90'lar deyince akla gelenler


  • hatıralardan geriye güzel olanların kalması gibi bir tandans vardır, o nedenle o dönemi yaşamış arkadaşların sadece atari, tsubasa, çelik, harun kolçak tarzı imgelerin akılda kalması normaldir. 90'lı yıllar türkiye için pek parlak olduğu düşünülemezdi. devlet kurumları işlemez ve hantal bir yapıdaydı, en küçük bir işinizi yaptırmanız için bütün gün kapı kapı dolaşmak zorundaydınız. hastanede muayene olmak için yapılan sıraya girmek için bile sıra almak zorundaydınız, ki bu da sabahın 5'inde başlayan izdihamları getirmekteydi. rüşvet bir ön kabuldü, memurun yolunu bulması için bir araçtı, devlet bugünkünden binlerce kat beter bir halde çürümüş ve pespaye bir yapıdaydı. şehirlerin altyapıları rezil bir haldeydi, günlerce elektrik ve suyunuzun kesilmesi duyulmadık bir şey değildi ve hesap soracak kimseyi bulamıyordunuz. şehrin 50 km dışına gitmek bile bir zuldü, şehirlerarası otobüs yolculuğu kızılderili işkencesinden farksız durumdaydı. "nerede bu devlet", "hükümet istifa" tarzı sloganlar popülerdi fakat işlerliği yoktu. 90'ların sonunda enflasyon %35 dolaylarında olmasına rağmen faizler %70 civarında tutuluyordu, çünkü ülkeye para girişi sağlamanın başka hiçbir yolu yoktu. şu an iç çeke çeke dinlediğiniz şarkıcılar o dönem televole fırtınasında mezbele bir kültürün ilk tohumlarını atmıştı. evet mahalle bakkalı vardı, evet çocuklar taso çarpıştırıyordu, bazı şeyler henüz değerini yitirmemişti ama aynı zamanda çok çok kapalı bir toplumdu türkiye, dış dünyayla bağlantısı neredeyse sıfırdı. eminim burada iç geçiren arkadaşların birçoğu 90'ların türkiye'sinde bir hafta yaşayamaz eski hayatına dönmek isterdi.

    edit piaf: işbu entry kesinlikle mevcut hükümeti övme saikiyle yazılmamış olup tamamen bir durum tespiti amacı gütmektedir.