok sıkıntı ses çıkartmak değil. Kurdukları cümledeki deyimleri kalıpları doğru yerde kullanmıyorlar. İşin kötüsü ne biliyor musunuz? Konuşmanın alıcı tarafı yani söylenenlerin doğrudan hedefi olan kişi de bunu farketmiyor. O sırada konuşan adam farkında olmadan hakaret ediyor mesela ama hakaret edilen de hakaret edildiğini değil karşıdakinin asıl anlatmak istediğini anlıyor. bu matematik sorusunu yanlış çözüp yanlışlıkla doğru çözümü işaretlemek gibi bir şey. E itiraf ne ? Ben de hakareti karşısındaki adamın anlatmak istediği gibi anlayanlardanım galiba. Aman bee. Belki de hakaret değil. Yine bir anlama özrü. -
Bir şeyler düzeldiğinde hiçbir şey düzelmiyor dediğim zamanlara gülüp geçeceğim anları öyle bekliyorum ki.
Kendime sürekli güçlü ol diyorum. Sorunlar büyük olduğundan değil. Mücadele etmeye alışkın olmadığımdan. Hadi bir güçlü ol, dik dur anadolu çocuğu.
Düzeltme: ekleme. -
hayatta en büyük iki korkum vardı; işsiz kalmak ve dişsiz kalmak.
1 eylül'de işsiz kaldım. ve işsiz olmaya hiç alışkın olmadığım için de bu durum bana çok koydu. çünkü 1 aydır henüz iş bulamadım. evden yaptığım ufak çaplı projem var ancak onu da krediye bağlamıştım. eşime belli etmesem de korkuyorum. evet, bu sefer çok sağlam korkuyorum. -
İçimde bir yerlerde Hermione Granger olduğuma inanıyorum -
Yazdıklarımın okunmasından, videolarımın izlenmesinden, fotoğraflarıma bakılmasından, şarkılarımın dinlenmesinden ölesiye rahatsız oluyorum sözlük. Ama yapmaya da devam ediyorum. Sonsuzluğa gönderiyorum hepsini. bir daha dönüp bakmıyorum, okumuyorum, duymuyorum. Keşke herkes öyle yapsa. -
yerle bir olan moralimi her seferinde elinden tutup kaldırmaktan yıldım. bırakacağım artık diyorum. sürünsüz şerefsiz ama olmuyor ucu bana dokunuyor.'*' -
bugün benim doğum günüm sözlük. -
Sayfayı yenileyerek rastgele başlıklara bakarken kendi açtığım bir başlığı görmek hoşuma gidiyor.(bkz: Narsistliğin izdüşümsel entryleri) -
Ne alaka, neden, oğf iki hafta once huzurum vardi,ben naptim simdi, dedigim sey bende bir seyleri degistiriyor. Hayra yoruyorum. Hayirli ilerliyor. Tukurdugumu yaliyor gibiyim. -
ahh ahh nerede o eski blog sözlük yazarları, üyeleri -
merhaba a dostlar!
özlediğim platform, platform yöneticileri (can arkadaşlar), muhabbeti hoş insanlar, boş insanlar. hepinizden bir bakıma özür dilerim. uzunca süre gelmedim. sanki sessiz sedasız terk etmişim gibi bir his ve özür ihtiyacı doğdu içimde. çünkü önem veriyorum. önem arz ediyor bazı paylaşımlarımız. ta en başından bilince birde bu yolculuğu ayrı oluyor yeri, değeri.
ben bi evlenip geleyim dedim. ve kendimce sözümü tuttum. (insanın kendine verdiği sözleri tutması mühim.) insan itiraf edince bir oh bir ferahlama geliyor. -
artık (bkz: kızım) diye başlayan entriler girmek için sabırsızlanıyorum.
bir kızım olacak '*' sözlük. ocak ayının ilk günlerinde bekliyoruz hanımefendiyi.
-
gizli gizli www.resimliguzelsozler.org'a giriyorum :)
