yıllık iznin ramazan ayına denk getirilmesi
-
başlıkla çok uyumlu olmasa da bir şeyden bahsetmek istiyorum. bu hicri takvimin diğer takvimler ile derdi nedir. 12 hayvanlı türk takviminden tut miladi takvime kadar insanoğlunun icat ettiği her takvim tutarlıdır. mesela 12 hayvanlı türk takviminde bu yıl tavuk yılı ise 12 yıl sonra da tavuk yılıdır ve mevsim,zaman şaşmaz. miladi takvimde bir gün hariç ( 29 şubat )fire yoktur. astronomi ve matematik arasındaki uyum günlük yaşama da yansımıştır. noel her yıl aynı gün kutlanır ve aynı mevsime denk gelir. ama bu hicri takvimi bulan hocaların noksanlığından mı ya da deve sütü kafasından bilemiyorum, bu takvim 360 gündür. yani kendi devrini 73 yılda bir tamamlar. bu yüzden ramazan ayı, bayramlar ve kandiller sürekli mevsim ve zaman değiştirir.
mesela hz.muhammed miladi takvime göre 20 nisanda doğdu. bu da 571 yılına göre 12. rebiyülevvele tekabül ediyor. bu işte bir zıtlık yok mu ? eyy alimler, eyy müftüler, eyy hocalar... madem hicri takvim çok tutarlı neden kutlu doğumu 30 eylülde değil de 20 nisanda kutladık? neden peygamber zamanında eylül adına tutulan oruç her yıl geri giderek bir dengesizlik oluşturuyor. bu işin doğrusu ne? aydınlatın beni!!1!!11!!1 (bkz: şerefsiz evladıyım ki ağlamamak için kendimi zor tutuyorum)
uzun lafın kısası bu uzun günlerde bize yaz sıcağında oruç tutturan ramazan ayının mevsimsel olarak tutarsız olması tamamen hicri takvimin dengesizliğindendir. e tabi ki arabistan yarımadısı gibi iklim kıtlığı yaşayan bir coğrafyada icat edilen bir takvimin ayarının olmayışı o bölgenin insanına koymaz. ama biz burada can çekişiyoruz can!!! muğladan önce sahur yapıp iftarı en son açan zavallı edirne halkına yazık değil mi? hani nerde adalet, hani nerde hoşgörü, hani nerde merdiyen farkı ,hani nerede qardaşlıq... qardaşlıq bitmiş. doğrusunu bilən varsa məni bu hövsələdən qurtarsın.
