çalışan anne
-
Annem babam öğretmen benim. Şimdi emekliler. Babam tarla sapan işlerine daldı. Annem de torun seviyor, kilo vermek için yöntemler ve kek yapmak için tarifler bakıyor. Bir de kedi almış eve (yine). Okulda tanışmışlar. Beş parasız evlenmişler. Evlendiklerinde mutfak takımları bir koliye sigiyormus . (Şimdilerde her şeyi tam olmadan evlenmeyen çiftler gözlerini burada devirebilirler). Neyse... ordunun dağ başında bir köyüne çıkmış tayinleri. Sağ sol zamanı. Daha 12 eylül yaşanmamış. Bir caminin bodrumunda bir buçuk odalık lojmanları varmış. Bir taraf mutfak, bir taraf soba . Her iki tarafa emeklemem de yasak olduğundan emeklemeden yürümeye baslamisim. Hala anlatır gulerler. Onlar okuldayken Cafer amcanın karısı bakmış bana. Torunu sanveri kucagindan itekler ben otururmusum babaanne dermisim. Geçen bayram aradım. Telefonda sesimi duydu ve ağladı o kadın.
Ic anadolu da başka bir ilçeye tayin olmuşlar. Lanet ilçe halkı yabancıyı sevmediginden bakıcı bulamamislar. Evin kooperatif borcu var, hayat şartları var. Kardeşime bir sene farklı bir şehirde teyzem baktı. O sene Annem hiç gulmedi . Çocuktum ama anladım unutmadım. Bir sene sonra kardeşimi almaya giderken otobüste Annem hiç uyumadi . Benim genetik çöp kardeşim (Öyle derim ben ona) babamı tanımadı. Az yazan adamın babası geldi demiş teyzeme...
Neyse...
Hiç bir anne evladindan uzak kalmamalı. Anne olmak zordur. Çalışan anne olmak daha zordur. Annemle her zaman gurur duydum. Güçlü kadındır. Mükemmel bir öğretmendir. Belediyenin siktir ettiği bir mahalledeki o okuldan fen lisesi kazanilmasi onun inatla öğrencilere burs sağladığı ve dershanelerde ücretsiz okuttugu dönemde oldu. Hala internette bilgisayar başında tek parmakla yazdığı günlük planlar ve ders notları var. Yazar, gazeteci, doktor öğrencileri var. Bayramda belki ben gidemem yanına ama öğrencileri evine dolusur.
Öyle ışte... '*'
