blog sözlük itiraf
-
biriyle konuşurken heyecanla atacağı mesajı beklemeyi özledim.. - dahası yeni biriyle konuşmayı özledim o derece-
sıfır heyecan, sıfır mutluluk, sıfır yüz gülmesi.. -
O acıyı yaşamasın bu acıyı yaşasın. Bu acının özütünde onur ve haysiyet var.
Fakat o acının sonunda utanç ve pişmanlıktan başka hiçbir şey yok.
(bkz: how to singulate) -
tatilim burnumdan geldi, aşırı üzgünüm gerçekten. -
(bkz: anladım ki) mutluluk aranan değil, yaşanan bir şeymiş.
Eğer gerçekten mutluluğunuzu bir yolla bulduğunuzu düşünüyorsanız "daha çok mutlu olmak" için sahip olduklarınıza asla ihanet etmeyin. Zira, emin olun, kazanacaklarınız kazandıklarınızdan daha iyi asla olmayacak ve siz, sadece yorulduğunuzla kalacaksınız. -
(bkz: bu çocuğun) aptal gibi görünerek aslında kendini aptal yerine koyanları trollediğini geç anlamam da benim aptallığım olarak tarihe geçsin, rica ediyorum.
-
O kadar sıkıldım ki..senelerdir her şey aynı, ben aynıyım.. hiç ilerletemedim kendimi, hep aynı yaştayım sanki yerimde sayıyorum ve çok yorgunum.. -
zamanında yalnızlığımdan kaçmak için o kadar çok şey yaptım ki. kaçamadım. kendi yalnızlığımdan kaçamadım. artık hiç uğraşmıyorum, bu gerçekten kendiliğinden oldu. ben de bunu istiyordum; kendiliğinden yalnızlığımdan kaçmaya çalışmamayı. birilerinin yardımı ve desteği ile veya kendimi zorlayarak değil. artık kendimle kalmayı seviyorum diyemem. sıkılıyorum yine ama eskisi kadar zorlamıyor. sanırım kendime katlanabiliyorum artık ve yaşamı yalnızken duyumsamak da biraz da olsa hoşuma gitmeye başladı. bundan sonraki hedefim pandemi sonrasını görebilirsem tek başıma tatile gitmek olacak. tek başıma denize girip, tek başıma müzeleri gezip, tek başıma bir yerde içkimi içip yine tek başıma sokaklarda dolaşacağım. bakalım bundan keyif alabilmeyi başaracak mıyım...
-
İşte bu "Allah'ın planı" ya. Ben elimi bile kıpırdatmıyorum Allahualem :)) -
I feel like i am in a prison in this home. Can see many things but never spell any of what i have seen - i dont!
Fortunately i have my mobile phone and the friends inside it :))
(bkz: mobile phone)
(bkz: mobilization) -
Ya benim kalp spazmlarım akçakale'de de oluyordu. Ama bu sefer annem fark etmesin diye kendimi kastım biraz. Böyle olunca da daha mı çok ağrıdı nedir. -
7 senede sınavı 70 yerde kazanırım gibime geliyor da du bakalım hayırlısı :-|
Kpss'de 3üncü girişimde atanmıştım.
Edit.. Everythings have been said about drugs are true. These are my actual bitter truthes. -
bugün seni gördüm eski arkadaş,
eskiden kalan bir kin ve nefret ile yaklaştım sana, her şeyden uzak ama sana biraz yakın. zarar verme güdüsü ile koşup geldim yanına, konuştun ve kekeledin ve korktun, birden her şey zor oldu senin için, gördüm.
sana zarar vermeme sebebim sadakat değil idi, merhametti.
korkmuştun,
-ki korkun sadece kendin ifade edebileceğin kadar fazla idi.
sana zarar vermeme sebebim sadakat değil idi, merhametti.
senden Üstün idim ve merhamet ile beslendi bendim,
senden üstün idim ve acıdım sana, zarar veremedim.
