insanın büyüdüğünü anladığı an
-
g3'lerin arasından tedirgin tedirgin yürüdüğün andır.
olay birkaç hafta evvel gerçekleşti. otobüs yolculuğu yapıyorum. jandarma çevirmesi vardı. kimlikleri topladılar. sonra bir jandarma otobüse bindi. yanıma geldi. "zakkum çorbasında biber?" dedi, "evet benim" dedim. "benimle geliyorsun" dedi. tüm otobüs aynı anda bana döndü. haydaa. olum bi suçum yok. borcum harcım yok. şikayet falan alabileceğim bir iş yapmadım. iletişim halinde olduğum vatandaşlarda da sıkıntı yok diye biliyorum. ben suçsuzum hakim bey. kafamı karıştıran başka bir şey de, jandarma çevirmesinden 10-15 dakika evvel de polis çevirmesi vardı. orada sıkıntı falan yoktu. yolumuza devam ettik. ama şimdi otobüsten indiriyorlar beni. neyse otobüsten indik. jandarma önde ben arkada. iki yanımızda tam teçhizatlı, hollywood filmindeki askerler gibi askerler. kulübe gibi bir yer vardı beni oraya götürüyor asker. "allaaaahhh, kesin sikecekler" diye içim içimi yiyor. içeri girdik, kapı kapandı. "aha şimdi sıçtık" modundayım hâlâ. içeride, komutan olduğunu düşündüğüm iki kişi vardı. bir kağıdı imzalıyordu komutan. kağıda uzaktan bakana kadar ayıkamadım. asker kaçağıymışım sözlük. "ananı sikymmm" diye içimden haykıyorum tabii. sanıyorum ki, kelepçeleyecekler, tutup götürecekler kışlaya. lan amk komutan bi şey de demiyor. benim düşüncem, "ulan hayvan gibi valizler var, onları ne yapsam acaba?". kağıdı önüme koydu, şunu imzala dedi. okumaya fırsat yok, yiyorsa "bi okuyayım" de bakalım ne oluyor acaba? yemedi, imzamı attım paşa gibi. yok lan bildiğin kedi gibi attım. neyse sonrasında komutan sağolsun olayı açıkladı kısaca. beni kışlaya kapatmak gibi bir niyetleri yokmuş allah'tan. gittim bindim otobüse. otobüse tekrar bindiğimde anladım sözlük. sanırım ben büyümüşüm. hemen tecil ettirdim. bi daha yaşayamam bu atraksiyonu.
(bkz: bu da böyle bir anımdır)
