blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • eskiden hoşlanmadığım,hoşuma gitmeyen bi durum olduğu zaman ve genelde düşüncelerimi dürüst şekilde söylerdim. birisinden hoşlanmıyorsam direk söylerdim ki insanlardan da bunu beklerim,biraz patavatsızlığa girse de... şidmi böyle değilim içime atıyorum nedense. bu durum bazen sinir etsede, neden insanlarla uğraşayım diye düşünüyorum. sonra bazen içime oturuyo bazen amaaanlar kısacası böyle bi döngü işte.
  • Bekliyoruz sürekli bir şeyleri ve beklediğimiz şeyler üzere de umut ediyoruz hep. Mesela kendi hayatımdan örnek vereyim bundan 4 yıl sonra akademisyen olmayı bekliyorum bir kitap yazmayı ya benzeri bir şeyler karalamayı çok uzağa gittiysem şu an eve çıkmayı konuştuğum kızla belirli bir mesafe katetmeyi bekliyorum. Ve bunların hepsi için umut doluyum. Ama işte gerçekleŞince beklediğimiz durum o gerçekleşene kadar geçen sürede umudumuz sayesinde onu o kadar yüceltiyoruz ki o kadar da önemli gelmiyor. Daha doğrusu bi önemi kalmıyor. Kendimize bunu niye yapıyoruz?
    İnsan beyni bir şeye odaklandımı onu yerine getirmek için siz farkında olmasanızda ciddi çaba sarfediyor ve biz böyle mükemmel bir mekanizmayı benim örneklerimde olduğu gibi çok gereksiz şeylere yönlendiriyoruz. Bu ona da haksızlık sayılmaz mı?
    İtiraf ediyorum sözlük blog sözlük itirafa bir şeyler yazmak aşırı rahatlatıyor beni.. Aslında bazen bir şeyler yazmak aşırı rahatlatıyor. Hatta öyle bi hal oluyor ki bazen düşündüklerimi sıkıntılarımı yazıyorum bir kağıda üzerinde oynuyorum biraz rahatlıyorum ondan sonra da yırtıp atıyorum. Bazen yeni tanıştığım birine anlatıyorum o kadar anlıyormuş gibi yapıyoruz ki birbirimizi.. Muş gibi yaşıyoruz hayatı. Mutluymuş gibi biliyormuş gibi ve kendimize bunu inandırıyoruz.
    Uyku tutmadı ya yok başka derdim sıkıntım yapacak bir işim de yok masamın başı ile yastığım arasında geçiyor günlerim. Odamın camlarını da siyah poşetle kapladım. Çatı katında yaşıyorum.. 3-4 gündür asla sevemediğim bi eklem bacaklı kardeşim örümcekte banyoda kabinin köşesinde duruyor. Öldürmek istemiyorum.. Arkadaşlara söylesem öldürecekler diye korkuyorum. Kovamıyorum da... Ne olacak bu örümcek onu düşünüyorum. Acaba o neyi düşünüyor.
    Yakında bulunduğum bu odadan ayrılacağım. Bunun için seviniyorum diyemem ama üzülmüyorumda nereye koyuyorsa insanlar orada yaşıyorum. Çabalayarak bi yere ulaşamıyorum. Belki bir gün dibe.. Umarım ben odadan gittikten sonra örümceği kimse öldürmez ve umarım valizime de girmez.
    Artık eskisi kadar soru da sormuyorum. Aslında hiçbirimiz sormuyoruz çocukluktan bu güne kadar soru sorma eğiliminize bi bakın nasıl düşüş içinde. Bunun sebebi artık her şeyi biliyor oluşunuz mu yoksa kabulleniş mi? İşte günleri bunları düşünerek geçiriyorum. Geçen yıldan beri kafamı kurcalayan devlet konusunda kitaplara sardım onları okuyorum. Düşünürlerin kitaplarını hayatımdaki insanlara göre ayırıyorum bodin diyorum kesinlikle bizim a.e nin kafasından diyorum.
    Günler geçiyor sevgili sözlük biraz şanslıysam ortalama 40 yıl ömrüm kaldı ve geçen 20 yılda hayata dair kaydadeğer tek bir şey yapmadım. Büyük ihtimalle gelecek 40 yılda da yapmayacağım. Hani diyor ya ''yaşamak çok ender bir şeydir insanlar genelde varolur'' işte ben de varolan kısımda buluyorum kendimi. Günler geçiyor ve ben bir şeyler yapmak istiyorum ve bu isteğimle kalacağım. Umuttan karamsarlığa bir yolculuk diyorum..
    Meraba sözlük yeni bir güne merhaba
  • Hayatta yapmam dediğim bir şey yaptım. Pişman değilim.
  • Kaostan beslenenler var ya, bu kaosun icinde yitip gideceksiniz ve o zaman sizin icin zerre uzulmeyecegim. Bu hayatta elbet herkes yasattigini yasiyor. Belki bugun degil ama eminim bir gun.
  • Ay ay ay aklima neler geliyor neleeer cok heyecanliyiiiiim.
  • Sanırım bu dünyada kendini kandırarak yaşayanlar daha çok mutlu oluyorlar. Bazıları çok güzel kandırıyor, bazıları da bu konuda aşırı beceriksiz benim gibi. Bu saçmalığı da hak etmiyorum ama yaşıyorum bu hayatı. "Değiştirmek senin elinde" diyenlere laf yetiştiremiyorum bile artık. Neyse. Neye dua edeceğimi şaşırıyorum orucumu tutarken.
  • Birinin bana gerçekten haklı olduğum için '' haklısın ve girdiğin yolda arkana bakma'' demesine ihtiyacım var. Peki ne oldu bu saatte? Pireyi deve mi yaptım? Olabilir. Ama belki de deveye kendi boyutunun bilmem kaç katına kadar sıçramasını söylüyorumdur. İnsanın kendini bilmesi önemli. Davranışlarını neden gerçekleştirdiğini bilmeyen sürekli sorgulayarak ilerleyen biri nasıl mutlu olabilir ki?
  • Türkü dinleyerek ağlamak için geldiğim mekanda tokat havasıyla el şıklatıyorum, hayat böyle sürprizleri sever.
  • Doğruları yapmaktan o kadar uzağım ki şu sıralar
    Yanlışları kabullenişimin sebebi de bu
  • Bitti ve rahatladım. Oh be!
  • Her şey yolunda gidiyor bir aptallık yapayım da her şeyi mahvedeyim
  • Hatırladıkça utançtan başımı dikeltemeyeceğim bir şey yaptım bugün, kendimden bile habersiz. Umarım sabaha beynimi uzaylılar yemiş olur da böyle bir günün yaşandığından kimsenin haberi olmaz, kendimin bile.

