tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler
-
insanoğlu, evriminden yüz binlerce yıl öncesinden günümüze doğru olan süreçte devinim ve değişimlerden geçmiş, fakat primitif ve biyolojik gereksinim ve ihtiyaçları günümüze kadar aynı kalmıştır. bu ihtiyaçlar çok kısa ve genel olarak fizyolojik ihtiyaçlar, güvende hissetme, sevgi/aidiyet duyma, itibar, bunların sonucunda da kendini gerçekleştirme(maslow et al, 1943)den ibarettir. bizim burada atıfta bulunduğumuz üstat maslow, yüz binlerce yıldır varolan ve kendini tekrar eden yaşam ve ihtiyaçlar döngüsünü sadece organize bir şekilde açıklayıp teorize etmiştir. ilk insanların varolduğu dönemlerde kadınlar, yaradılışları gereği görece güçsüz canlılar oldukları için ağır ve vahşi doğa şartlarında kendisini vahşi hayvanlara karşı koruyacak, ağaçlara tırmanıp meyve ve odun getirecek, ateş yakacak; kısacası fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacaktı. bunun karşılığında ise erkek, halihazırdaki ilk iki basamağı karşılayabildiği için, piramidin diğer iki basamağı olan sevilme/aidiyet ve saygıyı bulması gerekiyordu. toplum içinde günümüzde bile bir kadınla şu veya bu şekilde beraber olan erkek, çevresindeki yakın arkadaşlarına bol soslu mübalağa ile caka satmakta iken yüz binlerce yıl önceki atalarımız için bu durumun doğru olmadığını düşünmek mümkün olamazdı. fakat her erkek, bahsettiğimiz fonksiyonları gerçekleştirmeye haiz olamadığından doğal seleksiyon sonucu neslini sürdüremeden ölüp gittiler. bu erkeklerin izdüşümü ise kulağınıza çok tanıdık gelecek bir kavramdı: "beta erkeği". yine yukarıda saydığımız özelliklere ek olarak, ağzı laf yapan, komünde söz sahibi olan ve bunun sonucu kendisine istediği kadar kadın temin edebilen erkek ise "alfa erkeği" olarak tanımlandı. komünal yapının daha kalabalık ve kompleksif bir yapıya bürünmesi ile omega, sigma ve gamma erkeği gibi yeni tanımlamalar da eklendi, fakat bunlar şimdilik konumuzun dışında kalıyor. bu teoriye ek olarak, kabaca 80/20 kuralı olarak bildiğimiz pareto prensibi(pareto, 1896- cours d'économie politique), oluşturulduğu dönemlerde sadece ekonomik ve sosyal eşitsizlikleri tanımlamak için geliştirilmişken günümüz seksologları, bu prensibin kadın-erkek ilişkilerine de az veya çok miktarda sirayet ettiği konusunda kanidir. çok basite indirgemek gerekirse kadınların %80'i, erkeklerin %20'sini arzulamakta ve birden fazla kadınla paylaşma pahasına o hazza ulaşmak istemektedir. buna mukabil kalan kadınların %20'si de, dışarıda kalmış %80lik erkek kesimiyle pek de birlikte olmak istememektedir, çünkü bu erkekler dışarıda kalmış ve büyük ihtimalle ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri intibaını uyandıramamaktadır. bu teoriyi yazımızın ilerleyen bölümlerinde tekrar irdeleyeceğiz.
insanlığın kat ettiği yol ve ilerlemeleri sonucu sınırsız ihtiyaçların giderildiği kıt kaynaklara erişim artmış, kasabalar ve şehirler kurularak ticaret yapılmış ve belli bir zenginliğe kavuşulmuştu. artık barınma, güvenlik, yiyecek-giyecek bulma gibi ihtiyaçları karşılayabilmek için güçlü bir vücuda ve sert bir görünüme gerek kalmamıştı. fakat bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için atalarımız lidyalıların takasın yerine ikame ettiği para gerekmekteydi. ağzı pek iyi laf yapamayan, özellikle kadınlar konusunda utangaç veya nahif olmasına karşın işini düzgün yapan, zeki ve çalışkan da olabildikleri için beta erkekleri de gençliklerinde değilse bile ilerleyen dönemlerde bir eş sahibi olabilmişlerdir. bu sayede günümüzde %80 gibi dramatik olan bu oran günümüz şartlarında da ancak %45'lere inebilmiştir(livingston, 2014).
geçmişten verdiğimiz referanslardan hareketle günümüzde de sistem bundan farklı çalışmamaktadır. belli bir yaşa kadar ihtiyaçlarımız ailelerimiz tarafından karşılanabildiği için genç kızlarımız da tercihlerini çevresine yön verdiğini düşündükleri, diğer rakip kızlar tarafından arzulanan, merak uyandıran, ulaşılmak istenen, ve çoğunlukla da maço diyebileceğimiz gençlerle birlikte olmak istemektedir. internette de "kız kavgası" başlıkları altında yapılan kavgalar, edilen karşılıklı hakaret ve küçük düşürücü sözlerin odağında ise mütemadiyen ulaşılmak istenen ve arzulanan erkek bulunur. bu özellikle yazımızın bu paragrafına tepki gösterebilecek kız arkadaşlarımız elbette olacaktır, fakat şu husus da bilinmelidir ki yukarıdaki arkadaşlarımızın saydığı faziletleri üstünde bulunduran, sevdiği/hoşlandığı kıza iyi davranan erkek, bu kızlarımız nazarında "zararsız, çok iyi çocuk" sınıfında konumlanacak ve hayatının ilerleyen dönemlerine kadar bir kız tarafından arzulanma ihtimali çok düşük olacaktır. onun yerine avam tabirlerle "serseri", "bir baltaya sap olamamış", "barzo" şeklinde anılan erkekler ise kendisinden beklenmeyecek performansları bu yazdıklarımız doğrultusunda -ama bilerek veya bilmeyerek- sergileyeceklerdir. "sadakat", "kendini adama", "evinin adamı olma" gibi bütün hanım arkadaşlarımızın kağıt üstünde yücelttiği faziletler ise, ancak fiziksel ve ruhsal hazza doyuma ulaşılması ve yaşanılan tecrübelerin ardından yuva kurma ve sabit yaşam düzlemine geçişte etkili olacaktır.
ön edit: yapılan atıflar haricinde yazının fikri mülkiyeti bana aittir. kaynak gösterildiği sürece yazının tamamı veya bir kısmı dezenformasyon veya kötü niyetli yanıltma dışında istenildiği şekilde kullanılabilir.
ön edit 2: misojinist veya cinsiyetçi değilim. halihazırda olduğu gibi kısa ve uzun dönemli birçok ilişkim oldu, tespitlerim ise gözlem ve konu hakkında yapılmış bilimsel tespitleri inceleyerek harmanlanmıştır.
kötülenme editi: yazımız elbette olumlu-olumsuz tüm görüşlere açıktır. görüşümüze katılan veya karşı çıkan her dimağ mesaj kutumuzu sarartabilir.
