blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • Projeden bunaldığım şu günlerde ruhumu açabileceğim,sırtımı güvenle yaslayabileceğim biri olsun çok isterdim.
    Niye duygusallaştım ki şimdi durduk yere
  • şarkı olsun diye

    Okulu astım bugün, en yakın arkadaşımın yanına gittim. Son 15 dakikamıza kadar çok iyiydik, ikimiz de çok güzel mış gibi yaparız. Bugün mutluymuş gibi yaptık.
    Bir hayalimiz var ortak, evet bir tane kaldı. Eskiden çok vardı, yaşımız yüzünden sanırım bir de lisede beraber hayatta kaldık ya, ortak hayallerimizin haddi hesabı yoktu. Neyse işte son 15 dakika diyordum. O hayalimizin yıkılması ihtimalini konuştuk. Ve o hayalmiş galiba beni hayatta tutan, çünkü istediğim her şey olmamış, hayallerim hedeflerim üstüme yıkılmış, dozer misali geçmiş hayat üstümüzden. Buraya da bir parantez açmak istiyorum. Hayır başıma çok kötü bir şey gelmedi ve ben de her şeyden şikayet eden biri değilim ama dayanma gücü diye bir şey var ve herkesin kırılma noktası farklı. Ay üzüldüğün şeye bak cümlesini kuran olursa ona kafa atarım. Atamam da içimden bunu yapmak gelir.
    Devam edeyim, dönüp içime baktığımda boşluklar görüyorum. Olması gereken hiçbir şey yerinde değil. Arapsaçına dönmüşüm ve o depresyon uçurumunun kıyısındayım, öylesine yaşıyorum ve kırılma noktama çok yakınım. O uçuruma düşmek üzereyim ve kalan son hayalim de gerçekleşmezse hayalleri olmayan iğrenç biri olacağım, ve bunu kaldıramayacağımdan çok eminim. Salak saçma bir yazı oldu ama anlarsınız siz. Tamam bu kadardı. Kendinize kapitalist davranın.

  • ‘’Elinden geleni yapmak yetiyor mu sence de tek başına? Kurtulabiliyor mu insan çektiği sıkıntılardan, her şeyi denese de? Sanmıyorum. Bütün hayatım çabalayarak geçti, bir şeyleri başarmaya çalışarak. Sonra birileri çıktı ve dedi ki, endişelenme, sen elinden geleni yaptın. Tekrar soruyorum, yetiyor mu cidden? Milyonlarcası da ellerinden geleni yapmamışlar mıydı? Milyonlarcası da istememişler miydi başarmayı, iyi bir hayat yaşamayı? Bilemiyorum. Bütün yollar gri, soğuk toprak, zift rengi gökyüzü ve bunca şeye rağmen yemyeşil tutmamız beklenen hayallerimiz.
    Hayallerimiz ve biz, sallanıyoruz istemsiz.
    Çekersen maviliğini gökyüzünden, renksiz kalacaktır bu deniz.
    Renklerimiz olabildiğine koyu. Gençliğimizin maviliği, yeşilliği şimdi nerede? Bilemiyorum. Sadece elimizden geleni yapıyoruz. Tek yapabildiğimiz bu. Peki, yine soruyorum yetiyor mu? Soruyorum ki anlarsınız belki yetmediğini. Yetseydi çalışan, çalışmaktan hayatını yaşayamayan insanlar mutlu olurlardı. İnanan, inanmaktan asla yılmayan insanlar yeşilliklere uzanırlardı. Siyah bir sabaha uyanıp gökyüzünü dahi göremeden yerin altında saatlerce çalışmazlardı. İnsanlığın derin bir nefese ihtiyacı var, oldukça derin hem de. Dağların tepelerine atmaya kendisini, ciğerleri havasız kalana kadar bağırmaya, haykırmaya ihtiyacı var. Güzel şeylere, gerçekten emek verecekleri zaman sahip olabileceklerini inanmaya ihtiyaçları var. Yeşile ihtiyaçları var, olabildiğince fazla yeşile. Temiz bir maviye, temiz bulutlara, temiz sulara; insanların, temiz şeylere ihtiyacı var. Kirlenmemiş olan her şeye.

