ekonomik kriz


  • bir ülkenin izlediği yollar ve yaptırımlar neticesinde oluşan, çeşitli türleri olan krizdir. her ülkede farklı şekillerde görülür. biz gelin bizim ülkemizi baz alalım. türkiye kronik olarak 7 senede bir krize girer. 2008 teğet geçti ama ehehehe diyenler buradan sonrasını okumayı bıraksın çünkü öyle bir şey yok, bunu bankaya borcu olanlara anlatırsınız. paradaki değer kaybı sonrası tüketimin kısılması, piyasada paranın dönmemesi ile başlayan kriz, işten çıkarmalar, borçların ödenememesi ve büyük bunalımlarla devam eder. işten ilk kimler çıkarılır? en az ihtiyaç duyulan kişiler çıkarılır. eğer toplum hissedilen bunalım anında ben ayakkabı almam, gereksiz masraf olur derse o kapanan ayakkabı mağazası elemanlarına kapıyı gösterir. kriz öncesinde oluşan resesyon esnasında iş alımlarının olmaması da bu yüzdendir.

    krizin en büyük sebebi ülkenin gelir-gider dengesini sağlayamamasıdır. mesela sizden aldığı vergileri duble yollar kadar gelecek planlamasına yatırmış olan, yaptığı yeni üretimlerle yurt dışına satım yapıp oradaki paraları ülkemize getiren bir ülkede yaşıyor olsaydık kolay kolay kriz görmezdik ve gerçekten teğet geçerdi.

    bu işin psikolojik bir çizgisi vardır, bu da siyasilerde biter. eğer sizi kriz olmadığına inandırırsa ve paranın dönmesini sağlarsa motoru çalışmayan aracı iten şoför gibi belli bir süre daha iter ekonomiyi, araba çalışırsa ne ala ama halk paranın harcanmaması gerektiğine ikna olur ve yastık altı yaparsa işte asıl facia burada çıkar. hele ki dolara çevrilen türk lirası büyük sorun teşkil eder. siz, türk lirasını verip dolar aldıkça piyasada bollaşan türk lirasının değeri düşer ve bu da krizin tetiklenmesini sağlar. bollaşan mal ne olursa olsun değersizdir.

    kriz görmeyen, kendi yağında kavrulan ülkelerin en büyük özelliği kendine yetebilmesidir ve bir nevi takas ekonomisi belirlemesidir. ben bunu satarsam o parayla da bunu alırım diyebilmesidir. bizim ülkemiz gibi hiçbir şey üretmeyip sırf tüketen ülkeler ise en başta dediğim gibi düzenli bir şekilde kriz yaşar ve akabinde ağlar, krizden çıkaracak yağız bir delikanlı arar, geçici çözümler üretir. kriz denince akla gelen kalp krizi algısını bir kenara bırakın. bir anda darma duman edecek diye kural yok. kanser gibi düşünün. yavaş yavaş bitirir, geç farkına varırsınız. şu an resesyon dönemindeyiz, bunu ne hikmetse siyasiler bile kabul ediyor. umarım erken teşhis edilen bu kanseri tedavi ederiz demek isterdim ama demiyorum, çünkü olacaklar gün gibi ortada.