unutulamayan anne ya da baba dayağı


  • ilkokula gittiğim siralarda haftasonu annem arkadaşına gezmeye gidicekti ama gitmek istemediğim için beni eve bırakmıştı. işte gazı falan kapatıyor, prizleri söküyor, sıkı sıkı tembihliyor beni kapı çalarsa açma falan. karnın aç mı birşeyler hazırlayayım falan diye yüz kere de sormuştu ve ben her defasında hayır anne tokum diye inatlaşmıştım. yemin ediyorum annem kapıdan çıktığı an karnım guruldamaya başladı. bir de ben çok gereksiz gurur yaparmışım. annemi geri çağıramıyorum tabi. dedim ekmeğe çikolata sürüp yiyeyim. çikolata, ekmek tamam. tabak eksik. tabaklar üst rafta ve benim boyum yaşıtlarıma göre falan çok kısa. güç bela sandalyeyi rafın önüne getirip tabak almaya çalışırken, tüm raftaki tabaklar başıma yığıldı. her yer cam oldu ağlıyorum falan. komşumuza gittim annemi çağırttım. annem geldi. burada koptu olay. bir yandan ağlıyor kadin bir yandan yerdeki camlari süpürüyor bir yandan da elinde süpürgeyle popoma vuruyor. dayak değildi ama hafızamdan silinmiyor bu anı hep gülerek anlatıyorum. *