    ‘’Bazı şeyler temiz kalmalıdır, insana dair olan her şey gibi.’’

    ve fazlası...
  • Üç beş derken tüm sigaralarımı içtiğim bir gece daha bitmek üzere. Zaten bu mereti kışın içmesi ayrı güzel olur. Bardağıma sıcak bir şey doldurur, balkondaki sandalyede iki büklüm tüttürürüm. Nefesimi üflerken sigaradan çıkan dumanın bitip soğuktan oluşan buğuya yerini bırakmasını izlerken de tatmin olurum. Evin içinde avare avare yürür; dilime takılan bir şarkıyı kendimi duyamayacak kadar yüksek seste açar, eşlik ederim. Yapacak hiçbir şey kalmadığında düşünmeye başlarım. Başıma her ne çorap örüldüyse çekmeceden çıkartıp iplik iplik söker ve tüm yanlışları kendime, doğruları başkalarına pay ederim. Olur da bir sinir harbi ile gözümden bir iki damla düşerse hemen gökyüzüne başımı çevirir, yıldızları göremeyişime yüklerim suçu. Kendimi ezberden okuyuşlarıma doğaçlama tavırlarla eşlik eder yalnızlığımı bile şaşırtırım. Böyle yazdıklarıma bakıp da bir elinde sigara diğerinde ıslak peçetelerle dolaştığımı sanmayın. Ne vakit keyiflenmem gerektiğini de iyi bilir, sürekli ertelediğim meşgaleler listesinden birini hayata geçirip tebessüme de boğabilirim. Yahut titreye titreye boş gözlerle sokağı izleyip yarını düşleyebilir, kurgular da türetebilirim. Dedim ya kendimi bilirim fakat emin değilim. Sürekli olasılıklar çevreler beni, şıkları önüme koyar çevreme bakarım. O ihtimallerden birinin peşinden gideceğim, kesin. ama yine de beklerim. Her birini kafamda ayrı ayrı yerlere yazar, altlarına birer mum koyar ve bir küçük kıvılcım beklerim. Elbet birisi tutuşacak ve o yolu aydınlatacaktır. Tabii işin sırrı malum seçeneklere fırına atılan yemek muamelesi yapmamaktır, zira zamanlayıcı da alarm da yoktur. Haliyle büyük sabır gerektiren bu süreçte şahsımda fazlasıyla agresif yahut sersem tavırlar gözlemlenebilir, hoş görülmesini rica ederim.
  • buraya çok güzel şeyler yazılıyor okurken hem hayran kalıyorum hem de kıskanıyorum ben neden iki cümleyi bir araya getiremiyorum diye.
  • Buraya çok güzel yazılar yazılıyor ve ben uyku tutmadığı için yaptığım stalkları yazacaktım. Ne kadar sığ bir insanım ya, neyse uyuyayım bari.
  • dönüyorum eski şanlı günlerime sevgili sözlük. kendi halimdeyim daha artık. öyle serkeş. öyle avare. net kaliteli hayat.
  • bu sene de senelik iznimi "bir işimi halletmek için" kullandım diye gerginim. 20 günlük izin az önce bitti. 23 nisan'dan beri hiç blog yazısı yazamadım. senelik izinde yazarım diyordum ama 20 gün su gibi akıp geçti. taşınma, tadilat, ıvır-zıvır derken blog yine el değmemiş bir şekilde duruyor. ha bir de senede birkaç kez izin yapıp tüm iznini kendisi için kullananlara özeniyorum.
  • Ben de sezer abi gibi kalan yıllık iznimi bugün bitirdim. Ve burdan sezer abiye sesleniyorum: '' abi bütün izinleri kendim için kullanıyorum çok şükür'' :) :) nedense mutlu oldum.
    (bkz: whatsapp mesajı gibi entry girmek)
  • blog sahibi olmanın kedi sahibi olmaktan çok daha zor olduğunu anladım 20 gün boşlayınca sıralama takipçiler vs hepsi gitmiş
  • Bu çekirdek ne illet şey. Bir başlayınca bırakamıyorsun.
  • Az önce hepsiburada'dan iki adet düdüklü tencere aldım tefal marka. tencerenin kendi sitesindeki fiyarı, kara cuma gününe rağmen 667 tl idi. Bir avm'de sordum, bana peşin ödeme yaparsam 560tl'ye verirmiş tekini. Ben: Ay ben şok! durumu yaşarken, hemen eve gelip hepsiburada'dan aldım 450tl'ye 2 adet. O değil de, sabah baktığımda 430tl idi, sonra 440tl gördüm. Kara cuma'nın bitmesine yakın da 450tl'ye almış oldum. Normalde sevmiyorum hepsiburada'yı. Çok üç beş kağıtçılar. '*' Ama en uygun fiyatlısı ordaydı. Bir de daha önce de bir düdüklü tencere almıştım oradan, hala kullanıyoruz severek. Bu arada Fissler de almak isterdik ama hem fiyatları uzay hem de o tabana doğru daralan modeli bizim bütün ailenin sevmediği bir durum. O yüzden Fissler: Bizimla diyılsın. Bu arada ben ödemeyeceğim ama kredi kartıma haşırt diye 900tl girdi. Amacım sırf kartımla işlem yapmış olmak. Zaten enpara kredi kartı başvurumu reddetti, moralim bozuldu. Ben ne yaptım? Tüm birikimi anında cepteteb e geçirdim, üstüne de bunu açıklayan bir mesaj yolladım enpara uygulaması üzerinden. Daha da olsa gelmem.

