blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • Merhabalar ey sevgili sözlüktaşlarım;
    Gün geçmiyor ki bendeniz, trene, yeppppisyeni bir maceraya atılmayayım. Bugünkü itirafım benden gelsin, babama gelsin, 'trene yanımda oldukça sırtım yere gelmez, geçtiği sokağı bırak yürüdüğü kaldırımı unutmaz be, hey maşallah tosunuma' diyen babama...
    Çok çok sevdiğim bir insana sosyopix denilen bir siteden hediye aldım ki beni böyle uğraştırmalı şeyler kanser eder. Neyse efendim bendeniz yurtta yok iken yurduma gelmiş hediyem, MNG kargo aracılığı ile. Ben de yurtta değilim DEDİYSem şehri terk etmiştim yani öyle bi yokluk:d e haliyle yurt idaresi kabul etmemiş ve postam bana bir mesaj bırakılarak şubeye alınmış: kargonuz merkez şubededir. Tabi 12sinde gelen kargoyu 17sinde almaya gidince ben merkez şubenin de merkezine göndererek iade kamyonuna yüklemişler güzelimi:( ee nerde bu kargo, nerden alıcaz olm şimdi diye dolanırken bana dediler ki organize sanayi 1. Cadde 11. Sokak:') hayatımda sanayiye gitmeyi bırakın, dolmuşuna binmedim. Yoldan gelmişim, elimde kocaman el bavulu, sırtımda üç çanta... Bir saatim var kargonun yola çıkmasına, posta sevilen bir insana. Eee tabi bizim cengaver durur mu? Yüklendiğim gibi koştum organizeye. Dolmuşçu abi sağ olsun indirdi beni önünde. Bütttün kamyonu boşaltıp içten içe söven manalı bakışlar eşliğinde teslim ettiler canım kargomu. Bende bir mutluluk, bir neşe! Dedim 'ağğğğyyybi çok teşekkürler, buradan x'e nasıl çıkarım'*'?'
    "Ooooğğğğ güzel kardeşim o indiğin dolmuş var ya, heh o. Saat başı geçer, sonrakini bekliiicen"

    AY PARDON DA HÖNK?!?!

    Ben yine cengaver, yine yiğit, yine bi cesaret. Üç adım merdiven çıksa on adım yuvarlanan ben, dedim 'yürüsem kaça olur ağğybi:d'. Ufaktan bir sezercik havası esti tabi burun çekmelerime istinaden. Abinin şehrin yerlisi olmasından kaynaklanan özgüveninden mi desem ne desem tam bilemedim ama on dakikalık yol demesine kanarak başladım ben yürümeye. Yanımdan geçen kamyonlar, üzerime üzerime koşup sonra 'ehueheuehue nasıl korktu ama len' diyen köpek sürüleri, yolda insan formunda hiçbir canlıyla karşılaşmamak, gpsin bile nerede olduğumu algılayamaması ve üzerime üzerime 'vurun Kahpeye ehueheueheueheueu' esprisi yaparcasına yağan yağmurdan sebep olsa gerek korna sesiyle kendime geldiğimde yolun ortasında allahım al canımı pozisyonunda oturuyordum sözlük... Ben hayatımda böyle kaybolmadım. Böyle kaybolmayı geçtim, ben hayatımda hiç kaybolmadım ki! Sürekli yeni şehirlerde yaşamaktan, köpeklerle kapışırcasına yön bulan ben kayboldum. Çaresizim resmen ama nasıl çaresizlik! 70 saniyede 2 gol yiyen real Madrid çaresizliği, o kadar diyim. Kimi arıycam, arasam ne diycem, nasıl yardım etsinler yani... En son ciddi manada kendime geldiğimde bomboş sanayi binaları arasında ezan sesi yankılanıyordu. Mahsun Kırmızıgül filmlerinde istanbula yeni gelip de şehrin sesinden afallayan köylü var ya hani, işte o ben. Etrafımda döne döne kapattım gözlerimi, dedim neresi çıkarsa yürüycem kaçarı yok daha beter ne olsun? Yürüdüm. Çok yürüdüm. Durduğumda kargomu alalı 3 saat 14 dakika olmuş idi ve ben, trene, x'e varmış olmanın heyecanıyla bulduğum ilk kaldırıma oturup hava kararana kadar ağladım.

