omuz silkmek
-
kitaplarda, özellikle yabancı dilden çevrilen kitaplarda çokça karşıma çıkan söz öbeği.
okurken her denk geldiğimde omzumu silkiyorum ama bana hiç gerçekçi gelmiyor karakterin o anda omuz silktiği. gerekli gereksiz her yerde omuz silktiriyorlar karakterlere. bir insan günlük yaşamında o kadar omuz silkmez ki.
--- spoiler ---
angry'nin alarmı sabah köründe çaldı. uyanmaz istemiyordu ama kalkmak zorundaydı. omzunu silkti ve yataktan yuvarlandı. tuvalete gitti. tuvalet kağıdı bitmişti. omuz silkti ve içindeki suyu özgürleştirip çıktı. hazırlanmaya başladı. giyeceği gömleğin ütüsüz olduğu farketti. omuz silkti ve giydi. kahvaltı yapacaktı ama buzdolabindaki her şeyin fifty shades of green olduğunu farketti. omuz silkti ve evden dışarı çıktı. tam dış kapıyı kilitlerken anahtar kırıldı ve anahtar deliğinin içinde kaldı. omuz silkti ve ''amaan çilingir çağırmakla kim uğraşacak yeni bir ev alırım'' dedi. otobüse bindi. akbili bitmişti. omuz silkti ve gideceği yere yürüyerek gitti. gördüğü herkese omzunu silkerek selam veriyordu. herkes onun bir tikinin olduğunu düşünüyordu. ama bu genetik bir rahatsızlıktı. büyük büyük dedeleri bile omuz silkme hastalığından muzdarip bir şekilde ölmüşlerdi. hatta bir tanesi omzunu silkmekten kolu kopmuştu. umuyordu ki angry'nin başına böyle bir şey gelmeyecekti.
--- spoiler ---
'*''*'
