blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala
« / 87 »
  • sosyal medya yüzünden an itibari ile psikolojim bozuldu.
    tüm okul (bu konuda ciddiyim) yarısı bursa yarısı kapadokya olmak üzere teknik geziye gitti. üstelik teknik gezi 2.sınıflara ait olmasına rağmen 1den tutun da 4lere kadar herkes araya kaynak yaptı. koskoca okulda 10 kişilik caanım proje gurubum kaldı... tüm hafta sonu aptal bi sunumla uğraşırken arkadaşlarımın tophanede çekinmiş selfilerini, kapadokyada kaldıkları muhteşem hamamlı odanın keyfini çıkarışlarını dinlemek hatta görmek zorunda kaldım.

    neden ben ? nedennn
  • pişman olacağımı, üzüleceğimi bile bile yapıyorum bazı şeyleri. yapmamam gerek. uzak durmam gerek.
    ama en çok kendimden.
  • kafam çekmiyor.
  • yarın 7 saatlik bir otobüs yolculuğum var. şimdiden kötü hissediyorum.
  • biliyorum bu iş böyle çözülmez, düşünüp durmak içime dert olur.
  • Instagram'ımdaki öneriler kısmında çıkan kedi videolarının gösterilmesinin 2 sebebi var bence:

    * Kedileri sevdiğimden -çünkü onlar çok minnoş, benden bile minnoşlar- fazlaca kedi videosu izlediğim için,
    * Ne kadar yalnız olduğumu Instagram'ın algoritmasının bile anlıyor olmasından.

    Başka bir şey demiyorum Sözlük.
  • Annemle babam bu sabah memlekete gittiler cenaze için. Hafta sonuna kadar da gelmeyecekler. Sabahtan beri tek yaptığım duvara boş boş bakmak. Hissizim. Çok yalnız hissediyorum.
    Sabah erkenden kalkıp kardeşimi okula hazırlamam gerek, ardından kendi okulum var. Tüm yükler üzerimde yine.
    Allahım annemi başımdan eksik etme. Resmen annem olmadan bir hiçim. Şimdiden babamı da özledim...
  • (bkz: love yourself)
    Hemcinslerimin kendilerini yarım, eksik ya da ne bileyim boşlukta hissetmesine dayanamıyorum. Biz bir elmanın iki yarısıyız, sen geldin tamamlandım, sensiz ben bir hiçim cümleleri beni kusturuyor. Siz tam değilseniz, karşınızdaki tam değilse birbirinize bir şeyler katamazsınız. Bir ilişkinizin olması da sorunlarınızı çözmez. Erkekleri problemlerinizi çözmek için hayatınıza almayın. Eğer bu sebeple bir ilişkiye başlarsanız, mevzubahis sevgiliniz de problemden başka bir şey getirmez hayatınıza. Yani love yourself ve be your own hero .
    (bkz: kendiniz bir elma olun)
  • Bir şeyler ters gitti,gidiyor,gidecek...
  • Rober hatemo dinliyorum.
    ne de güüzel olmuşsunduur beyazlaar içindee seen
  • Dahası var..
    Yatak odamın duvarına bir fotoğrafını poster yapıp yapıştırdım. Böylece sabah gözlerimi açtığımda karşıma çıkan ilk şey onun aptal, şirin yüzü olacaktı. Uyandığım her sabah yüzündeki herhangi bir detaya uzun uzun bakıyor, yataktan çıkıncaya kadar da bunu sürdürüyordum. Bir cuma sabahı uyandığımda posterin bir köşesinin yapıştığı duvardan ayrıldığını gördüm. Gözlerine bakıp özür diledim ve posteri daha güçlü biçimde yerine yapıştırdım, saçları bozulmuştu biraz, o sorun etmedi, ben de bir şey söylemedim.
    Odasında köşeleri varaklı altın sarısı çerçeveli bir boy aynası vardı, o aynaya her sabah en az bir kaç dakika baktığına emindim. Güzeldi, hatta ben bazen onun bizler gibi sıradan bir hastanede doğmuş olamayacağını düşünürdüm, onun gibi kadınlar bulutların üstünde kurulmuş falancı özel tıp merkezlerinden dünyaya gelirdi. Benim gibi erkekler ise onun gibi kadınlara aşık doğuyorduk.
    Onunla sadece bir kez el ele yürüdük, bir defasında kahvaltı için gittiğimiz yere rezervasyon yaptırıp,"sigara alıp gelicez" dedik ve oraya dönmedik. Bu onunla giriştiğimiz ilk illegal hareketti. Elini o gün tutmuştum, parmaklarımızı iç içe geçirdik, dar kaldırım boyunca avuçlarını hiç bırakmadım. Yemin edebilirim, zerre suçluluk hissetmedi. Onu sevmek tam bu noktada korkutucu görünmeye başlamıştı.
    Cumartesi günlerinin benim için yüksek anlamlar içerdiği zamanlar vücudumdaki her hücre onun için çalışırdı. Tuhaf bir şeydi bu, kimse suyu kaynaması için buzdolabına koymaz. Ya da en aptal erkek bile içinden çıkamayacağı bir kuyunun içinde uzun vadeli planlar yapmaya kalkmaz. Ben aptaldan da öteydim..
    Yeryüzündeki en büyük suç mahali güldüğünde lunapark'a dönen dudaklarıydı. Bir defasında onu öpmek istedim, onu öpmek ve o lunaparka gömülmek.
    Bir gece bazı dış etkenler yüzünden kan şekerim düştü, fotoğrafa baktım, ona küfrettim. Ardından özür diledim. Hak ettin ama dedim..
    Yine de özür diledim. Fazla içtiğim bir gece elimde duran sigaranın ucuyla posterin sol alt köşesine bir kaç delik açtım. Bir başka gece posterin köşesinden bir parça yırtıp zıvana yaptım. Daha sonraki herhangi bir gece ise en sevdiğim t-shirtlerimden biriyle fotoğrafının tozunu aldım.
    Alışkanlık..
    Hayır, etrafımdaki herkes ona hissettiğim bu şeyin alışkanlık olduğunu düşünürdü, aptallar kısa cevaplar verir. "saçmalamayın"dedim. İçimdekinin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Bilmiyordum, bu bildiğim hiç bir şeye benzemiyordu. Su değil asit içiyordum, yemek değil kaya tuzu çiğniyordum, şarkı dinlemiyor kulağa hoş gelen seslerle kalbimde duble yol açıyordum. Bir gece onunla oturduğumuz bankı zippo benzini döküp yaktım.
    Saçmalıyor muydum, geberiyor muydum bilmiyorum ama uyandığım her sabah ona yeniden aşık oluyordum Onu ölmesini isteyecek kadar çok seviyordum..Ölmüyordu, sevmiyordu..
    Söylediği bazı yalanlar aklıma geliyordu. Ondan nefret etmek için elimden geleni yapıyordum.
    Bütün paramı cadde-i kebirde şaraba yatırdığım bir eylül gecesi posteri söktüm.
    Banyodaki diş fırçasını buzdolabının üzerindeki ayakkabı kutusuna koydum.
    Bende unuttuğu saati ve kolyeyi tütsüleri koyduğum çekmeceden alıp en altta işe yaramayan eşyaları sıkıştırdığım çekmeye koydum.
    Akvaryumun üzerinde, bir muma sardığım evde unuttuğu saçlarını koklayıp pencereden attım..
    Posteri söktüm, kalbimi söktüm..
    Uyumadan önce ertesi sabah bir daha onunla ilgili tek kelime etmeyeceğime dair kendime söz verdim..
    O gece hiç uyumadığım kadar huzurlu uyudum..
    Uyandım..
    Posteri yerine astım..
    Günaydın Aşkım..


