referandum


  • oldukça tehlikeli ve gereksiz bir uygulamadır.

    özellikle demokrasinin yerleşmediği, tam oturmadığı toplumlarda genellikle facia ile sonuçlanır. tıpkı 1980 anayasasının kabul edilmesi gibi. tıpkı 12 eylül 2010 referandumu gibi. bu 2010 yılındaki referandumun fetö'nün önün açtığı gerçeğini bir kez daha vurgulamak gerekir. böyle söyleyince hemen atılıyor birileri: yoksa sen halkı aşağılıyor musun?

    hayır. zira ben de halktan biriyim. ben devlet yöneten biri değilim veya elit, kaymak tabakaya mensup bir ailenin çocuğu da değilim. üyesi olduğum ve 30 senedir beraber yaşadığım bir topluluğu, halkı, neden zeka, akıl ve başka yönlerden küçümseyeyim? fakat önemli meseleler halka sorulmaz. istediği kadar demokratik ve özgür olsun, modern dünyada böyle bir uygulama yok. halk her zaman neyin iyi veya kötü olduğuna sağlıklı, doğru şekilde karar verebilir diye bir kural yok. işte 12 eylül 2010 referandumu. bu referandumun yargıyı siyasallaştıracağını, dahası devlet dışı yapıların önünü açacağını o zaman bu referanduma karşı çıkan insanlar yine anlatıyordu. yine onlara, bugün olduğu gibi kafir, müşrik, vatan haini gibi hakaretamiz ifadelerle saldırıyordu, bu referandumu getirenler. peki sonuç ne oldu? 15 temmuz'a bakın, sonucun ne olduğunu görürsünüz. 15 temmuz darbesi anlık bir şey miydi? asla. ergenekon ve balyoz kumpaslarıyla başlayıp 12 eylül 2010 referandumuyla tamamlanan ve hukuki zemine oturtulan bir sürecin eseriydi 15 temmuz. 2010 referandumu olmasaydı 15 temmuz olmayacak mıydı? büyük olasılıkla. çünkü 2010 referandumu, yargıyı özellikle, bugün terör örgütü kabul edilen bir grubun eline teslim etmişti. zaten bundan güç alarak ve buna güvenerek bu grup 15 temmuz'a cüret edebildi. daha ötesini söylemeye gerek var mı?