blog sözlük itiraf
-
ay otururken kemiklerimin sesini duyuyorum valla.. iş yapmaktan zayıfladım. hastalığım 2 haftalık dinlencem oldu ama şimdi yine iş zamanı. çünkü bu dünyaya ev işi ve yemek yapmaya gelmişim. ordan oraya koşturmaktan yoruldum.
geçen yengem dedi ki: "en küçükleri sen olmana rağmen, 19 yaşında sana bu kadar sorumluluk yüklemeleri ne kadar doğru? 25 yaşında gösterip, 40 yaşında davranıyorsun bildiğin bu ailede." gerçekten de öyle ama, bana 25 yaş altı diyen pek olmuyor... amaaannn, 2.5 sene sonra kahvemi evimde içeceğim nasıl olsa. şimdi sabredelim. kahve de güzel olmuş heee, yapıyorum bu sporu hahahahahahaha -
Otuz iki yaşındayım sözlük. Kırk yaşımdan sonra her türlü deliliği yapabilirmişim gibime geliyor.
(bkz: itiraf gibi itiraf olsun) -
uzun zamandan beri bana sorulan sorulara sadece kısa ve net cevaplar vermek ile yükümledim bendimi. her sorulan soruya veyahut verilen tepkilere karşı -aşırı veyahut değil- "iyi, güzel, tamam" deyip hemencecik geçiyor ve geçiştiriyorum. pek sabrım kalmadı insanlara. bazen de garip bir şekilde neşeli oluşuyorum ve yeri geliyor tüm sınıfı coşturacak kapasitede enerji doluyorum ve bir söz ile her şey yıkılıveriyor(zahidem).
uzun zamandan beri hayallerimden 'men edilmiş' gibi hissediyorum kendimi. rakiplerim beni çoktan geçtiler ve ikinci turdan bana el sallamaktalar. bu acı veriyor. bu acıya nasıl katlanırım diyorum ama bir de bakıyorum ki etrafta acıya dair hiçbir şey bulunmamakta çünkü alışmışlık devreye giriyor ve 'istemediğin şeylere alışır isen ve bu rutin hali hala devamlılığını koruyor ise, o zaman ondan kaçmanın tam sırasıdır' diyorum ve olduğum yerde kalıp aynı rutin hayatıma devam ediyorum.
bazı zamanlar her şeyden kaçasım geliyor ama her şeyden. kaçmıyorum, yerimde kalıyor ve hiçbir şey yapmıyorum. sadece zamanın geçmesini bekliyorum. bana hiçbir şey katmayan ve benden beni alan zamanın geçmesini.
eskisi kadar şevkim yok hayata karşı, gelecek pek karanlık. tehditlerim var kendime karşı, bir gün gelir de onları gerçekleştirirsem diye çok korkuyorum. -
birkaç saat önce üvey annemin uzun süredir hakkımda insanlara atıp tuttuğunu öğrendim. yine de belli etmedim kimseye. ona ve benim hakkımda konuştuğu o kişiye. ben yan odadayken benim duyduğumu bilmeden dedikoducu yapıyorlardı. neler dediklerini bir duysanız oracıkta öfkeden ağlardınız.
bir süre geçti. bisküvi alındı eve. ben ve 16 yaşındaki erkek kardeşim hiç almamışız bisküviden ayırdılar herhalde diye düşünerek. bir süre geçti dedim kaldı mı? üvey annem dedi ki kendiniz alsaydınız. normalde iki bisküvinin lafını yapacak değilim ama öyle sinirliyim ki ona. herkesin içinde ayıramadınız mı bize iki tane dedim. kimse umursamadı. kendime değil de kardeşime üzüldüm. cebimde elli kuruş olsa gidip alırdım onun için bir tane. bırak elli kuruşu bir kuruş bile yok. az sonra kardeşim çıktı dışarı. sonra yanıma geldi. " bize bisküvi aldım." ya allah'ım. ben belki de yıllardır mutlukuktan ağlamadım. tutamıyorum şimdi kendimi. bir de en sevdiğimden almasın mı? -
sabrediyorum. sonu var biliyorum. -
bu nasıl bir ödevler silsilesi gurban olduğumunun? yeterince stresimiz var zaten, sal bizi be kanka. relax.. mevlam bana ve tüm öğrencilere dayanma gücü ver. hayır olan bizimkine oluyo, saçma sapan davranıyorum sonra. az önce de şarkı söyledim, meğer o da gece o şarkı aklına takıldı diye uyuyamamış hahahahahahaha -
son dakika.. kahreden haber geldi..
fakülte tüm derslerde sınav yapılması kararı alırken bir hocamız sayfalarca literatür çalışması ve saha çalışması ödevini iptal etmeme kararı aldı..
ziyan oluyorum şu an. iptal eder umuduyla 2 gündür bende ödeve devam etmemiştim.. niye böyle yapıyorsun yiğidim, civanım?? -
Akıl diyor tamam mı.. Akıl ne diyor biliyor musunuz.. Akıl beni kullan diyor.. -
Düşünsenize yaa "niye canın sıkılıyor"
"Yeni bir kitaba başladım"...
