2017 ygs
-
benim girdiğim yıl (bkz: ygs 2015) el değiştirmiş bir sınav sistemi söz konusuydu. sınava girdiğimde gözatmak için sayfaları çevirirken oh çekmiştim, sorular genellikle kısa kısa görünüyordu geçmiş yıllara nazaran.
sınav başlayınca ilk 5 soruyu "moral bozmak yok" diye diye boş bıraktım türkçeden, 8'e kadar falan boş geldim hala "moral bozmak yok" diyorum zira tüm şıklar aynı. yani paragraflarda sıkıntı yok, ama şıklar farklı değil! "bu doğru, bu doğru, e bu da doğru..." türkçe bu şekilde kafadan 1 saatten fazla süremi yedi.
haliyle sınavım yetişmedi, sınavdan öyle berbat bi hissiyatla çıktım ama yükün büyük bir kısmını da içerde bıraktım. bunun farkındalığı önünüzdeki sınav için önemli.
bu noktada bir önerim olacak, arkadaşlarınız ygsden sonra kendilerine kafadan 1 hafta tatil, 5 gün tatil, 3 gün tatil verebilir. girenlere önerim, bu kadar uzun bir ara vermemeniz. geyiği fazla leş oldu belki ama önemli olan gerçekten lys. ygs ne kadar uzun süre çalışsanız da belki stratejiyle belki o anki ruh halinizle kazanılabilecek bir sınavdı. ama lys gerçekçi olmak gerekirse ne kadar uzun süre çalışırsanız o kadar kazanabileceğiniz bir sınav. zaten ygs'nin açıklanması çok zaman almıyor, 1 hafta-10 gün arası. o arayı nasıl doldurmak istediğiniz size kalmış...
"hayat sınavdan ibaret değil" gibi cümlelerin boş geldiği bir süreçten geçiyorsunuz evet, benim de söyleyebileceğim "hayatta uygulayacağınız tek strateji bu sınav için olmasın" olacak. evet, en rahat insan için bile stresli ve hassas bir süreç sınav dönemi. ben de kendi dönemimde elimden geldiğince rahat olmaya çalıştım ama ben de haliyle çok hassastım, kırılgandım. ygs açıklandıktan sonra bir dostum telefonda bana ortalamamla istediğim yere giremeyeceğimi açık açık söylemişti. ben de "neyse şimdi benim kapatmam gerek sonra tekrar konuşuruz" diyip telefonu kapatmıştım. sonra tekrar konuşmadık. kimisi için "dostun acı söylemesi" iyi bir şey olabilir ama o yılki ruh halimle zaten insanları parçalamaktan falan korkuyordum. o yüzden bu tatlı dilli, motive edici dostumdan sessiz sedasız uzaklaşmayı tercih ettim.
hayatta uygulayacağınız tek strateji bu olmasın çünkü siz elinizden gelenin en iyisini yaptıkça, üniversite hayatınız size bir o kadar imkan sağlayacak. asıl önemli adımları orada atacaksınız. asıl önemli işleri orada başaracaksınız. o yüzden şu anda önünüze çıkan engelleri, sizi yıpratacak tüm olumsuz düşünceleri bir kenara bırakıp elinizden geleni yapmaya bakın. ben istediğim okulda olmasa bile istediğim bölüme girdim (bkz: can dostum), yine de sunduğu imkanlarla şu an okulumu seviyorum. belki "hayat sınavdan ibaret değil" evet ama hayattaki isteklerinizin birçoğunun kapısını bu sınavın açtığını söyleyebiliriz. o yüzden bence yarından tezi yok, yola devam.