    Edit: uyandım, beynim hala yerinde. Düşününce dün geceki kadar da utanmıyorum şu an, hatta bu kafayla akşamı edersem tekrarlamamak olası değil.
  • ömrüm elden gidiyeah.
  • çok bunaldım sözlük türkiyede ömrüm boşa geçiyor kaçmak istiyorum.
  • Hiç kimsenin göremeyeceği köşelerde gizlice ağlıyorum...

    #itirafgibiitiraf #itirafediyorumsanaitiraf #binlercedansözvar
  • uçarı cümleler kuralım hadi. boyumuzu aşan cümleler olsun. bulutların ötesinde seyahat eden cümleler hatta. kuşlar eşlik etsin mümkünse. değilse de. sessizlik çöllerindeki sahralar olsun. varsın. gidebildiği yere kadar gitsin cümleler artık. tutmayalım elinden. bakıcılık yapmaya kalkışmayalım. haddimiz olmadan hem de. sabah çok erken kalkabilsin bir cümle. isterse hatta. iki üç gün uyumasın. bize ne. soğuk sular içsin kışın ortasında. aşırı şekerli yiyebilsin mesela. üzeri açık uyusun. serbest bırakalım. bakalım uzaktan. kontrolsüzlüğün tadına baksın. o da. bize yardımcı olabilir belki. böylece. zihni filtre olmaktan çıkaralım. bir şekilde. basitçe.

