blog sözlük itiraf
-
Üzerinden kaç vakit geçti bilmem, acıları'm' benim oldu. Ansızın onunla dinlediğim bir parça çıkar karşıma kaçmam ondan. Durduk yere birlikte yaptığımız bir şey gelir aklıma buruk da olsa gülümserim. Beraber vakit geçirdiğimiz arkadaşlarımızla konuşurum içim yanar, yanar, dışımda zerre kor yok. Onu en iyi ben tanırım, neye üzülür, neye dayanamaz, neye sevinir en iyi ben bilirim de, o nasıl cahil kaldı bana bu kadar bilemem. Neyi, ne kadar kaybettim bilmem de kendimi nasıl kaybettiğimi iyi bilirim.
Ben etrafıma neşe vererek çoğalırdım da acımdan utanır oldum.tam da ayaklarımın üzerinde durmayı becermeye başlarken Yıkan şey acım olmadı, acının hangi cihetten geldiği oldu..
Çetrefilli bir aşk yazarından: seni düşünmek güzel şey, ümitli şey...
Dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey. Fakat artık ümit yetmiyor bana. Ben artık şarkı dinlemek değil şarkı söylemek istiyorum, dediği yerdeyim. -
kurt gibi açım, kahvaltı yapmaya üşeniyorum. açlığımı suyla gideriyorum her an patlayabilirim. -
Burada hepimizin bildiği, hepimizin bildigiyle sınırlı. Çünkü biz bir şey öğrendiğimiz zaman direkt birbirimizle paylaşıyoruz. -
yine düşüncelerimle boğuşmaya başladım. -
Kurban olduğum Yüce Rabbim gezme sevgisini hiç koymamış kalbime. yarın inş gaziantep'e gideceğim ama bu beni hiç heyecanlandırmıyor :-|
(bkz: neyse halim çıksın falim)
edit. ben hep böyleydim. kötü bir huy arkadaşlar evde denemeyin.
edit2. yani "siz böyle olmayın, daha yaşınız gençken gezin tozun yaşamaktan zevk alın" anlamında. -
yoruldum.adımı sorsalar söyleyemeyecek kadar, sanki göz kapaklarımı kapatsam bir daha açamayacakmış gibi yoruldum. fiziksel yorgunluk değil benimkisi, öleceğini bile bile su içmeye devam eden ceylan gamsızlığı var üzerimde. koca dünyada beni bu dünyaya pamuk ipliğiyle dahi olsun bağlayan hiç bir şey yok gibi hissediyorum. -
çok sağlam üşütmüşüm ağrıdan uyuyamıyorum. -
Millettin hayatında aksiyon eksi seviyelere inmiş hiç orijinal bir şey olmaz mı ya başlığa girip çıkmak için harcadığım emek başlı başına koca bir itiraftır. Arz ederim -
Sonlu olan hiç bir şeye sonsuz bağlanmayın.
Sonlu olana sonsuz bağlılık ancak elem, keder ve zulüm doğurur. -
nick altı doldurup ponçikleşmekten, başlıklara bilgi verici entry girmeyi veya olmayan bir başlığı açmayı geri plana iten arkadaşlar görüyorum. bu pandemi dönemi sözlüğü iyice foruma çevirdi amüniyim. bende bundan sonra +rep yazayım nick altlarına. belki modluk felan atarlar ehehue -
bir gece yürüyorum. ama ne yürüme. zihnim geriye adımlıyor. beden ileri. ruh desen olduğu yere yığılmaya meyilli. sesler yankılanıyor iki kulağın arasında. bir teker sesi ne kadar süre yankılanabilir desem. aklınıza gelenden çok daha fazla süre. ben yürüyorsam işte bu şekilde. sesler koşuyor belki. ışık hızına yükselen ses hise dönüşüyor. ama sevilecek türden bir his sanmayın. sevmek bu kadar zorken hem de. rüzgar burna getirse mesela biraz da olsa hanımeli kokusu. belki daha kolay olabilirdi. ancak yürüdüğüm yolda hiç hanımeli yoktu. üç gece önce kokladığım fesleğenin hatırasından medet umuyorum. işe yarar mı sandınız. kokudan daha uçucu bir şey aslında. hatıra dedikleri. kokunun hatırası işte. uçuculuğun karesi. küpü. bilmem kaçıncı kuvveti.
bir gece yürüyorum. önüme herhangi köşe çıksa da dönsem artık diyebileceğim raddeye gelene kadar. düz bir yolda yürüdüğümü bile fark edemeyecek şekilde. ışık çıksa da dursam. cisim çıksa da yönümü değiştirsem. yok. ki ne yok. simsiyah bir boşlukta. adımlarımı hissetmesem. yürüdüğüme inanmayacağım kadar karanlık.
bir gece. yürümek iyi gelir umuduyla kendimi bilmediğim bir sokağa kadar sürüklüyorum. tam orada. artık bildiğim bir sokağa dönüşen yerde. attığım bütün adımlara aynı ehemmiyeti gösteriyor muyum diye hayıflanıyorum. fazla abartıyorum diyerek olayı kapatmaya çalışsam da. nafile biliyorum. akla kuruldu mu bir kere ehemmiyetsizlik. gaflete düşerse zihin. önemsememek konusunda. uğraş ki kurtulasın. acaba bu önemsememe hali önemsenmemeye dönüşür mü diye. ya herkes. fazla abarttığını düşünerek. öneme karşı mesafeli bir tutum takınırsa. kim kimi. kim neyi. ne zaman. ve nerede. hem de ne şekilde önemserdi sonra.
