eşcinsel olmayan birinin eşcinselleri savunması
-
eşcinselliğin hastalık mı, dürtü mü yoksa sadece zevk mi olduğunu bilmiyorum. bu hususta çok düşündüm, okudum fakat tamamıyla hiçbirini sindiremedim. yine de bu benim için hiçbir zaman bir eksiklik olmadı. çok yakın bir arkadaşım utanarak ve istersem yüzüne bakmayacağım korkusuyla bana bu yönelimini itiraf ettiğinde kırıldım. nasıl olur da böyle bir tepki vereceğimi düşünürdü, beni hiç mi tanımamıştı?
tabi bu olayın üstünden yıllar geçti. biz asla yadırgamadık, yapma bunu yahut tedavi ol kendini değiştir demek gibi bir hadsizlikte bulunmadık.
bildiğim şudur ki eğer bu bir tercihse saygı duyarım, eğer bu bir hastalıksa ateşi çıktığında doktora gidip tedavi olmayı akıl eden insan bu durumda da destek almayı akıl eder ve ben yine saygı duyarım.
sadece arkadaş boyutundan değil genel olarak kimsenin tercihi beni ilgilendirmez. fakat bulunduğum yerde nasıl ki yaşlı birine bağıran bir terbiyesiz gördüğümde hayırdır diyorsam aynı şekilde bir homoseksüelin haklarını ihlal eden kişiye de tavrımı koyarım.
insanlara sadece saygı duyulması gereken varlıklar olarak baktığınızda savunduğunuz kişinin cinsel tercihi, dini, kıyafeti, mesleği ve aklınıza gelebilecek her türlü özelliğini kollamak istiyorsunuz.
başlık eşcinsel olmayan birinin eşcinseli savunması. gel gelelim şortlu kadına şiddet uygulandığında nice kapalılar tepki gösterdi çünkü kıyafet özgürlüğü, dinini yaşamak isteyen alevilere ateistler destek çıktı çünkü din ve vicdan özgürlüğü var. kendisinden olmayanı sevmeyen, saymayan, hor gören sınıflandırıcı ve sınırlandırıcı zihniyete karşı etiket taşımak istemeyen insanlar sayesinde yüzümüz gülebilir ancak. aksi halde hep cinayet, tecavüz, yağma, hakaret haberleriyle dolacak gazetelerimiz.
