kör baykuş
-
İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtıdır.
''bir tabutta olduğum duygusunu sık sık yaşamışımdır. geceleri odam küçülüyor, bunaltıyordu beni. mezarda hissedilen de bu değil miydi? kim bilir ölümden sonra ne hissedileceğini?''
"Bütün hayatımı bir salkım üzüm gibi avucumda sıkmak istiyorum, suyunu, hayır, şarabını damla damla, gölgemin kurumuş boğazına akıtmak istiyorum, kutsal su gibi. Ama önce beni bu oda köşesinde tümörler gibi, kanserler gibi azar azar yemiş bitirmiş dertlerimi kağıda geçirmek istiyorum, çünkü düşüncelerimi daha bir düzene koyarım böylece. Yoksa maksadım bir vasiyetname yazmak mı? Hayır! Çünkü ne malım var kadıya yedirecek, ne dinim var şeytana verecek. Hem sonra daha nesine takılıp kalacağım bu dünyanın? Hayat denen şeyden el çektim, bıraktım, pekala, gitsin elimden!"
Kendimizi bir sebeple şanslı saymamız gerekse, eseri Behçet necatigil'in enfes çevirisinden okuyabildiğimiz için olmalı bu. Her bir cümlesi öyle güzel ki. Edebiyat şahanesi.
