blog sözlük itiraf
-
Masa kaleliğimde bir oklu kirpi dikeni var -
Saçlarımı üç haftadır taramıyorum ve bunu birine söylediğim zaman aa canım sen saçını tarıyor muydun yaa cümlesini duyuyorum. (bkz: sözlük yazarlarını çileden çıkartan şeyler) -
Ben sevmek ve sevilmek nasıl bir şey bilmek istiyorum. Hep anlatırlar ya gözlerine bakınca sevdiğinin tüm dertleri unuturmuşsun gerçekten öyle mi bilmek istiyorum. Hiç konuşmadan anlaşmak istiyorum. Doğum günümde dilediğim tek şey bu. Tabii bunda yukarıdaki girdinin sahibi sayın expelliarmusun etkisi çok çok büyük. Kendilerinin aşkları çok minnoş :D maşallah -
Yepyeni, taptaze bir eksicim var. Umarım zevk alıyordur. Seviyorum lan sizi. Ben de arada eksi basıyorum size. Kızmıyorum merak etmeyin. -
yeter ya artık polis çağırcam!!
Haberin geldi, son yazdıklarından sonra ilk kez. 1 ay oluyor herhalde, hafızam zayıf. Çok mutluymuşsun, hiç olmadığın kadar. Bir bu üzdü beni. Ben seni mutlu ettim ulan, çok mutlu ettim hem de. Bak ulan falan, ne biçim konuşturuyorsun beni! Neyse işte, bir de hadsizce demişsin ki mesajları bana Okutan arkadaşımıza "okusun bunları, bilmesi gerek." Eh bildim de ne oldu peki? Tekel zengin oldu. Konumuz bu değil, zaten mutluluğunda hiç gözüm yoktu ki, kıskanmış gibi konuşmuşum, mutlu ol tabi gezegendeki en mutlu insan evladı ol. Benden uzakta ol ne olursan ol. Mevlana benimle gurur duyardı.. ne diyordum ben, ha evet. Keşke biraz daha aşağı inmeseydim daha fazlasını görmeseydim. Sen benim hakkımda nasıl öyle konuşursun aklım almıyor. Söylediklerin beni zerre kadar üzmedi de, gözümde nasıl bu kadar düşersin? Düşündükçe kahroluyorum. Vicdanın rahat mıydı? Merak ettiğim tek şey bu. Bir de, sana son sözlerim var tabi, eğer bir gün yapayalnız kalırsan kendine şöyle söyle: "gidecek bir yerim vardı, ben orayı yıktım" ve mümkünse bir daha bulunma bulunduğum şehirde. -
Bu entry kendime hediyem, 23 yaşında sonunda çalışkan olabildim :)
İyi ki buradayım, iyi ki varsınız :)
500 -
Bir of çeksem derinden karşıki dağlar yıkılır sözlük -
Annem bir suredir hasta, cok hasta. Ev işlerinin buyuk bir kismiyla ben ilgileniyorum ama hicbir sekilde yetisemiyorum. Amacim her seye yetişebilmek degil zaten sadece elimden gelenin en iyisini yapmaya calisiyorum. Her gun ortalığı supuruyorum, cekiduzen veriyorum, bulasiklari yikiyorum falan. Bugun mutfagi dip kose elden gecireyim dedim. uzun bir suredir annemin elinin degmedigi o kadar acik ki. Dolapta kokmus yemekler, curumus meyveler. İçim ciz etti. Ciddi ciddi ciz etti. Hadi dedim bu gecici bir surec, annem iyilesecek. Ya kalici olsaydi? Bunun dusuncesine bile katlanamiyorum ve su an yalnizim ilk kez goz yaslarimi tutmak icin uğraşmıyorum. Normalde annemden babamdan bahsetmem pek, cevremde annesi babasi ne yazik ki olmayan cok arkadasim var. Yaralarina basmak istemem; bu bir kiyafete, telefona ozenmeye benzemez eminim. Yerinin hic dolmayacagini bildigim bir seyin icini neden daha fazla oyayim ki derim ve bahsetmemeye calisirim. cok uzun zaman ustune ilk kez agliyorum, bedenim acidigi icin degil kalbim acidigi icin agliyorum. Eger ki bunu okuyanlardan yarasina bastigim olduysa cok cok ozur dilerim. Umarim yaratici sizi cennette kavusturur. Hoscakalin. -
İçimin çürüdüğünü hissediyorum. Her yönden tükenmişlik sendromu geçiriyorum. Gücümün sınandığını, ne kadar dayanıklı olduğumun ölçüldüğünü hissediyorum. Sadece ruhsal açıdan değil; artık bedenimin de takati kalmadığını hissediyorum. Bitiyorum. Bitmek üzereyim. Hata yapmaktan asla bıkmadım. Asla ders alıyım demedim. Bu da benim cahilliğim olsun. -
Bu ülkeyi ve bu ülkeyi sevenleri çok seviyorum.
