borç verilen arkadaştan borcunu istemek
-
ne illet şeydir şu para, varlığı da yokluğu da hakikaten derttir. İnsanlık hali ya, gün gelir beş kuruşsuz gezersin. En yakın arkadaşın borç ister, Canın sağ olsun kanka, al işini gör deyip çıkarır şırraak diye masaya koyarsın parayı. İstemezsin ilk başta, adam yakın arkadaşındır çünkü. Bir- iki hafta geçer. Ortalıkta savaş sonrası ya da öncesi bir sessizlik vardır. İçini de içten içe bir şeyler kemirir, acaba vermese miydim lan? diye düşünürsün.
İstemeye de utanırsın haa o parayı. Yakın arkadaş ya, paramı ne zaman vereceksin demek yerine, ondan istemeden getirmesini beklersin.
Sonra aradan bir kaç ay geçer artık iyiden iyiye paradan umudunu kesmeye başlarsın. Zaten o borç verdiğin arkadaşta arayıp sormaz olmuştur.
Sonuçta iyi iken kötü olursun. En iyisi ne almak ne de vermek, ama insan zor durumda kalıyor işte ya da zor durumda olan arkadaşına yardım etmek istiyor.
(bkz: yamuk yapan kanka)
(bkz: iki ucu boklu değnek)
