amy lee
-
Grammy ödüllü rock grubu Evanescence'ın kurucusu ve vokalistidir. Şarkıcılığının ve şarkı yazarlığının yanı sıra; klasik müzik eğitimli bir piyanisttir. şu sıralar kendi başına albüm çalışmalarına başlamıştır. ilk videosu speak to me. özlemişim bu sesi işin gerçeği güzel olmuş. -
Çok güçlü sesli, zor bir hayat yaşamış bir sanatçıdır. Sesi bana çok farklı şeyler hissettiriyor, aynı anda hem üzüp, sinirlendirip hem de rahatlatabiliyor. işte bu da ispatı -
Birkaç gün önce speak to me'nin çevirisini bloga atmıştım. Başlığı görünce bir sırıtma geldi, öyleyse tutmayın beni yardırıyorum:
Amy lynn lee hartzler, 1981 doğumlu piyanist, evanescence'ın kurucusu, solisti, söz yazarı. 1995 yılında Ben moody ile evanescence'ı kurmuş 2000'de origin'i yayınlanmıştır. Bu süre zarfında amy, solitude ve give unto me'yi yazdı. Origin her ne kadar bir albüm kalitesinde olsa da, amy lee için demodan ileriye gitmemiştir. Whisper, my immortal, imaginary gibi şarkıların daha "üst" versiyonları fallen'a taşınmıştır zaten.
Hatta uğraşırsanız albümlerde yayınlanmayan pek çok şarkıyı internette bulursunuz. Ben bir ara sapık gibi whisper ve my immortal'ın farklı kayıtlarını bulmaya çalışıyordum ki, hedefime de ulaşmıştım.
Bir dönem deli gibi EvFan'larla tanışıyordum. Evanescence'ın amatör olduğu zamanlardan beri dinleyen insanlarla tanışma şansı bulmuştum, ilginçtir ki büyük çoğunluğun söylediği şey şuydu: "Amy, grubu mahvetti, çok bencilce davrandı"
Amy'nim de söylediği şey şu: "ben evanescence'ım, artık benden ayrı düşünülemez"
Tabii hayranların kast ettiği şey, ben moody'nin gruptan ayrılması ve grubun teknik sıkıntıya girmesi... mi?
Şimdi düşünürsek, daha origin'den beri, biz amy'nin kafasına girdik. Hello'da kardeşinin ölümünü bize yansıttı, my immortal'da (ilginçtir ki ben moody yazmasına rağmen) çocukluk travmalarının ve onun psikolojisini bitiren ilişkiye şahit olduk. Hatta the last song i'm wasting on you'da"ben moody'ye mi acaba bu şarkı" diye teori kastık, everybody's fool'da, amy'nin kız kardeşinin beyonce'a özenmesinin üzerine, yine amy'nin yaptığı sistem eleştirisini dinledik. The open door'da depresyonunu dinledik ve "good enough"ta depresyonundan çıkışını gördük. Bu yüzdendir ki, son albüm olan evanescence'ın fallen gibi olmaması sorulduğunda amy "artık o kadar karanlık hissetmiyorum" cevabını vermişti.
Tabii ben moody'nin hakkını yememek gerek; bir piyano solosundan ibaret olan my immortal'a gitarları sokan, bring me to life'ı, bring me to life yapan ben moody idi. Ancak onun gruba olan katkısı daha çok ses mühendisliği gibiydi, grubun esin ve beslenme kaynağı her zaman amy lee'ydi.
Amy'nin tarzına gelecek olursak, klasiğe yakın taraftaydı, daha sonra rock müziği de en az onun kadar benimsedi. Viktoryan kıyafetleri ve gotik makyajıyla ben buradayım dedi.
Şimdi Terry de çıktı gruptan. Ancak amy adeta bencil olmadığını kanıtlayarak ikinci bir kadın getirdi gruba: jen mahura. Bakalım bundan sonra ne olacak.
Yıllar evvel bir film müziği yapmak istediğini söylemişti; evet speak to me tam olarak o. Eğer aklındakileri gerçekleştirirse evanescence'ın ölmediğini gerçekten kanıtlayacak.
Velhasıl kelam, derin yaralar beslemiş ancak bunları sanatla yoğurmayı başaran, kimi zaman sadece narnia'dan bile etkilenen muhteşem yetenekli insan. Bu arada televizyoncu bir anne jokey bir babanın kızıdır kendisi; evanescence'dan önce zor bir hayatı olmadığı gibi, ultra lüks içinde de yaşamamıştır.
Yoruldum valla, aklıma gelen bir şey olursa yazarım yine. Bu arada mobilden yazdım, türkçe katliamı filan olmuşsa şimdiden affola.
