hayata karşı kızgın olmak


  • Hayat ne yazıktır ki bizim onda kalmamız için elinden geleni yapmamasına rağmen bizden bir şeyler alıp götürüyor. Yerine acılar kimi zaman sızlayan ancak kanayan yaralar bırakıyor. İnsanlar mıdır onu bu kadar çekilmez yapan yoksa biz miyiz onun bu hallerini çekemeyen bilinmez. Kendimize kızarız çoğu zaman. Nasıl bu kadar kolay teslim olduğumuza, neden hala bu kadar emin olduğumuza. Verilen sözler, alınan kararlar ve yapılan tercihler hiç bir zaman sizi pişman etmemelidir gözümde. Nedenini soracak olursanız, onlar tamamen size ait kararlardır. Belki bugün değil ama elbet bir gün olumlu sonuçlarını gülümseyerek fark edersiniz. Örnek olarak, babasından ayrı kalmış bir çocuğun yetişmesinden bahsedelim. İnançlı bir insan olduğum için (haşa kimsenin din ve inancına lafım yoktur) çocuğun babası kendisinden uzakta aslen din inancından yoksun ve günümüz şartlarına göre (afedersiniz) görgüsüz bir tavırdadır. Çocuğun yetiştiği ortam ise dinen kendisini desteklemekte ve görgü kurallarına uygun bir mecradır. Yıllar sonra babasıyla kavuşan çocuk babasının kendisiyle fikir ve davranış uyuşmazlığını ister istemez fark edecektir. Uzatmadan konuya bağlayalım.. Hayat acımasızdır ancak size bir şeyleri sizde derin yaralar bırakarak ve unutturmayacak şekilde öğretir. Hayata kızgın olmak yerine olumlu yönlerini görmek gerekir. Polyyannacılık oynayalım demiyorum ancak insana en iyi eğitimi verebilecek tek öğretmen bizzat acılardır.

    Yıllar önce bir hocam "adenozin gel biraz seninle konuşalım" diyerek benimle dertleşmişti. Olanı biteni anlattığımda "sen çevrende gördüğün yaşıtlarına göre hatta bana göre bile çok büyük bir insansın. Ben ne senle boy ölçüşebilirim ne de boy ölçüşmeye kalkabilirim" demişti. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen kulaklarıma en az adım kadar iyi kazınan bir kaç cümleden sadece bir tanesidir. Erken büyür, çabuk öğrenir, kaybetmekten korkmazsınız.

    Ve son olarak;
    Canı hayat tarafından yakılmış kimselerin umutları, kuş tüyünden iplerde asılıdır. Bir rüzgar, bir meltem belki bir "of" dahi iplerin kırılmasına, umutların yere düşüp parça parça olmasına neden olur.
    Her ne olursa olsun kendinizden başkasını üzmeyin. Zira kendinizi toplarsınız ancak üzdüğünüz kişiyi toplamak hayli zordur. Bilmediğiniz eve giremez, girerseniz çıkamazsınız. O ev gibidir üzdüğünüz kimse. Bilmeseniz dünyasına giremez, girerseniz çıkamazsınız..

    Sevgilerle.