diktatör olunca yapılacaklar
-
bahsekonu uygulamalar ancak diktatörlükte yapılabildiği için bu şekilde açılmış başlıktır. her diktatörlük kan kusturmak, terör estirmek zorundadır diye bir durum yoktur. demokrasi son derece tehlikeli bir rejimdir, zira bilinçsiz toplumlarda toplumun hassas olduğu noktaları kullanarak(din, milliyetçilik, eski tarih vb.) her an iktidarı ele geçirebilir ve kendi emelleri için kullanabilir. şeffaflık ve hesap verilebilirliğin en yüksek olduğu danimarka'da tesadüfen seçimler sırasında bulundum ve birkaç kişiyle sohbet ettim. karşılıklı ırkçılık, zenofob suçlamaları gırla gitmekteydi. her ne kadar uzun recep gibi meydanlarda eline incili alıp "bunlaaaaaar petro artığı(ortodokslara), bunlaaaaaar komünist" diye böğüren biri olmasa da hala tartışmaların sürüp gittiği bir vakıa. bizim gibi toplumlarda ise(atatürk'ün de şartlar gereği yaptığı) meritokrasi en iyi yoldur. dikkatli okunacak olursa, kurguladığım rejim tamamen bu esaslara dayanır, ki aklımdaki birçok tasarıyı yumuşatarak yazdım. cumhurbaşkanının istediğini yapabilmesi, yetki gaspı yapmasından dolayıdır, yasal olarak cumhurbaşkanı yetkileri(her ne kadar kenan evren sağlam bir update çekse de) hala sınırlıdır(en azından 1 gün daha böyle). ingiltere'de 1991 seçimlerine teamüller gereği adaylar sadece belli okullardan mezun olmuşsa başbakan olabiliyordu. 91 seçimlerinde bu geleneği yıkan pespaye ve rezil-i rüsvan bir vaziyette başbakanlıktan şutlanan thatcher'ın arkasından gelen john major'dı. major ve sonrasında ise ingiltere güneş batmayan imparatorluktan neredeyse tamamen kabuğuna çekilmiş basit bir batı avrupa devleti vaziyetine büründü.