Şu an resmen kara kara kitapta yazılanları düşünüyor ve "bunlar gerçekten gerçek olabilir mi" diye soruyorum kendime. ve bu beni gayri ihtiyari karamsar bir ruh haline büründürüyor.
Helal olsun beyazlara be. Yeminle helal olsun. -
Bir şey soracağım.
Gençlik elden gidip yaşlandığımda benim ismimi bu adamlarla birlikte mi anacaklar ya. "Şu adamlarla konuşur şunlara fikir danışırdı", "şu adamla kurlaştı buna aşık oldu" mu diyecekler.
Hayır. Lütfen.
Lütfen (bkz: lanet bir geçmişim) olduğunu bilin ve beni eskiden yaptığım hatalarla yargılamayın. Artık değişmiş olduğumu, o aptallıklarımdan yüz çevirdiğimi ve onlarla ilgiyi kestiğimi görün.
Bunu buradan (bkz: geleceğe not düşmek) istedim. Rica ediyorum, beni o adamlarla birlikte anmayın. Lütfen değiştiğimi görün. Lütfen...
_____
Ps..
Yahu, tamam. Siyaset yapıyoruz, iyi güzel de. (bkz: tezek çuvalı)'nda altın arayana kâşif değil ahmak derler. Benim önceden yapmaya çalıştığım bundan farksızmış inanın.
Bir de yılların bana öğrettiği başka bir şey, siyaset/bilgelik kişilerden değil kitaplardan ögrenilir. Kişilerin size kazandırmaya çalıştığı ağzınız yana yana öğreneceğiniz acı tecrübelerden başka anlama gelmez. Ama ki aynı tecrübeleri aynı kazıklara oturmadan öğreneyim, diyorsanız kitap okuyacaksınız efendim.
İnanın boşa konuşmuyorum. İnanın ne dediğimin farkındayım.
Lütfen bir düşünün dediklerimi, anlamaya çalışın. -
inevitably, i am fading out that journa-political scenes anymore. That affairs have never been changing and bother me any more.
I am just going. -
Ruh halim patlamaya hazır bomba gibi. Tam huzur içinde yaşarım diyordum, üst kattaki komşunun her gün mütemadiyen eşyaları bir yerden bire itip çekme sesi ile huzurum zaten kaçmış durumdaydı. Şimdi ise aynı andavallıkta biri alt katıma taşınıyor. Ne huzur kaldı, ne ağız tadı. İtirafım ise, türkiye’de olsa kapılarına çoktan dayanmıştım polis çağırmıştım. Ama böyle farklı bir ülkede bu cesareti kendimde bulamıyorum. Bu da kendi kendime sinirlenmeme neden oluyor. -
sürgün başlıyor.. hazır mısın cüdâ?
-hayır.. -
ah cüdâ.. sen akıllanmazsın.. hayır ne bekliyordun ki?
asla ama asla beklemezdim ondan bunu.. demek ki ben insanlar için bir çırpıda silinip atılacak biriyim. ne uyku girdi gözüme, ne yaşlarım durdu..
dışarı her ne kadar güneşli ise, içim o kadar karanlık. gözyaşım yağmurlarım, hıçkırıklarım ise şimşekler oldu. ne diyeyim ki? var olsun.
ama böyle uyanmayı beklemiyordum.
ha pişman olursun, affeder miyim? affedeni :))) -
aylarrrr sonra saçlarımı fönlettim kendimi iyi hissediyorum şu an :)
saçlarımı çok seviyorum ve böylesine uzadığını görmek beni çok mutlu ediyo.. kuaförüm bile şok oldu.... mutluyum ama 3 saniye sonra geçer.. -
Sözlüğe Yazma hevesimin içine eden yazarlar var. -
Yahu bu kadar kastırmaya ne gerek var. 50 tane adamın kötü dediği bir adam sahiden kötüdür.
Aslında hepsi iyi bu adamların ama ki (bkz: kuru inat) yani ki (bkz: gurur) felaketi oluyor onların.
-
(bkz: yargılanan çocuk)yargılanmayı öğrenir. yani yargılanma karşısında en güvenli nasıl tepki geliştireceğini. yarının çocuklarını yargılamayın. onları (bkz: koşulsuz kabul) edin. elbette ki hata yapacaklar. çocuklarınızı hatalarıyla sevin.
yaptığı hatalar, onları hayatlarınıza dahil etmemeniz için geçerli sebep sayılamaz, sayılmamalı... -
Bu erkekler tamamiyle onlara ait olduğumuza inandıklarında bizi rahatlıkla aldatabileceklerini düşünüyorlar. Ona da "kıskandırıyormuş" süsü veriyorlar.
Sürekli ha beni aldattı ha aldatacak korkusuyla lanet bir ilişkiyi sürdürmenin bir anlamı var mı Allah aşkına ya? İnsan ızdırap duymak bir ilişkiye başlar mı?. Düpedüz mantıksız. Saçmalık. Bullshit!
Ps. Torturing you really enjoys me :)) -
sorun bende galiba. yapamıyorum, beceremiyorum bu işleri. çok sevmek fayda etmiyor demek ki. bir türlü sakin kalamıyorum. beceriksizin tekiyim. en iyisi bir daha kimseyle böyle bir konuda iletişime geçmemek. yalnız kalmak. ezelden beri tek tabancayım zaten ben..
