çocukluk korkuları
-
benim şu an ifade edeceğim, öyle nesneye dayalı bir korku değildi. evet o tarz korkularım da vardı fakat bu biraz daha değişik.
ben misafirliğe gittiğimiz bir evde ya da arkadaşımla oyun oynamak üzere bulunduğum bir evde o evin çocuğundan bir şey istemeye korkardım. vermez falan diye değil. ondan istediğim şeyi (istediğim her ne ise, bir bardak su bile olabilir)o da gidip annesinden isteyeceği için çekinirdim. sanki çocuğun annesi, "bak bak, oğlumu nasıl da kullanıyor" diye düşünecekmiş gibi gelirdi. Ya da bazı çocuklar biraz şımarık olur, güzel güzel oyun oynarken durduk yere gidip annesinden hiç olmayacak bir şeyi ister, sallıyorum akşam için hazırlanmış ve o an sunulmak üzere hazırlanmamış bir tatlıyı ya da misafir çocuğuna çıkarılmayacak kadar kaliteli/pahalı bir oyuncağı getirtir annesine. işte böyle durumlarda ben hep yerin dibine girerdim. halbuki ne dolaptaki yiyecekten haberim var ne de o pahalı oyuncaktan. ama ne hikmetse çocuğu ben kışkırtıyormuşum da çocuk o istekleri o yüzden dile getiriyormuş gibi olurdu. belki de anneler çocuklarının huyunu biliyor ve bana hiç kabahat bulmuyordu ama ben hep suçlar bakışlarla gözlerinin beni aradığını ve sorumluluğun bende olduğunu düşündüklerini hissederdim.
umarım gelecekteki evladım(umarım var olur) ne o şımarık çocuk gibi olur ne de benim taşıdığım korkuları taşır...
