öğrenciye 12 yılda ingilizce öğretemeyen sistem


  • Ezbercilikten nasibini alan bir sistem var olduğu sürece devam edecektir. Neyse tanım yapmak için kastım açıkcası. Çünkü benden önceki girdilerde tüm yönleri ile haklı eleştiri oklarına maruz kalmış. Ben de o sistemin içinde çıkıp çok sonraları ingilizce öğrenmeyi başarmış biriyim. Şimdi sıra bana ingilizceyi sevdiren öğretmenin bu sene öğrencileri için facebook hesabından yaptığı duyuruya gelsin.
    My dear students,
    Elimi kalbinizin üstüne koydum. Şimdi derin bir nefes alın ve bunu hissedin. Bir yandan da şunu düşünün ; bir zamanlar ben de sizler gibi bir öğrenciydim ve sizin oturduğunuz sıralarda oturuyordum. Hiç İngilizce bilmiyordum, harfleri ve rakamları bir türlü öğrenememiş ve adımı ve yaşımı söylemekten öteye gidememiştim. Saatler bana da çok karmaşık gelirdi ve biri İngilizce soru sorduğunda heyecandan ellerim terler, yüzüm kıpkırmızı olurdu.
    Sonra bir gün karşıma bir öğretmen çıktı. Elimden tuttu, başımı okşadı, sırtımı sıvazladı ve gözlerimin içine bakarak bana "korkma" dedi, "ben sizin için buradayım."
    Siz de benden korkmayın ve size İngilizce öğretmek için burada olduğumu unutmayın. Öğrenmekte zorlandığınız zamanlarda kendinizi bana teslim edin, emin olun ben ne yapmam gerektiğini çok iyi biliyor olacağım ancak sizin buna açık olmanız lazım. Lütfen size yardım etmeme izin verin.
    İnsanın anadili haricinde bir dili öğrenmesi ve bu dilde ustalaşması hiç de kolay bir iş değildir ancak bu çok zor olduğu anlamına da gelmez. Anneniz babanız bile olsa herhangi biri size İngilizce öğrenemeyeceğinizi söyleyecek olursa buna sakın inanmayın. Etrafınızda her zaman olumsuz yorumlar yapan ve moralinizi bozmaya çalışan insanlar olacaktır. Sizler kimseyle yarışmak ya da kimseye bir şey ispat etmek zorunda değilsiniz. Bu uzun bir yolculuk, arkanıza yaslanın ve bu yolculuğun tadını çıkartın.
    Birbirinize karşı her zaman pozitif bir tavır takının. Çelme takan değil destek olan arkadaşlar olun. Zorlandığını gördüğünüz arkadaşlarınızla bilgilerinizi paylaşmak konusunda cömert olun.
    Dil öğrenmek, spor yapmak gibidir; ciddi bir disiplin gerektirir. Ben size bu sporu nasıl yapacağınızı gösterebilirim ama sizin yerinize spor yapamam. Elimde sihirli bir değneğim yok ama eğer olsaydı da muhtemelen kullanmazdım çünkü bu, yolculuğunuzu sizden çalmak olurdu.
    En büyük gücüm bilgi birikimim ama daha da ötesinde sizlere karşı sevgim ve inancımdır.
    Ben size İngilizceyi büyük bir aşkla öğretmeye çalışırken sizler de aklınızla değil kalbinizle öğrenin, çünkü kalp unutmaz !
    Sincerely,
    Ferit Günaydın.
    Your English Teacher

    Eğitim sisteminin işte böyle güzel yürekli öğretmenlere ihtiyacı var.