    Alıntı*
  • Bir "şeye" sığınmam gerekiyor, ama yüzüm yok. Neyse, günde 3 litre su tüketimini artık 2 litreye indirme kararı aldım. Benim gibi hiperhidrozis hastası biri için aşırı yanlış bir karar gibi olsa da, sıcaklar beni hayattan nefret ettirmeye başlamadan önce bir süre böbreklerimi yormamalıyım.
  • Pazar günü o’nunla olan hikayemi anlatacağım. Çok yorgun olduğum ve uzun süreceği için buraya not bırakıyorum.
  • Al işte! Canım kandil simidi çekti. Buyur burdan yak.
  • halı sahadan yeni geldim sözlük. sol bacağım öldü.
  • başlığı görünce aklıma sırlarım geldi ama itiraf etmeyeceğim.

    kimse bilmesin, işte bunu itiraf ediyorum.
  • dün kayın pederin arabasının vizesi vardı. ben götürürüm dedim, iş yerimden öğleye kadar izin aldım ve götürdüm. plaka mevzuatı değişmiş. yıllardır kullanılan plaka ağır kusurlu olarak belirlenip vize tekrarı istendi, neyse dert o olsun.

    döndüm, anahtarı vermek için kapıyı çalacağım ama ne mümkün? bir kedi, sokak kedisi, ayakkabı dolabının üstünde tam da kapı zilinin önünde kıvrılmış uyuyor.

    uyandırmak istemedim, kapıyı tıklatarak çaldım. kayın valide ve oğlum kapıya çıktılar ve oğlum kediyi görünce sevinçle çığlığı bastı. tabi hayvancağız bu vahşi çığlığın etkisiyle uyandı. esneyerek doğrulup bana baktı.

    2003 yılında bir gece okul dönüşü kasım ayında donarak ölmek üzere olan bir kediyi alıp eve getirmiştim. sadece iyileşene kadar diye düşünürken 2 yıldan fazla bana arkadaşlık etti. adını sıdıka koymuştum. camda benim eve dönüşümü beklediği için. 2 yıl sonra gitti.

    dün esneyerek bana bakan kedi sıdıkanın birebir aynısıydı. telefonla fotoğrafını çekip anneme ve kızkardeşime gönderdim. "aynı sıdıka değil mi?"

    annemin cevabı: "neredeymiş bu kadar zaman?"

    hanımdan korkmasam * * bunu da alır eve getirirdim inanın. zaten oğlum evde bir hayvan istiyor deli gibi...

  • hangisi daha mantıklı ya?..
    (bkz: ören yeri) mi (bkz: peyzaj alanı) mı?...

    edit: peyzajı seçtim :)
  • Tek bir antidepresanim vardi o da bok yoluna gitti. Ne yapacagiim eeey kurban oldugum guzel allahim.
  • 05.04.2018 tarihinde sosyalith.com kalıcı olarak silinecek. sosyalith ruhu da onunla birlikte gömülüp gider inş. bana yaşattığı tüm hezeyanlar da sitenin yayından kalkmasıyla son bulur inş.

    her gecenin bir sabahı vardır değil mi?
« / 87 »