    Özetle, Cepteteb'ten edindiğim kar, enpara'dan edindiğimi epey bir katlar yani.
  • Yalakanım bebeğim
  • Kendimi hep noksan hissediyorum. Ne tam sevebiliyorum ne de seviliyorum. Mesela kendimi hiç bir yere, bir şeye, değere adayabilir gibi değilim.
    Bulunduğum ortamlarda nedense hep iğretilik var açıklayamıyorum. İyi arkadaşlarım olduğunu sanırken aslında ne kadar az şey paylaştığımızı, paylaştığımı anlıyorum.
    Diğer insanlarla aramda hep görünmez bir duvar var sanki ve ben bunu yıkmak istiyorum aslında ama hep ürkek ve çekingenim. Kabul etmem güç olsa bile yanlış anlaşılmaktan ölesiye korkuyorum.
    Başkalarıyla aramda hep bir kopukluk olmasının bir nedeni olmalı ama bilmiyorum. Benden uzak durmalarının sebebini çözemiyorum ve bunu onlara soracak cesaretim yok.
  • yine birileri kendini kral sanmaya başlamış. insanlarımız çok garip. bu dünya sultan süleyman'a bile kalmadı, sana mı kalacak.
  • 1- Ruh hali bok gibi olmasına rağmen, insanlara belli etmemeye çalışan ya da normal takılan insanlara özenmiyorum. Siz içinizde patlatırken(!) acılarınızı, ben gayet dışa vuruyorum. Ne yapayım?
    2- Yarın bir gün işi düşer diye herkese merhaba'sını esirgemeyen insanlar da var mesela. Sizleri hele ki hiç kıskanmıyorum. Sizin sözlüklerde tanımınız geçmiyor, çünkü sözlüklerde pek küfür yok.
    3- Dertleşecek pek kimsemin olmayışının üstteki iki maddeyle bağlantısı var mıdır bilmem de, şunu net olarak söyleyebiliyorum: Bir gün bu günler de geçecek arif ve sen kardelen gibi dimdik tek başına duracaksın en soğuk şartlara rağmen.
    4- Son 7 gün. Diyarbakır'dan dönünce sanırım kapanıyor burası da. Bloguma da bakamaz oldum be sözlük. Neresine bakayım zaten, değil mi?
    5- Bunlar hep Instagam'da birilerinin fotoğraflarını beğenmediğim, sözlüklerde entry beğen/kötüle olayına girmediğimden oluyor. Sen bunu bil yeter.
    6- Ben insanların yüzüne açık açık "ben kötümser yıllardan geçiyorum, benden pozitif bir yaklaşım beklemeyin" dedikçe galiba onları tuhaf bir şekilde orgazm ediyor bu durum. Çözemedim. Hangimiz acıdan zevk alıyor anlayamıyorum artık.
    7- Aile üyelerimin her birinden uzakta bir iş hayatına kavuştuğum gün, dediklerim de dikkate alınır, yaşımın ağırlığı da... Şimdi böyle çoluk çocuk modunda kaynıyorum arada. Bir türlü s***** olup uzaklaşamadım her şeyden.
  • ölmeyi çok istiyorum.

    ve ben bu cümleyi kurduğumda hiç kimse bende güzel ve farklı bir şeylerin varlığına inanmaz/ inanmayacak.

    ama ben yine de ölmeyi çok istiyorum.
  • Son zamanlarda herkesin dilinde olan sanal para birimine yatırım yapmaya karar verdim. Herkese şimdiden geçmiş olsun demek istedim. Yakın zamanda yatırım yaptığım sanal para birimi düşmeye başlar. Bu konuda sayısız tecrübelerim var. Beni tanıyanlar altın veya dolar almaya niyetlendiklerinde " bu günlerde dolar veya altın almayı düşünüyor musun? " diye sorarlar. Çünkü ne zaman almaya yeltensem düşmeye başlar. Alınca da süper bir dalgalanma yaratabiliyorum.
  • Beni üzen bir şey itiraf edeceğim. Bu başlık öksüz kaldı. Entrylerini okumaya bayıldığım biri gitmiş. Siz de üzüleceksiniz biliyorum. sekizincivecihi yolun açık olsun.
  • 2 gündür üst üste cenaze haberleri alıyorum sözlük
/ 148