    Bunu itiraf etmem gerekiyor idi çünkü aile içinde duyulsa karizmam falan çizilir, manyak mısın? Ay çekil bak gözlerim yanıyo...
  • İtiraf ediyorum, geceleri yatağıma yattığımda uyku tutmuyorsa ve yorgun da degilsem ve de moralim çok bozuk değilse instagram'da #hamburger etiketi altındaki hoşuma giden gönderilere çift dokunaraktan beğeniyorum. En son da şunu beğendim. Bu arada ben instagram da takip ettiğim kişilerin gönderilerine dikkat edip de beğenen biri değilim. Pek benimkilerin beğenilmesi de umrumda olmaz. Galiba blogumda o yüzden yorum yapan kimseler yok. '*''*'
  • Dogayla icice olmak, bas agrisi yapan her seyden (bkz: dersler, odevler, trafik, dertler, kilolar, kediler -bazi luzumsuz insanlar da bu kategoriye dahil-, teknoloji) uzaklasmak istiyorum. Yasamimiz geregi bize yuklenilen buyuklu kucuklu birsuru sorumluluk var. sehrin kalabaligi, kafamizdaki dusuncelerin gurultuleri, yollarin uzunlugu icinde kaybolmusuz adeta ve bu yogunlukta unutmusuz bircok seyi. Bugun evde kuduruyorken ayagimi sakatladim. (bkz: serçe parmağı çarpmak) simdiyse yuruyemiyorum. Resmen dort duvar icerisinde nasil yasanir unutmusum. (bkz: ahıra kapatılınca çıldıran at) boyle dagin tepesinde, gunese yakin insanlara uzak, elimi uzatsam bulutlara dokunacagim, yesillikler icinde bi ormanda yasamaliyim ben. Acik havada lahmacun keyfi yaparim. Canim sıkıldıkca dagdan asagi yuvarlanirim, sapandan falan atlarim. Ne guzel olur.
  • Dün çok şey değişti. Odamdaki Bütün posterleri yırttım.ilaçlarımı bıraktım (hepsini çöpe döktüm umarım yarın gece taklaya gelmem) çok özlemiştim bir oturum da ağladım. Hatta disney'de sevimli canavarlar vardı, yarısını izledim. Bir godiva çikolatasını mideye indirdim. Zihnimi temizledim. Hatır için yaşamaktan fazlasını yapıyorum ve bu yolun nereye gittiğini biliyorum artık.
  • Blog sözlük dedikodu grubu kurayım diyorum, "saçmalama lan" demeyenlerinizin fikirlerini beklerim.
  • Sozlukte samimi oldugum Angry birdler online olmadiklarinda kendimi, o gun kankalari okula gelmemis biri gibi hissediyorum. Yiyorum ama tat alamiyorum, guluyorum ama eglenemiyorum, sapandan ucuyorum ama patlayamiyorum...
  • Otostopçunun galaksi rehberi beşi bir arada özel baskısını tam alacakken bütün her yerde tükenmesi.

    Ağlamak istiyorum.

    ay kendimi yerden yere vurasım var ya.
  • iki haftadır bekliyorum. hâlâ gelmedi. Ama bir de gelirse delip geçer biliyorum. KEndimi tanıyorum. (bkz: vijidansız ilham gel artık)
  • Hayattan beklentim giderek azalıyor sözlük. Yo yo elde edebildiğimden değil, edemediğimden azalıyor. Her köşeye geldiğimde "Bugün, burası, işte tam burası benim kırılma noktam!" diyorum ve kırılıyor da sözlük, kırılıyor ama işte tam şurası...
  • Yine rüya meselesi sözlük. Kaçınci defa oldu bilmiyorum ama rüyamda aşk-ı memnu'yu görüp duruyorum. Farklı sonlar yaratıyorum filan, gerçekten bilinçaltımda neler var çook merak ediyorum. Ha bu arada;

