satranç
-
Beni Stefan Zweig'a aşık eden kitaptır. Baskı altında bile kitabı ele geçirip böyle bir dehaya kavuşması beni çok etkiledi. Sırayla diğer kitaplarını da okudum. Okumadıysanız okuyun okutun.
Satranç deyince aklıma zweig'ın kitabından başka Yavuz Sultan Selim' in satranç şiiri gelir. Şah İsmail satranca çok düşkündür ve ülkesindeki herkesi yener. Yavuz Sultan Selim, iran Şahı ile temasa geçmek için derviş kılığına girip İran topraklarına gidip herkesi satrançta yenerek bir üne kavuşur ve Şah İsmail’e karşı, galip gelir. Şah İsmail, tanımadığı sıradan bu kişiye yenilmeye dayanamaz, sinirlenir. Bir avuç altını Yavuz Sultan Selim’in suratına fırlatır. Sultan bu şiiri orada Şah İsmail’e söyler. Yavuz Sultan Selim altınları, kimseye gözükmeden,sarayın bahçesinde bir yere gömer. Daha sonra İran'ı fethedince de, bu altınları çıkarıp, fakirlere dağıtır.
1.) Sanma şâhım/ herkesi sen/ sâdıkhane / yâr olur
2.) Herkesi sen/ dostun mu sandın/ belki ol/ ağyâr olur
3.) Sâdıkhane/belki ol/ alemde bir/ dîdar olur
4.) Yâr olur/ ağyar olur/ dîdar olur/ serdar olur
Şiir hem soldan sağa hem de yukarıdan aşağıya okunduğunda aynı cümleler yer alır.
