blog sözlük itiraf


  • "Çok zor bazen, avaz avaz susmak. Saklanmak kendine, kendinden vazgeçmişken."

    Sadece sevilmek istemiştim ve biraz sevmek. Biraz anlaşılmak, biraz naz yapmak, belki biraz ergenlik taslamak. Büyük şeyler istemişim. Hiçbiri olmadı. Tam tersine hep daha büyük şeyler yaşatıyor hayat.
    Basit bir insan olmak istemiştim. Basit düşünen, basit görünen, basit sevip, basit vazgeçen bir insan belki. Olmadı. Hep derin düşündüm, derine indikçe ciğerlerim yetmez oldu bazen, yine de çıkmadım. Çıkamadım, kafama bastıran biri oldu hep. Ben birinin kafama bastırmasına üzülmedim hiç. Ben hep, bir gün birinin, ben suyun dibindeyken bile kafama bastırabilecek olmasını düşünemediğim için üzüldüm.
    Ben yüzme bilmem ama kimse cesedimin su yüzüne de çıkmasına izin vermedi.
    Güzel değilim, masum değilim, mutlu değilim; ama bunlar benim için önemsiz. Çünkü ben iyi değilim ve benim iyi olmam için bunlar gerekmiyor.

    Artık çocukların saf sevgi taşıdığına da inanmıyorum. Her an bir çocuk sizi çikolataya olan sevgisinden dolayı satabilir. Çikolatayı sizden daha çok sevdiği için yapabilir bunu. Benim için sevgi de en az aşk kadar yok.

    Bıçakları düşünün. Bunu üreten insan hiç kullanan kişinin başkasına zarar verebileceğini düşünmüş müdür? İşte insanoğlu. Yararına olabilecek bir şeyi zarara çevirir.

    İyi ellerde küçük bir sevgi fabrikası olabilirdim. Sorun şu ki, hiçbir zaman iyi bir el görmedim.

    Adalet terazilerim şaşırdı dengesini. Eskiden suçsuz olduğumu söyleyen sesleri vardı gıcırdayan demirlerinde. Şimdi ise onlar bile susuyor.

    Bazen Afrikalı bir çocuk olmak istiyorum, bazen eve yemek götüremeyen bir baba, bazen hırsızlık yapmak için girdiği evden çıkarken yakalanan ve müebbet hapis cezası alan bir hırsız olmak istiyorum. 
    Eğer mümkün olsaydı onlarla yerimi bile değiştirirdim. Ama onların bu mutsuzluğu tatmasını istemem.

    Afrikalı bir çocuğa annesi "yemek yok" derken bile sevgi gösterir. Midesi boş ama kalpleri inançla dolu insanlardır. Eve yemek götüremeyen bir baba çocuklarının bir parça mutluluğu için can verebilir. Böyle bir baba ya da bu babaya sahip bir çocuk olmak için her şey verirdim. Bir hırsızın ise kimsesi yoktur bazen. Düşünür sürekli ama bağlı olduğu birden fazla zincir yoktur artık.

    Ben bana yapılan şeyler için hiç üzülmedim. Ben hep bunları hak edecek kadae kötü bir insan olabildiğime üzüldüm. Ben hep üzüldüm ama hiç canım fiziksel olarak yanmadı. Ya da artık, ruhumun acısı tenimin acısını bastırıyor. Gözlerimden düşen bu yaşlar artık, su değil saf lav.

    Affet diyorlar, affettim diyorum affediyorum. Siz, bütün sorunlarla sizi başbaşa bırakıp ölmeyi tercih eden bir anneyi affeder miydiniz? Nasıl affedeyim? Her acı çektiğimde, hiç yanımda olmayan bir insanı nasıl affedeyim? Rüyalarıma bile ayda yılda bir girip, onda da beni üzen, ağlatan, özleten bir anneyi nasıl affedeyim?

    Affettim ama. Gerçekten affettim artık. Çünkü artık bir daha asla mutlu olamayacağımı kabullendim. Şimdi bana affetmek düşer yalnız.

    Yavaş yavaş bitiyorum. Kendimi yok eden yine benim ama bana bunu yaptıranlar da diğer insanlar. Sadece biraz gerçek sevgi istemiştim. Sevginizi, kalbinizi benimle paylaşmanızı istemiştim. Maddi Hiçbir şey istemesem bile çok şey istemişim.



    Kaybettikçe bir çentik attı, alnımın üstüne tanrı, "büyüdün" dedi, "bu yağmurlar bu yüzden".