kuran-ı kerim'in anlatımı
-
Kuran-ı Kerim’deki her kelime veya cümle birden fazla anlam ifade eder. Kuran’ın her okuyanın bilgi ve birikimine, hayatı algılayış biçimine göre değişen bir yapısı vardır. Kuran her yüzyılda güncelliğini ve canlılığını korumuştur. İlk indirildiği zamandan günümüze kadar anlattıkları ve özü hiç değişmemiştir ama her yüzyılda farklı kavramsal çağrışımlar yapmıştır. Kuran’daki bu yapı zerre sözcüğü üzerinden aşağıda alıntı yaptığım romanda çok güzel bir örnekle izah edilmiş.
“Yirminci yüzyılda atom, zerrenin asıl anlamı haline geldi çünkü bir atom insanoğlunun bildiği en küçük maddeydi. Sonra insanoğlu atomu parçaladı. Bugün, asıl anlamı hadron olabilir. Ama niye bununla yetinilsin ki? Yarın, belki de asıl anlamı kuark haline gelecektir. Yüzyıl sonraysa adını yalnızca Âdem’in hatırladığı, insan zihnine çok yabancı olan, gözün görmediği küçücük bir şey haline gelebilir. Bunların her biri zerrenin anlamı olacaktır.
Bölünemez en küçük parçacık. Kelimenin özüne yerleştirilmiş asıl anlam bu. Hiçbir kısmını çekip atamıyorsun: ne en küçük, ne bölünemez, ne de parçacık anlamına geliyor; lakin kelime anlamı bunların hepsini birden kapsıyor. Dolayısıyla, insanoğlunun başlangıç çağında, zerre bir kum tanesiydi. Sonra bir toz zerresi oldu. Sonra bir hücre. Sonra da bir molekül. Sonra da atom. Bu böyle devam eder. İnsanoğlunun evrene dair sahip olduğu bilgi artabilir ama zerre değişmez.” (S. 178)
Elif (alif the unseen)/G. Willow Wilson monokl yayınları