bir gece. tanımadığım her adımla tanışmaya heves ederek. yürüyorum. gariptir. aynı bacaklar marifetiyle oluşan adımlar. birbirine hiç de tanıdık gelmiyor. yüzlerce adımla karşılaşıyorum. her birine katık edilmiş binlerce duygu sarıyor etrafı. biraz ağır geliyor. sanki yeterince yokmuşçasına yenilerini eklemek hayatıma. şuracıkta bıraksam ne olur sanki. tanışıklık yokluğundan ölürüz belki de. kim bilir.
Yine de. Yürüyorum ben. Hemen her gece. -
En sonunda kazanacağımı bu sefer gerçekten hissediyorum. -
Bugün kadın düşmanı olduğumu öğrendim sözlük. Öyleymişim yani. Peki benim bundan haberim var mıydı :) -
(bkz: babaevine) yaklaştıkça frontal loblarımdaki nöronlarda kasılmanın artması. -
sinirden, kırgınlıktan oturdum hüngür hüngür ağlıyorum. ya gerçekten anlatılanı anlamak bu denli mi zor? kapatıp hesabı defolup gideceğim en son ya. ben niye kendimi anlatamıyorum. sürekli ağlamaktan da yoruldum. yapım bu kırılganım, böyle olmayı ben istemedim ki. sorunlu olan ben mi oldum rahatsız olduğum şeyi dile getirip isteyince. kendimi yok edemem anlıyor musun(uz)? ha istiyorsan(ız) ismime bile rastlamazsın(ız). bunu yaparım gerçekten. yoruldum kırılgan yapım yüzünden laf yemekten ya, insanım bende. -
bugün saat 18.38'de uzun zamandır beklediğim mail geldi. mailde şöyle yazıyordu.
ekşi sözlük başvurunuz hakkında
[email protected]
4.06.2020 Per 18:38
merhaba .....,
ekşi sözlük'e başvurunuz bir şekilde kabul oldu! bu email adresiniz ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.
yoksa https://eksisozluk.com/sifre-sifirla adresinden yeni bir şifre tanımlayabilirsiniz.
ekşi sözlük halka hizmet dairesi
yaklaşık iki ay öncesine kadar bu maili hevesle bekliyordum. o zamana dek burayı hiç duymamıştım. bugün mail geldiğinde ilginç bir şekilde hiçbir şey hissetmedim ve heyecan duymadım. uzun yıllar takip ettiğim bir oluşumdu. epey süredir de çaylak olarak görünmeyen binlerce kişiden sadece biriydim. artık resmi olarak yazar olduğum bildirildi. orada da yazarım ama esas paylaşımlarıma buradan devam edeceğim. çünkü kendimi burada huzurlu hissediyorum. orada yıllardır görmediğim ve bulmadığım naif ortamı burada buldum. orada yazacaklarımı binlerce kişinin görmesi artık beni şevklendirmiyor. çünkü takip etmeye başladığım dönem henüz kalitenin pek düşmediği değerli yazarların sözlüğü terk etmediği dönemdi. şu an ise başlıkların ve içeriklerin çoğu nefret, aşağılama ve saldırı üzerine. bunları gösteriş olsun diye değil böyle hissettiğim için paylaşıyorum.
kalbi güzel bütün yazar arkadaşlarıma sevgilerimle..
-
çatlak matlak da olsam bazen, seviyorum herkesi. -
sokakta bulduğumuz yeni doğan yavru köpekleri sahiplendiğimizden beri hayatım değişti. Geceleri uyuyamıyorum, gün içerisinde yapmam gerekenleri yapamıyorum. Çok korkuyorum. Ama korkma sebebim hayatımın düzenini bozmuş olmaları değil. Anneleri tarafından terk edildikten sonra onlara vermem gereken sevgiyi verebiliyor muyum, doğru besliyor muyum, bir yanlış yapıyor muyum soruları kafamı kemirip duruyor. umarım bir an önce büyüyüp sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam ederler. -
Derin bir kederle kapatıyorum ömrümü ama birkaç gündür daha başka bir üzüntü var üzerimde. Oysaki ömrünü mutluluklara adamış insanlar kedere bürünmez sanardım..
Çok tasalanırdım kabul görülmeyişime, sevilmeyişime. Sonra bir gün, "aslolan seni bilen öz kişiler değil mi? Yüreğine niye herkesin derdini veriyorsun, zaten yeterince derdin var." o gün kendimi toparladım. Beni bilen biliyor en nihayetinde. yüreğime kötülüğü bile bile koymayacağımı, öz dediklerim biliyor.
Velhasıl türlü sonlardan sonra, oturup bu cümleleri zikrettim.
Ve anladım ki, her son bi' başlangıç. Her son yepyeni şeyler kazandırır. Ve her acı bambaşka bir güç katar, katran kalplilerden zulüm gören masumlar için. -
Gün geçmiyor ki hayatıma artı bir zorluk eklenmesin