    Ccc bihter reyiz ccc
  • Yüz ifademden, sesimden, gözlerimden beni okuyabilecek, içimi görebilecek ve umursayacak biri olmayacak asla yanımda. Güvendiğim insanlar bana güvenmeyecek ve asla sevdiğim kadar sevilmeyeceğim. Arkadaş zannettiklerimle günü geçirmeye devam edeceğim ve hep susacağım içimden çığlık atarken. (bkz: üzünçlü bir hikaye)
  • Bazı acılar vardır 3 yılda geçse, 17 yılda geçse acısı köz olmuyor. 23 Mayıs benim için yok olurmusun takvimlerden?
  • Dışarıdan gelen sesleri sansürleyecek teknoloji olsun istiyorum. Kulaklarımı kapatmak bazen zor geliyor.
  • çoğu arkadaşımdan bir hiç uğruna uzaklaşmışım. beni yargılayacaklarından mı korktum yoksa kelimelerim mi tükendi bilmiyorum. ama üniversitenin bana kattığı en güzel şeylermiş onlarla olan anılar. zaman zaman normalden daha aptalım.
  • ben demiştim demekten nefret ediyorum artık. ben size onun öyle olmaması gerektiğini sonra daha çok emek daha çok yorulmak demek olduğunu söylemiştim. ama anlatamıyorum. sonra dönüyor ucu bana yine. hayat niye bu kadar üstüme oynamak zorundasın tamam seni sevmiyorum ama senin benden öldüresiye nefret etmen niye.
  • Bazı insanlara karşı nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum.
  • (bkz: #71125) caps lock açık. kendisine trip atmam yüzünden yazdı. caps lock kapalı.


    edit: ahahha beni öldürecek ahahaah.
  • Biraz önce sırf pislik olsun diye birinin bir entrysini kötüleyip nihahahahhaha diye gülesim geldi. Yapmadım. Kul hakkı diye bir şey var büyük günah . Nihahahhahah :))
    Not : gerçekten kötülemedim . Etik de değil yani.
  • az evvel belediyenin hoparlöründen bir anons duydum ölen birini söylüyordu. adımı taşıyan birinin öldüğünü duymak ilginç geldi ama soyadını duyunca irkildim. istemsizce boğazımdan ama o daha çok küçük diyebildim. ölen kişiye dair en güzel anılarım onun en güzel gülüşleri canlandı hemen gözümde. iki çocuğu geldi sonra aklıma. boğazım düğüm düğüm oldu. ben bu kadar uzakken o kişiye o eşi anne baba ve çocukları hayal edemiyorum. onu en son gördüğümde saçları üç numaraya vurulmuştu. ne cesaretli ya demiştim. evet aptalım hasta olduğunu akıl edemedim. veya kondurmak istemedim. diyeceğim ömür geçiyor bir gün bir gün biz anlayamadan sevdiklerimize kavuşamadan. lütfen sevdiğiniz kişilere onları ne kadar önemsediğinizi, sevdiğinizi söyleyin... aklım durdu acaba cenazeye gidip onu öyle hatırlasam mı? yoksa hayalimde bir yerlerde mutlu bir anne tatlı kahkahalarla çocuklarını evinin bahçesinde büyütmeye devam mı etse...
  • Şuan yaşadığım sahne, küçükken gördüğüm üniversiteli abi/ablaların görüntülerini getirdi bir an gözüme: Yaz/bahar akşamı, önünde bilgisayar, arkada rock müzik, bir elinde ders ve diğer elinde de sigara ile sınavına çalışan 20'li yaşlarda bir insan. Sonra odaya küçük bir çocuk girer ve biraz ne yaptığını anlamaya çalışan biraz da hayran bakışlarla üniversiteli büyüğüne bakar ama benim sahnemde kapıdan çocuk girmedi: Ne olduğunu anlamaya çalışan çocuk da bendim, dışarıdan cool gözüken ama içten içe ne olduğunu onun da anlayamadığı üniversiteli genç de.
/ 148