-
Ne olmuş buralara yahu? Napolyon gitmiş, çaylakolmayan yok ortalıkta...çok tuhaf hissettim şu an. -
Hiç uyumamak istiyorum. Intihar sayılır mı? -
Bu sefer bu işi halledecek gibiyim. Yılmak yok. Yazıyorum ki dönüp bakabileyim.. -
Yerini yitiren yeniden yerleşemez, hiç duymadın mı? -
ne zamandan beri suskunum'u düşündüm kendimde bugün. ne gariptir ki bir cevap bulamadım, üzerinden çok sular akmış ve izleri kapanmış olarak gördüm, artık alışmıştım; kedere, üzüntüye, hüzne, kırılmaya, bocalamaya, efkara, derde vb. her şeye. yaşadıklarım büyük bir haykırış ile seslenmemi gerektiren olaylar idi, ben sadece sustum. sustum ve kaldım bir gecenin ortasında, bağırsam gök yarılacaktı ikiye, kimseyi korkutmak istemedim, sustum. "belirsizlik dedim, ne menem şey imiş, lime lime ediyor insanı" söyledim kendi kendime, her zaman kendimle idim, sustum. sahiden ne zaman güldüm'ü düşündüm bugün, gülememiştim, unutmuştum sanki gülmeyi: neye gülüneceğini, kime güleneceğini, kim için güleneceğini, hangi şartlar-koşullar altında gülüneceğini; ben her zamanki gibi sustum.
annem geldi, üzüldü.
babam geldi, üzüldü.
ben de üzülüyor idim, bir şey diyememedim ve mutlaka hüzünlerinde haklılardı, ne de olsa her şey bir çıkar ilişkisine dayanmaktaydı. benim iyiliğimi isteyen kimseler, kendi iyiliklerini için bunu isteyeceklerdi.
artık yoruldum, suskunluğum, büyük bir sessizliği getiriyor bendimde. suskunluk, ne zamandır ölümü hatırlatıyor bende.
"bir misafirliğe gitsem,
bana temiz bir yatak yapsalar;
her şeyi, adımı bile unutup
uyusam." -m.c.anday.
hikmet benol'da düşünmüştü: "acaba ölür isem, Hüsamettin tambay nasıl bir hüzne boğulur" diye, hikmet kendini öldürdü, Hikmet'in üstüne bir beyaz bez örtüldü, albayın gözünden bir-iki damla yaş döküldü ama hikmet öldü.
ölürsem diyorum, bir sonbaharda, doğu'da. haber salınsa yurduma, n'asıl karşılanır ölümüm acaba,
keder, acı, gam, hüzün, üzüntü veyahut suskunluk?
"bugün oturdum ölümü düşündüm
bir darağacında ya da yolda yürürken
bugün oturdum ölümü düşündüm
yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken."
git artık benden ecel, bak yenildim ben artık, git benden; pes ettim ben.
gelme ey ecel! -
uyku tutmuyor ve suçlusu benim.
sınav döneminde günde üç dört kere sütsüz ve şekersiz kahve içiyordum ki bunlardan birini uyandıktan beş dakika falan sonra alıyordum. gel gör ki sınav geçti ve ben kahve bağımlısı olduğumu fark ettim. kahvesiz ayakta bile duramıyordum.
ben de karar aldım ve kahve içmeyi azalttım. daha sonra kahveye süt koymaya başladım en azından biraz daha uykusuzluk etkisini kırsın diye ve sonra tamamen bıraktım. iki hafta önce sadece bir kere keyif kahvesi içtim. amaaa bu zeki kız bugün ne yaptı? eskiyi unuttu ve azıcık sütlü kahve içti.
sonuç: eskiden (kahveye alışmadan önce)olduğu gibi çarpıntı yapıyor ve uyku tutmuyor. oysaki öğlen birde içmiştim.
aslında bir yandan iyi: demek ki bağımlılığın gitmiş
bir yandan kötü: yorgun olmama rağmen uyuyamıyorum. düşün cin gibiyim gece gece şunları yazmaya üşenmedim. -
bu döneme rağmen düğün yapan akrabalarım ve arkadaşlarımdan nefret ediyorum. -
Kütüphaneden (bkz: ödünç kitap) aldığım zamanlarda "bir gün atanırsam paramı hiç acımadam deli gibi kitaplara gömeceğim" diyordum.
Hiç acımadan deli gibi paramı kitaplara gömüyorum. Biri beni durdurmalı.
(bkz: saramago)
(bkz: gabriel garcia marquez)
