ortadoğu'yu bu hale abd'nin getirmesi


  • ortadoğu'yu bu hale abd'nin getirmesinin sebebi ortadoğu'nun gerçekte de böyle bir yer olmasıdır.

    20 mart 2003'te başlayan tasfiye sürecinden önce ortadoğu'da birkaç istisna hariç totaliter, anti-demokrat görünümlü fakat halkını ve ülkesini iyi tanıyan, iyi eğitimli ve kalifiye insanlar tarafından yönetiliyordu bu ülkeler. demokrasi fikrinin yüzyıllarca süren mücadeleler ve devrimlerle ancak perçinlenebildiği yakınçağ dünyasında bu süreçten yakın döneme kadar hiçbir şekilde geçmemiş ülkelerde insanların bir birey oldukları düşünülüp özgürce seçimlerini yapmaları beklenemezdi.

    saddam'ın ırak'ında protesto edemezdiniz, nümayiş düzenleyemezdiniz, özgürlük talep edemezdiniz( her ne kadar saddam'ın anayasasında bireyin fikrini ifade özgürlüğü avrupa'dan araklanmış şekliyle dursa da takip eden maddelerde bunun kanun ve yönetmeliklerle nasıl engellendiği görülebilirdi) fakat devlet bir şekilde işlevlerini yerine getirebiliyordu(altyapı hizmetleri, halkın temel düzeyde refahını sağlaması, genel asayişi sağlaması vb.). saddam veya diğer ortadoğu diktatörlerinin sonunun kendi halkları tarafından getirilmemesinin esas sebepleri de bunlardı. büyük devletlerin ve şirketlerin çıkarlarını ciddi derecede tehdit eden bu sayko heriflerin sonunun getirilmesi gerekmekteydi.

    velhasıl, 17 mart ültimatomu ve 48 saat içerisinde saddam'ın sarayına hava saldırısı ile başlayan süreçte 20 gün içerisinde bağdat yönetimi düşürülmüş, bütün baas yöneticileri tevkif edilmiş, ordu terhis edilip komutanları yeraltına çekilmiş, bilfiil yurt işgal edilmiş idi. fakat bush yönetiminin anlayamadığı fakat çok geçmeden fark edecekleri bir gerçekle karşı karşıya kalacaklardı. totaliter ve merkeziyetçi yönetimlerin boşluğunu fırsat bilen aşiretler kendi mıntıkalarında kontrolü ele almışlardı. ilk radikal örgütler de bu aşiretlerin mensuplarıydılar ve her biri apayrı bir islami hizip içerisindeydi. bugün gelinen noktada ise artık konuşma, yeme-içme şeklinden bile kategorize edilebilir hale geldi insanlar.

    amerika, bu süreçte zurnanın son deliğidir. boşuna günah keçisi aramak manasızdır. islam coğrafyasında uzlaşı kültürü, sorunları karşılıklı konuşarak ve anlaşarak çözme anlayışı yoktur. bu da çatışma ve savaş ortamını doğuran unsurların başında gelmiştir. evet amerika kendi çıkarına yakın gördüğü grupları silahlandırmış, eğitmiş ve sahaya sürmüştür. fakat bu işi bu kadar kolay yapabilmesinin sebebi de kesinlikle amerika'nın habire insanları kandırması falan değildir. konunun islami boyutunun ise bambaşka bir başlıkta tartışılması gerekir.