    yüksek ve uzun cümleler kuralım. bütün insanlığa tepeden bakan cümleler. şaşırsın hatta kurduğumuz cümleler. bu canlılığın o kadar aşağıda ne işi var diye. karanlıkların kalabalığında yalnız kalsın. sonsuzluğun dehlizinde basamak olsun. kendinden başka her şeyi yok sayacak derecede. kör olsun gözleri. parmakları tutulsun cümlelerin. sekiz duyu organı olsun. yedisini hiç kullanamasın mesela. yüksek ve uzun cümleler. sahibinden utansın. aidiyet duygusunu yağmur ormanlarında arasın.

    yukarılara çıkabilecek cümleler geçsin içimizden. en azından. cümleler yani. çıkabilsin yukarılara. düşük basıncın tadına baksın orada. ciğerleri patlasın. orada ne işi olduğunu bir miktar da olsa sorgulasın. mevsimleri özlesin. baharın mezar olduğu ne kadar şey varsa. gözden kaçan. bütün o yeniden doğma arasında. yasını tutsun. sonra. yağmur diyelim. ne kadar da çok yağıyor. cümleler hüzünlü olmalı. şu sıralar.

    aniden bir karakter belirsin sokakta. tam da gün batımına denk gelen. soluk yeşile bulanmış bir montla. bir tekerin dönüşünü seyre dalsın. aslında. hiç ilerlemeyen şeyler içerisinde yalnız olmadığını fark etmenin huzuru dolsun içerisine. bir taşın gölgesine takılan gözlerine hayret etsin. daha ehemmiyetli şeylerin varlığına duyulan kuşku. artmaya başlasın. yatışması mümkün olmayan bir telaşla. önemli bir şeylerin hasreti. rüzgarla taşınsın. yüksek. uzun ve uzak cümlelerden.

    gözlerini yumduğunda şehir. merak edilen şeyin aslında olmamasından kaynakla ortaya çıkan zamanda. daha faydalı işler yapmaya meyletsin. üzerine iki damla süt dökülmüş ayakkabısıyla adımlamaya devam eden. kendini. kendi içerisine hapsetmekten vazgeçemeyen. karakter. herhangi şeyin yokluğuna ikna olmak. varlığına ulaşmaktan hem daha kolay. hem daha az ömür hırsızı. öte yandan. yokluğuna ikna olunan şeye dair duyulan. ya varsa tereddüdü ile yaşamayı göze almak. daha az zahmetli. zahmetsiz yaşama hevesinin getirdiği tereddüt katlanılabilir düzeyde tutulabilirse. böyle bir saçmalığa zaman bulunabiliyor. hayatıma katılan dokuz dakikanın pek de bir numarası olmadığı gerçeği ile yüzleşirken. yazmaktansa. okumayı tercih etmeye başlıyorum. yaşam. ruhun içerisinde rahatça kaybolabileceği kadar telaş içerisinde. biraz daha sakin bir tane rica ediyorum.

  • bestamininkemancisi'ne ne kadar sempati duysam da onunla samimiyet kuramadık. ne dersin kemancı, şu birazdan atacağım mesajla samimi olur muyuz?
  • İngiltere'nin yeni düşesinin çay bardağını tutma şekli konusundaki katı(!) kurala göre; fincanın kulpundan baş ve işaret parmaklarıyla tutulacak ve orta parmak da fincanı alttan desteklemek için kullanılacakmış. Allah'dan ince belli bardak kullanmıyorlar. Düşes müşes hak getire sonra.'*' Gece gece okuduğum haberlere bak sözlük.
  • Canım deli gibi her şeyi yemek istiyor su an, inşallah bu hengamede kafayı da yemem.
  • değişen hiçbir şey yok koşullarda, onlar aynı, her şey kolaylaştırılıyor sadece.

    davet bu. davet.
/ 148