-
Baykuş gözlemi yapmayı seviyorum -
arkadaşlarımı üzeni üzerim. Hatta bir daha mutlu olamayacak hale getiririm. (bkz: siz de kötü olmayıverin, iki dakika insan olun yahu) -
Kullandığım lanet epilepsi ilacının kanımdaki değeri düşük çıktı. En sonuncu kontrolde yüksekti. Tabii aylardır işsiz şekilde, adını depresyon koymadan yaşa; üstüne sinemia kartı edin ve onun gazıyla bütün 1 ay her filme tek gidip istanbul un anasını ağlat tek başına; sonra tabii yüzünde bir büse olmaz. Duvar suratlı olursun. Ben de isterdim aynı renkte bir arkadaşım, partnerim falan olsun. Ya da başka renkte. Böyle gökkuşağı gibi rengarenk. Ya da Sertab Erener'in dediği gibi
"Gözüm kara kalmadı yara
Oldum rengâ rengârenk.
Bazen her şey sararıp solar
Biz hep rengâ rengârenk..." -
Yaklaşık 16 17 senedir süren bir ilişkimi zorunlu olarak dün bitirdim. Çok düzenli bir ilişkimiz vardı. Sabah öğlen akşam yatarken yürürken hep yanımdaydı. Mutluyum sanıyordum ta ki düne kadar. Hayatımı mahvetmiş aslında, içten içe esir almış bağımlısı yapmış kendisine. Dün terk ettim kendisini doktorumun müdahalesiyle, yapma dedi, hiç bir zaman yanında olmadı, aslında seni sevmiyor seni sen olmaktan çıkartıyor dedi ve aldı ameliyata Bir güzel bakımımı yaptı biraz ömrümü uzattı sanırım :) ha bu arada en yakın arkadaşım sandığım başta dostum Jack ilede ilişkimi gözden geçirme kararı aldım yün bir süre kendisi ile görüşmeyeceğim çok nadir de olsa elbet yolumuz kesişecek ama onada güle güle dedim dün itibari ile. Şunu yaşayarak öğrendim ki özellikle sevgilim olduğunu sandığım kısa malbuş hayatımı az daha elimden alıyormuş. İçmeyin arkadaşlar yapmayın bunu diyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama bırakın şu sıgarayı. 33 yaşında sırf bu illet güzünden gidiyordum önceden giden sevdikleriminin yanına. Dediğim gibi iç dekorasyonu değiştirdiler dün daha iyi olacağım sanırım artık tabi dikkat ederek yaşamaya çalışarak. Ha son olarak iyi dileklerini geçmiş olsun temennilerini sunan arkadaşlarıma çok teşekkürlerimi sunar, Altan'a ayrı şükranlarımı saygılarımı sevgilerimi sunarım :) aman dikkat gençler ömrünüz uzun olsun. Saygı ve sevgi ile. -
Yarina yetiştirmem gereken bir dunya odevim var ama henuz kalemi elime bile almadim. Bugune yetistirmem gereken bir dunya odevim icin dun elime kalemi almadigim gibi.. Sorsaniz cok sey yaptim bu saate kadar ama hicbir sey yapmamisim gibi.
Edit: odevimi yaptim bitirdim, tam olarak su an bitti. Hayatimin en sorumluluk kokan editi bu. Ee yok mu bana bir alkis?? -
Kafa radyomda evanescence'ın imaginary'si (origin versiyonu) çalıp duruyor. Acaba beynim bana ne anlatmaya çalışıyor.
Yalnız şarkının "i lied inside myself for hours" kısmı çok güzel. Amy lee söylemeyi biliyor.
Böyle. -
Aynı masada oturduğum insanların zerre kadar umurunda olmamamın verdiği depresiflik hali var üstümde, keşke beni umursayan, gerçekten seven insanlar bu kadar uzakta olmasaydı. Çok mutsuzum sözlük. Ankara'ya taşınmam lazım. -
Odamda plastik cam karışımı bir müzik küresi var. İçinde bir at var. Ve o kürenin üstünde benim gibi sonsuz bir at, hiç koşmuyorken de attır yazıyor. (bkz: ah Muhsin ünlü) -
Sözlükten birisiyle konuşmaya çok çekiniyorum. Galiba yaşım ortalamanın altında olduğu için böyle düşünüyorum. Ama akıl yaşta değil baştadır bunu da çok iyi biliyorum. olsun yine de seviyorum burayı (bkz: Swh) -
Lanet olsun, 4 saatlik uyku sürem var.
Tanım: ne modu, tanım bey?
