anneanne
-
annemizin annesine hitap etme şeklimiz.
(bkz: şekerli ekmek)
şekerli ekmeği düşününce aklıma hep sen gelirsin. zor bir çocuktum. ağaç tepesinde, arı arkasında koşan, köyün çocuklarını dövüp dövüp armut ağacının dalları arasında görünmez olmayı hayal eden bir yaramazdım. beni severdin kendince. belki hasta olmasan sevdiğini de gösterebilirdin. yadırgamazdım ben biliyor musun? senden en çok kaybettiğin çocuklarını anlatırken korkardım. korkunca ağlardım. sende elinde şekerli ekmekle gelirdin. ağaç altında ye ama kırıntı yapma diye hiç sektirmeden eklerdin. en çok sinekleri öldürürken severdim seni elinde sineklikle içeri girmelerini engellemek için sundurmada pusuya yatardık birlikte. elletmezdin ölü sinekleri hele birine dokunursam tatmin olana kadar sabunla ovdura ovdura yıkatırdın ellerimi. senden daha iyi o sinekliği kullanan bir kişiyi daha görmedim. söylediğin her şey doğru çıkmasa olmaz mıydı? deden öldükten sonra iki yıl yaşayacağım sonra gideceğim derdin. dedem öldükten 1 yıl 10 ay sonra gittin. daha çok kalamaz mıydın? belki televizyon izlemeyi bile severdin. ben de sana gerçeği söylerdim televiyondakilerin bizi gördüğü konusunda yalan söylemiştim sana. hem sen beni kendince severdin bilirdim ama çok kızardın ben nereden bileyim senin yağlık dediğin şeyin havlu olduğunu... beni sevdiğini sen gidince öğrendim. rüyama gelirsen beni sevdiğine inanacaktım sen geldin çok kere hem de...
