17 nisan 2017 sabahı hissedilenler


  • Belki arttık sayıca, belki bir şeylerin farkın varmaya başlayanlar oldu ama hala ülkede %51 oranın da bir kitle var.
    Dün sandık başında gördüklerim yaşadıklarım bu oranın çok yüksek bölümünün cehalettin oluşturduğu. diğer kalanlarda gözü para ve makam hırsı bürümüş kişiliksiz, onursuzlar grubu.

    Başında sarık, ayağında şalvar, kara çarşaflarla yüzlerce insan vardı dün bulunduğum okulda.
    Sandığımda kaç defa olay çıktı. Kaç defa polis kurtardı beni. Savaşa gelmişlerdi resmen. Müşahitliği mücait olarak algılayan bu cahil kesim, dini kurtarıyorlardı, ülkeyi kurtarıyorlardı kendi kafalarında. Gözü o kadar dönmüş bir güruh vardı ki Allah için RTE için '*' savaşa gelmişlerdi.
    Sözü uzatmayayım bugün nasıl mıyım?

    Üzgün , çok üzgün... Cehaletle, din sömürüsü ile savaşamıyoruz biz.
    Onların dilinden konuşamadığımız için yenemiyoruz onları. Sadece hayatlarının tam merkezinde olan "Din" kavramı ile yaşayan fakat inandığı dinin bile kurallarından bir haber olan insanlarla biz hangi dille konuşacağız. Sadece bağırıp, çağırıp şiddet uygulayan insanlara biz nasıl insanlığı, bilimi, sanatı, dünyayı, sevmeyi, sevilmeyi, barışı anlatacağız.
    Anlatamıyoruz. Onlar it gibi üreyerek artıyorlar. 5 yaşında ki çocuğunun başını kapatlamakla kalmayıp fikrine, aklına da zincir vuruyorlar. Her geçen gün büyüyorlar, artıyorlar ve daha da cahilleşiyorlar.

    Bu savaşın en iki tarafı var. Bir tarafta CEHALET var, karşı tarafta, bilim, ahlak, insanlık, sanat, barış, huzur ve dürüstlük var.