beklemek
-
Eziyettir. Zira artık tahammülümün sonundayım. Her sabah başımı yastığa ümitle koyup kırgınlıkla uyanmaktan bitabım. Sahi söylesene, sen nasıl rahat uyuyabiliyorsun? -
beklerken, beklerken; artık hayal kurmak bile gelmez içinden. zamanı dondurursun; geçmişi düşünmeyip, gelecek plânları yapmazsın. -
Sonra günler geçiyor. Mevsimler de. Onlar sırasını bekliyor, ama ağaçlar bekleyemeden çiçekleniyor. Sonra ağaçlar erkenden çiçeklendi yazık olacak diye bi daha üzülüyorum. Her çiçek kendi bacağından asılmıyor mu?
Yani diyeceğim o ki, neyi beklediğimi bilmiyorum. Bir ay, bir mevsim, dört mevsim, sonrası ne olacak bilmiyorum, bilmediğim şeyi bekliyorum. Zaman geçtikçe umut kırıntılarım da yok oluyor. Piştikçe ufacık kalan ıspanaklar gibi kendimi ateşe bırakayım da ufacık mı yapsın beni. -
zor zanaat!
